SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

TÜNELİN SONUNDAKİ IŞIK…

Trabzonspor, Prag’da sezonun ilk resmi maçına çıkarken hemen herkes gibi Ünal Karaman’ın da kafasında bazı soru işaretleri vardı.

Takımının rakibe kıyasla henüz hazır olmadığını ve oyun geçişlerinde bunun bir sorun olacağını bilen Karaman’ın o gün sahaya sürdüğü 11 bunu çok net ortaya koyuyordu.

Ancak Trabzon’un geçtiğimiz yıldan edindiği, skordan ve rakipten bağımsız oyunun içinde kalma alışkanlığı tüm o olumsuz havayı tersine çevirdi.

Ekuban’ın Prag’da 84’te 2-0 gerideyken attığı o gol bordo mavilileri Avrupa potasından içeriye soktu.

Endişeleri umuda dönüştüren o son 10 dakikalık oyun sadece Trabzon’u değil tüm Türkiye’yi Trabzonspor’un etrafından birleştirdi.

Nitekim büyük kaygılar taşıyan Sparta Prag eşleşmesi Akyazı’daki müthiş atmosferle bertaraf edildi.

Gelelim dünkü AEK maçına…

Şahsi olarak Trabzonspor’un zor eşiği atladığını ve AEK’nın şu haliyle ayak bağı olamayacağı düşüncesindeydim.

KABULLENMEME KARAKTERİ

1-0 geriye düştükten sonra penaltının da kaçmasıyla oluşan baskıyı çok çabuk kırdı Trabzonspor. Ünal Karaman’ın takımın genetiğine işlediği en büyük artılardan biri de bu ‘kabullenmeme’ karakteri oldu.

Ekuban’ın 3 golü vitrine çıkarılsa da hazırlayıcıları Sosa ve Abdülkadir’e ayrı bir parantez açmak şart.

Abdüş gelişimine çok katkısı olan Yusuf’un gidişinden sonra yeni pozisyonlarda, yeni bir oyun alanı yaratma çabası içerisinde bocalıyordu bir süredir.

Dün o savrukluğunu üzerinden attı. Fazlaca sorumluluk alıp doğru oyununu ileriye taşıyarak çok çok ekstra işler yaptı. Bu yıl takımın hücum hattını yönetebilecek potansiyele sahip olduğunu hissettirdi.

BEKLENTİLER SADECE LİG İLE SINIRLI KALMAYACAK

Sosa aslında kaptanlığın verildiği günden beri özveride çığır açtı… Ama bu sene ekstra bir karakter ortaya koyuyor. Penaltıyı kaçırdıktan sonraki hırsı ve tempolu oyunu AEK’nın direncini çok düşürdü. Takımın ona olan saygısını fazlasıyla hak ediyor.

Trabzonspor için artık gruplara çok basit bir adım kaldı. Bu demek oluyor ki; bu sezonun beklentileri artık sadece lig ile sınırlı kalmayacak.

Bu oyun kültürünün içerisine Sturridge ve Obi Mikel’in kalıcı şekilde monte edilmesi bordo mavilileri seviye olarak rakiplerinin çok üzerine taşıyacak.

Takım içi rekabet geçen senenin çok çok üzerinde. Özellikle hücum bölgesinde tercih yapmak iğneyle kuyu kazmak kadar zor.

Ünal Karaman kurulan alternatifi bol kadroyu yönetme ustalığını gösterebilirse Trabzonspor’un gördüğü tünelin sonundaki ışık büyümeye başlar.

Yazarın Diğer Yazıları