SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
TFF Başkanı Nihat Özdemir’den açıklamalar! Yabancı sınırı, VAR kayıtları, şampiyonluk sayıları…

TFF Başkanı Nihat Özdemir’den açıklamalar! Yabancı sınırı, VAR kayıtları, şampiyonluk sayıları…

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir, yeni sezon öncesi merak edilen sorulara yanıt verdi. Fenerbahçe'nin "28 şampiyonluk" talebinden Galatasaray'ın VAR kayıtları açıklamasına kadar birçok konuya değinen Özdemir, yabancı sınırıyla alakalı da konuştu.

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Nihat Özdemir, ilk hedeflerinin 2028 Avrupa Futbol Şampiyonası finallerinin Türkiye’de yapılmasını sağlamak olduğunu söyledi.

Özdemir, Anadolu Ajansı (AA) Spor Masası’na konuk olarak AA Spor Haberleri Yayın Yönetmenliği yöneticilerinin sorularını cevapladı.

TFF Başkanı Özdemir, 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası oylamasını hatırlatarak “2016 yılında Fransa’ya karşı bir oyla kaybettik. En son 2024’ü çok istemiştik. Çok iyi mücadele ettik. Rakip Almanya’ydı. Ona karşı kaybettik ama duracak değiliz. Gösterdik ki bu işlerin en iyisini yapabiliriz. Türkiye buna hazır. Statlarıyla, alt yapısıyla havalimanları ve metrolarıyla hazır.” değerlendirmesinden bulundu.

UEFA Süper Kupa finali öncesinde Çırağan Sarayı’nda bir gala yemeği yaptıklarını ve misafirleri çok iyi bir şekilde ağırladıklarını anlatan Özdemir, şöyle devam etti:

“Biz duran bir millet değiliz. Biz daima ileriye koşan bir milletiz. Hedef şimdi 2028’i almak. İlk hedefimiz budur. Bunu açık açık tüm UEFA yetkililerine söyledik. Gördüler ki Türkiye 2028’e hazır. Biz bunu gösterdik. İnşallah da bunu alacağız. Biz buna layıkız. Süper Kupa iyi bir referans oldu. Tüm arkadaşlarıma canıyürekten teşekkür ediyorum. Valimiz, Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Gençlik ve Spor Bakanımız bu organizasyonu yapmamızda bize büyük destek oldular. Hepsine teşekkürü borç biliyorum.”

SÜPER KUPA FİNALİ

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Nihat Özdemir, Liverpool ile Chelsea arasında oynanan UEFA Süper Kupa finalini en iyi şekilde organize ettiklerini ifade etti.

Müsabakanın çok güzel olduğunu anlatan Özdemir, “Süper Kupa’yı almak gerçekten büyük bir olay. Şampiyonlar Ligi finalini yaptık, arkasından UEFA Avrupa Ligi’nin finalini de burada yapmıştık. Süper Kupa’yı ilk kez bize verdiler. Biz de layıkıyla, dört dörtlük bir programla bu işi yaptık.” ifadelerini kullandı.

Vodafone Park’ı dolduran taraftarların 120 dakika boyunca sıkılmadıklarını dile getiren Başkan Özdemir, görüşlerini şöyle aktardı:

“Geçmişte Liverpool-Milan maçı gibi. 3-3, uzatmalar, penaltılar olduğu gibi burada işte 1-1 maç bitti. Uzatmalarda birer gol daha oldu 2-2’lik skorla sona erdi. Sonrasında iki takım da beşer penaltı attı. Son penaltı kaçınca şampiyon Liverpool oldu. Geçmiş dönemdeki gibi. Kendilerini kutlarım. Eski ismiyle Dolmabahçe Stadı’nın, yeni ismiyle Vodafone Park Stadı’nın konumu bence İstanbul’un en güzel yerlerinden bir tanesi. Ulaşımı çok rahat. Denizden ulaşabiliyorsunuz, karadan ulaşabiliyorsunuz. Birçok yere çok yakın. Enteresan güzelliklerle dolu bir stadyum. Sporla ilgilenen insanlar, Chelsea Kulübü Başkanı ve Liverpool Kulübü Başkanı eşleriyle gelmişler. Çok güzel bir ortamdı. Sonunda da kupanın verilmesi ve seremoni hakikaten güzel oldu. Türkiye’yi anlatan halk oyunlarıyla kreasyonlar çok güzeldi. Her şey dört dörtlüktü. İstanbul öyle bir şehir ki öyle bir yerde konumlanmış ki iki takımın taraftarları iki ayrı havalimanına indiler. Taraftarlar hiç birbirleriyle karşı karşıya gelmediler. Hiç bir olay olmadı.”

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu’nun maçtan önce taraftarlarla birlikte olduğunu hatırlatan Özdemir, “Hatta Taksim’den stadyuma yürüyerek geldi. Tüm yabancılarla sohbet ederek gelmişti. Kendisi bana anlattı. Gerçekten güzel bir gece yaşadık.” diye konuştu.

“İSTANBUL VE TÜRKİYE’MİZ ARTIK ESKİ NOKTALARI ÇOK GERİDE BIRAKTI”

TFF Başkanı Nihat Özdemir, Türkiye’nin her yönüyle organizasyonları çok iyi yaptığını savundu.

Türkiye’nin altyapısının ve otellerinin çok iyi olduğunu vurgulayan Özdemir, “Tüm UEFA yöneticilerine gösterdik ki biz Türkiye olarak organizasyonu çok iyi yapıyoruz. Ülkemizdeki beş yıldızlı otellerimiz 6-7 yıldız seviyesinde oteller. Stadyumlara yakın birçok otelimiz var ve hepsi dünya markası. İstanbul ve Türkiye’miz artık eski noktaları çok geride bıraktı.” şeklinde konuştu.

AVRUPA’DAKİ TÜRK TAKIMLARI

Başkan Özdemir, Avrupa’da mücadele edecek Türk takımlarının son durumlarını da değerlendirerek, “Bu takımların alacağı her puan bizim için önemli.” dedi.

Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çünkü gerekli puanları alamazsak, arkamızdan bizi takip eden Hollanda gibi ülkeler var, önümüze geçecekler. O zaman bizim Şampiyonlar Ligi’ne tek takımımız direkt gidiyor. Bunu tehlikeye atabiliriz. Takımlarımız da bunun farkındalar. Gerekli çabayı gösteriyorlar. İnşallah iyi puanlar alarak yolumuza devam edeceğiz. Biz istiyoruz ki gruplara iki takım katılsın. İnşallah bunu da sağlayacağız. Gittiğimiz yol doğru bir yol.”

Nihat Özdemir, Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi’ndeki Türk takımlarının eylül ayından itibaren gruplarda yer alacaklarına inandığını söyledi.

Takımları tek tek değerlendiren Özdemir, “Trabzonspor Prag’da önemli bir netice elde etti. 2-0 mağlubiyetten, dakika 80-90 arası iki tane değerli gol bularak 2-2’lik çok avantajlı bir skorla döndü. Ümit ediyorum ki bu akşam Prag takımını yeneceğiz. Bir maç daha oynayarak play off’u da geçeceğine yürekten inanıyorum.” diye konuştu.

Yeni Malatyaspor’un Partizan karşısında ilk maçı 3-1 kaybettiğine dikkati çeken Özdemir, “Ama bu, çevrilebilecek bir sonuçtur. Bugün gol yemeden 2 farklı bir galibiyet alabilirsek Malatya da yoluna devam edebilir.” ifadelerini kullandı.

Başkan Özdemir, Medipol Başakşehir’in Şampiyonlar Ligi grupları yolunda elendiğini belirterek, “Ama UEFA Avrupa Ligi’nde doğrudan gruplara gidiyor. Aynı şekilde Beşiktaş’ımızın da lig üçüncüsü olarak doğrudan gruplara katılma hakkı var.” dedi.

Galatasaray’ın doğrudan Şampiyonlar Ligi gruplarına gideceğini anlatan TFF Başkanı Nihat Özdemir, “İnşallah eylül ayından itibaren Avrupa’da görev alacak takımlarımızın birçoğu inşallah gruplarda bulunacaklar. Türkiye, yalnız hafta sonları değil, hafta içi de Avrupa takımlarıyla yapacağı maçlarla güzel karşılaşmalar seyredecektir.” şeklinde görüşlerini aktardı.

“DÖRT TAKIMIMIZ BİRDEN UEFA’DAN CEZA ALABİLİRDİ”

Kulüp Lisans Talimatı ile kulüplerin artık eskisi gibi hesapsız harcama yapamayacağının altını çizen Özdemir, şunları kaydetti:

“Bir defa durum değişti artık. Artık öyle takım harcama yapacak, UEFA’dan belki kontrol gelir, ikaz gelir, ceza gelirden önce artık TFF olarak bu işin takipçisiyiz ve UEFA’ya fırsat vermeden varsa eğer gerekli cezaları ihtardan başlamak üzere, para cezası, kadro cezası, bırakın bunları, puan silmeye kadar çok önemli cezaların olacağı bir talimatnameyi yayınladık ve uygulamaya başladık. Borçlar hızla tırmandı, ‘takımlarımızın 10 milyar lira toplam borçları var’ sözleri konuşulurken bir anda bu rakamın 14 milyar liraya çıktığını gördük. Ayrıca bu borcun toplamının yüzde 80’i dört kulübe ait. Bir facia da orada. Avrupa’da boy gösteren, iddialı olan dört takımımızın borçları kulüplerimizin toplam borcu olan 14 milyarın neredeyse yüzde 80’i. Bu bizim için en büyük ikazdı. Öyle bir duruma gelebiliriz ki dört takımımız birden UEFA’dan ceza alıp Avrupa kupalarına bile katılamama durumunu yaşayabilirdik. Bu borcun büyük kısmı bankalara, piyasaya, futbolculara ve çeşitli 3. ve 4. şahıslaraydı. ‘Ne yapabiliriz’ derken, ‘bu iş böyle yürümez’ dedik. UEFA ile olan görüşmeler, geçen yönetimde de başkan yardımcısıydım, o zamandan başlayan çalışmalarla ‘bu işi biz ele almalıyız’ dedik.”

“Süper Lig’de bugün 18 kulüp var 10 tanesinin hiçbir borcu yok.” sözlerini kullanan Nihat Özdemir, şöyle konuştu:

“Sekiz kulübümüzde sıkıntı var. Birinci ve ikinci ligde de sıkıntı var ama ağırlık 18 takım olan Süper Lig’de. Dört büyüğü söyledim zaten. Buna bir çare bulmamız gerek. Yeni bir sicil kurulu meydana getirdik. 1 Haziran’da göreve geldik, sicil kurulu 5 kişiydi onu 7’ye çıkardık. 7 kişinin içerisinde üç tane Bankalar Birliği’nden bankacı arkadaşımız var. Kulüplerimizin bilançolarını iyi okuyan, iyi değerlendiren 3 önemli arkadaşımız var. Bu çok büyük avantaj ve üç yeminli mali müşavir arkadaşımız da var. Her biri Türkiye’de seçilmiş ve ismi olan arkadaşlar. Bir de bunun hukuk tarafı var. Bir hukuk profesörü arkadaşımız da sicil kurulunun üyesi olacak dedik. Kulüplerin tüm bilançolarına alıp, eksik olanları tamamlatıyoruz. Haziran’da genel kurul olduğu için ve lisans kurulumuzu yeni tayin ettiğimiz için ancak çalışmaları tamamlayacaklar ve 2 Eylül’de her kulübün harcama yetkisini, harcama limitini çıkaracağız. Eğer burada takip edeceğiz, harcama limitlerini aşarlarsa belki ocak ayında transfer kısıtlaması getireceğiz, para cezaları, kadro kısıtlaması, puan silmeye kadar giden cezalarımız var. Öyle verilebilir yok, para cezası verilebilir yok, silinir var. Düşünün bir-iki puan sildik şampiyonluk yolunda, küme düşme yolunda bir iki puanın ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Son iki sezona bakalım, bir iki puanla şampiyonluk belirleniyor. Onun için çok önemli, biz bunu disipline edeceğiz.”

Kulüp Lisans Talimatına göre kulüpleri 3 yıllık bir periyotta inceleyeceklerinin altını çizen Özdemir, “Harcama limitini verdik takıma, ilk yıl yüzde 30’unu aşabilir. İkinci yıl ancak yüzde 15 aşabilir, üçüncü yıl ne harcama limiti vermişsek onda kalır. Bunu aştığı anda biraz önce söylediğim cezaları kolaylıkla uygulayacağız. Bunda kararlıyız, bu yolda yürürken hem UEFA ile hem de Bankalar Birliğimizle görüşerek bu işe girdik. Herkes, biz, kulüplerimiz, bu işe ciddi bakarlarsa Türkiye’de futbolun mali kaosunu, mali sıkıntıları, mali faciayı atlatabileceğimize inanıyoruz. Bankalarımız bir bir yapılandırma yapıyor, bizim işimiz değil, devletin de işi değil, banka alacaklı, kulübün bilançosu belli, belirli bir periyot ödemesiz süre tanıyorlar, her takımın bilançosuna göre….” ifadelerini kullandı.

Bu incelemelerde muhattaplarının kulüplerin Sportif AŞ’lerinin olduğunu aktaran TFF Başkanı, “Örneğin, Fenerbahçe’de Fenerbahçe Derneği var. Bu dernek Sportif AŞ’nin sahibi ama basketbolun ve voleybolun da sahibi. Ama başka çaremiz yok. Sportif AŞ’nin içinde sadece ve sadece futbol var. Onların hepsini kontrol ediyoruz, bilançodaki tüm hareketleri kontrol edecekler arkadaşlarımız. Dernek olarak yoluna devam edenler var.” şeklinde konuştu.

“EĞER BAŞKAN YETKİ DIŞINA ÇIKARSA…”

Nihat Özdemir, “Spor Yasası ne zaman çıkacak? Kulüp başkanlarına borçlardan sorumlu olacaklar mı, adli ceza alabilecekler mi?” sorularına ise şu yanıtı verdi:

“Spor Yasası gündemde, 6222 sayılı yasayı, bazı maddelerde çok önemli açıklıklar vardı. Evet stadyumda disipline etmiştik ama bazı olaylar oluyordu. Otobüslerle gelince olaylar oluyor, toplanma yerlerinde olaylar oluyordu, yasanın dışındaydı bunlar, artık hepsini içine alındı. Buna çok önem veriliyor, Gençlik ve Spor Bakanımız bu işin üzerinde, Adalet Bakanlığımız, İçişleri Bakanımız üzerinde, en kısa zamanda o yasayı getireceğiz. Artık onların da kulüp yöneticilerinin de mali olaylardan sorumlu olma maddesi mutlaka konmalıdır. Biz bu kanayan yaranın üzerine gitmemiz gerekiyor. Bankalar da bunu böyle istiyor. Yapılandırma yaparken kulüplerin başkanlarını gerçekten çok sıkı durumda denetliyorlar. Eğer bir kulüp başkanı bankaların verdiği harcama yetkilerinin dışına çıkarsa, onların şahsi mal mülklerine kadar gidecek şekilde bazı maddeleri gündeme sokacağız.”

Her şeyi bir anda değiştiremeyeceklerini zamanla istedikleri noktalara geleceklerine inandıklarını vurgulayan Özdemir, “Her şey bir anda olmaz, bu bir süreçtir. Biz bunu yapa yapa o noktaya geleceğiz. Beş yıl önceki Türkiye’nin spor yapısı, tribün disiplini ile verilen cezalar ile bugün aynı mı? Çok daha kötüydü. 3 Temmuz’da yaşadıklarımızı herkes biliyor, sahaya insanlar indi… Bugün çok daha farklıyız. Mali yapılandırmalara geldik, 5 sene önce böyle bir şey olabileceğini hayal bile edemezdik. Bugün bunu yaptık ve uyguluyoruz, göreceğiz neticelerini. Mutlaka dediğiniz gibi müdahaleler olacak. Ama ne kadar az müdahale olursa bilelim ki Türkiye’ye daha çok yarar sağladığımızı unutmamamız gerek. Disiplin olan her şeyde başarı gelir.” diye konuştu.

VAR HAKKINDA

Nihat Özdemir, Video Yardımcı Hakem (VAR) uygulamasının UEFA Süper Kupa’da harika işlediğini aktardı.

VAR’da Süper Lig’in ikinci sezonunu geçireceğini anlatan Özdemir, şunları kaydetti:

“Bu bir süreç. Bir iş 1 yılda olmaz. Bu yıl ikinci yılımız. Bakalım nasıl olacak. Kadın hakeme gelince, bizim Cüneyt (Çakır) hocadan hiçbir farkı olmayan sistemle antrenman yapıyorlar. Müthiş bir maç idare ettiler. Kadın hakemin tutumunu, duruşunu, futbolcularla olan diyaloğunu hakikaten mutlulukla izledim. VAR’la ilgili kararlar da o kadar çabuk ve seri karar verdiler. VAR’a gidip gitmediklerini bile anlayamadık. Müthiş bir sistemle bu işi yaptılar. Neredeyse 2.5 saate yakın süreçte, 3 kadın hakem iyi idare etti. Bizim de başarılı kadın arkadaşlarımız var. Biz de bu işte geride kalmayacağız. MHK Başkanımız bu işin üzerinde. Bu bize bir başlangıç olacak.”

“İSİM SPONSORLUK HAKLARI BEIN SPORST’TA”

Nihat Özdemir, Süper Lig ve 1. Lig’in isim sponsorluk haklarının yayıncı kuruluş beIN Sports’ta olduğunu ve gerekli görüşmeleri onların yaptığını dile getirdi.

Spor Toto ile olan anlaşmanın geçen sezonun sonunda bittiğini anlatan Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Süper Lig ve 1. Lig isim sponsorluk hakları beIN Sports’ta. Bizim dışımızda görüşmeler devam ediyor. Mutlaka bir isim bulacaklar. Anlaşma yapacaklar, bize söyleyecekler. Biz de uygun görürsek onlar için bir gelir kaynağı olacak. İnşallah bu devlet olmaz, keşke bir özel sektör ya da dışarıda bizler tarafından sevilen bir marka olsa. beIN Sports’a kalmış bir olay. Bu hakkı kullanmak onların elinde. Hiçbir gün Türk ekonomisinin geleceğinden bir saniye bile bir iş adamı olarak endişem olmadı. 2018 Ağustos’tan bu yana birçok şey yaşadık. Hiçbir yatırımımızda şüphemiz olmadı. Sporda da böyle düşünüyorum. Çok yakın zamanda çok iyi şeyler yakalayacağız.

21 YAŞ ALTI LİGİ’NİN KALDIRILMASIYLA İLGİLİ

Nihat Özdemir, bu sezon kaldırılan 21 Yaş Altı Ligi’yle ilgili de şöyle konuştu:

“Geçmiş yönetimde böyle bir karar aldık. Bu sene için en azından U19’da 19 yaş üstü oynayacak futbolcu kontenjanı sayısını artırdık. Görüşmeler, çalışmalar devam ediyor. Gelecek yıl ben bir rezerv ligin kurulmasından yanayım. Örneğin Trabzonspor’un bir de Trabzonspor Rezerv takımı olacak. Belki de aynı statta aynı gün farklı saatlerde oynayacaklar. Böyle bir ligin gereğine inanıyorum. Yapabilecek miyiz, bilmiyorum. İnşallah çözeriz. Bir de aynı sahada oynatabilirsek aynı gün, o oyuncular daha fazla motive olur. Altyapıdan daha fazla oyuncu çıkar.”