SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

The Cavern Club | Ercan Taner yazdı…

Liverpool, Londra'ya hiç benzemez. Bu kente gidenler, İngiliz geleneklerini tam anlamıyla yaşarlar.

Liman işçileri, üniversitesi ve canlı müzik dinlemek için her türlü alternatif, sizi bu güzel kentte karşılar. John Lennon, Paul McCartney, George Harrison ve Pete Best'den oluşan ilk The Beatles, Mathew Street 10 numarada bulunan The Cavern Club'da sahne alırken dünyayı sallayacaklarını bilmiyorlardı belki de…

Bu gece kulübü öyle bir yerdi ki… Queen, Elton John, Rolling Stones gibi pek çok dünya yıldızı da The Cavern Club'ın tedrisatından geçmişlerdi. The Cavern Club ekonomik sıkıntılardan bir-iki kez kapandı. 70'li yılların efsane kadrosundan bazı oyuncuların, müdavimi oldukları bu gece kulübünün tekrar açılması için yaptıkları mali yardımlar, kentte unutulmadı. Liverpool tam bir halk takımıdır, kulüp mütevazıdır, burnu yukarıda değildir.

Manchester United'in geçirdiği uçak kazası faciasından sonra, birçok oyuncusunu bonservis bedeli istemeden, ezeli rakibine vermiştir. Asla yalnız yürümez Liverpool. ‘You'll Never Walk Alone' adlı şarkı yıllardır Anfield Road Stadı'nın kale arkasındaki ‘The Kop' tribününde, dünyada Liverpool'un gittiği her yerde ve ekranlarınızda yankılanır. Bu şarkıyı İstanbul'da bir kez daha dinlemek enteresan olacak.

Londra’ya dönelim şimdi. Eski ve sosyetik semte, Chelsea'ye… 1905'te kurulmasına rağmen tam 50 yıl büyük kupa alamayan Chelsea, ilk lig şampiyonluğunu 1955 yılında kazanabildi. 1960 ve 1990'lı yıllar ve kazanılan şampiyonluklar, 1997 sonrası kulübün yaşadığı büyük sıçrama, Chelsea'yi bir anda dünya takımı yaptı. 20 yılda 17 kupa gelmişti. Haziran 2003'te Rus oligark Abramoviç bir anda ortaya çıktı ve 587 milyon Sterlinlik yatırım ile kulübün yeni patronu oldu.

İngiltere'de tam anlamıyla bir transfer çılgınlığı yaşanıyordu. Para başarı getirdi ama ne kadar? Mutluluk getirdi mi? 9.3 milyar Sterlinlik (Yaklaşık 56 milyar lira) net varlığıyla İngiltere'nin en zengin 13 işadamı arasında yer alan Abramoviç'i, İngiltere vizesini yenilemek için yaptığı başvurunun yokuşa sürülmesi bayağı kızdırdı. Yeni stat projesini rafa kaldırttı. Bakalım ne olacak?

Ama güzel olan bir şey var: Biz futbolseverler ve bütün dünya yarın İstanbul'da muhteşem bir şölen yaşayacak.

Yaşasın futbol!

Yazarın Diğer Yazıları