SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Fransa galibiyetinin rehaveti

Milli Takımımızın, Fransa galibiyetinden sonra moral düzeyi çok yüksekti ve İzlanda maçına da öyle başladı. Fakat belli ki bu moral ve motivasyon sahadaki performansa zihinsel olarak yansımadı. Futbolcularımız, Fransa galibiyetinin verdiği rahatlıkla müsabakada özellikle ilk yarıda tam kapasitelerini ortaya koyamadı. Rakip İzlanda, Milli Takımımızdan daha fazla kazanmak isteyen taraftı. Onların saha içindeki mücadele gücüne aynı dirençle karşılık veremedik. İlk yarıdaki önemli sorunlardan bir tanesi de Ozan'ın pas hataları ile yavaş ve temposuz oynamasıydı.

İkinci yarıda Abdülkadir ve Yusuf Yazıcı'nın oyuna girmesiyle tamamıyla oyun üstünlüğü Milli Takımımıza geçti. Maalesef pozisyon üretsek bile istediğimiz golleri bulamadık. Müsabakaya özgü anekdotları yazarsak:

1-MILLI Takımımız rakibin duran toplarda başarılı olacağını ve goller bulacağını iyi analiz edip önlem almalıydı.

2-SAHA zemininin kötü oluşu daima fizik gücü yüksek ve teknik becerileri az olan takımlar için avantaj olur. Bu kötü zemin İzlanda'ya yaradı.

3-MAHMUT ve özellikle Cengiz'in olmayışı takımın temposunu ve hızını düşürdü. Aynı zamanda topa sahip olma oranı da düştü. Hızlı hücumlar yapmamızı engelledi. Abdülkadir'le ilk yarıya başlanmış olsaydı takımın temposu, hızı ve topa sahip olma oranı daha fazla olabilirdi.

4-ORTA saha daha çok mücadele gücü yüksek oyunculardan kurulduğu, Abdülkadir ve Yusuf da geç oyuna girdiği için Burak Yılmaz çok yalnız kaldı. Burak'a ayak uyduracak futbolcu olmayınca da yenilgi kaçınılmaz oldu.

Yazarın Diğer Yazıları