SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
Ahmet Ağaoğlu’ndan Fenerbahçe maçı için açıklama! ‘Bıraksınlar da iki takım futbolunu oynasın’

Ahmet Ağaoğlu’ndan Fenerbahçe maçı için açıklama! ‘Bıraksınlar da iki takım futbolunu oynasın’

Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu, TRT Spor'da yayınlanan Gündem Futbol programında bordo mavililerin gündemindeki konularla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Hafta sonu oynanacak Fenerbahçe maçına da değinen Ağaoğlu, 'Tek isteğim hakemlerin maçın kaderini değiştirecek kararlar almaması' dedi.

Trabzonspor Kulübü Başkanı Ahmet Ağaoğlu TRT Spor’da katıldığı canlı yayında bordo mavili kulübün planlamaları ve sezon ile ilgili önemli açıklamalar yaptı. İşte Ahmet Ağaoğlu’nun sözleri…

‘TAKIMIN YARISI ZATEN ÇOCUK’

Takımımızın yarısı zaten çocuk. (Gülerek) Bu vesileyle Yusuf Yazıcı, Abdülkadir Parmak, Abdülkadir Ömür, Cem, Hüseyin Türkmen’in 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyorum. Bütün bu altyapısının tepesinde çok deneyimli bir hocamız var. Altınordu’nun modeli var. Bizim de kendi modelimiz var. Bizim altyapımızda futbolcuları yabancı hocalar yetiştirmedi. Yurt dışından altyapıya yabancı antrenör getirirsek biraz ayıp olur.

‘BURAK YILMAZ İÇİN KEŞKE DEMİYORUM’

Burak Yılmaz’ı Beşiktaş’ta izlerken keşke demiyorum. Başka bir takımın oyuncusu ile ilgili bir yorum yapmamalıyım. Nwakaeme ve Ekuban’ı izlerken iyi ki de transfer etmişiz diyorum. Burak Yılmaz Trabzonspor’dan Beşiktaş’a giderken, ‘Hayırlı uğurlu olsun’ demiştim. Yine öyle diyorum. Beşiktaş değerli bir kulübümüz. Bir oyuncuyu başka bir takıma gönderirken kötü performans diye göndermem. Burak Yılmaz’la Beşiktaş’a transfer olduktan sonra hiç görüşmedik. Kendi futbolcularımızla neredeyse maçtan maça görüşür hale geldik.

‘TEK BAŞINA BAŞKANIN ALTINDAN KALKABİLECEĞİ BİR ŞEY DEĞİL’

Hüseyin Türkmen’de bir şey yok. Ancak nişanlısında parçalı kırık vardı. Ameliyat oldu. Şu an ikisinin de durumu iyi. Altyapıdan gelen gençleri A Takım’a ben kazandırmadım. Ben yönetici pozisyonundaki temsilciyim. Türk futbolunun gelmiş olduğu noktada böylesine bir karar alıp bu kararı uygulamak, tek başına başkanın altından kalkabileceği bir şey değil. Yönetim kurulu bu felsefeyi destekledi. Bu genç oyuncuların 6 tanesini A Takım’da oynatan teknik heyet… Bütün bunlar bir araya gelince böyle bir tabloyla karşılaşıyoruz. Aileden başlayan, altyapı hocalarıyla devam eden ve oradan da A Takım’da oynatacak cesareti gösteren hocaların çok büyük emeği var. Bu bir Trabzonspor felsefesi. Futbola Trabzonspor’un bakış açısı. Biz bu şekilde başarılı olacağımıza inanıyoruz. Bu düşünce yapısından taviz vermeyeceğiz.

’11 OYUNCUNUN MALİYETİ 11 MİLYON EURO’

38 milyon Euro maliyetli bir kadro teslim aldık. Şimdi ise 17 milyon Euro civarında. Yönetim olarak düşüncemiz 14-17 milyon Euro bandında tutmak. Sahada mücadele eden 11 oyuncunun maliyeti 11 milyon Euro civarında. Genç oyuncularımızın maddi anlamda takıma çok büyük katkısı oldu. Bizim gençlerimizi sadece futbolla değerlendirmesinler, ciddi anlamda kulübümüze maddi katkı sağladılar. Olaya bir de bu taraftan bakılmalı. Geçen sene 5 oyuncu için ödediğimiz bonservis ücreti 2.2 milyon Euro. Menajer komisyonu ise 400 bin Euro’nun altı. Devraldığımız menajerlere olan borç 10 milyon Euro civarındaydı.

‘OLCAY YÜZDE 50 İNDİRİME GİTTİ’

Kur farkından ciddi bir tokat yemeseydik bu seneyi 85 milyon TL kar ile kapatacaktık. Oyuncu maliyetlerinin çok büyük bir bölümünün Euro üzerinden olması sorun çıkardı. Gelirlerimiz ise Türk Lirası. Devraldığımızda takımın borcu 1 milyar TL idi. Olcay ile geçtiğimiz ay sözleşme yeniledik. Çok ciddi bir indirime gitti. %50’e varan bir indirime gitti. Bu kalıplarımıza oturdu. Kendisi bir kulüp bulduğu takdirde bonservis ücreti talep etmeden gidebilecek.

‘EKUBAN BİZDE KALACAK’

Rodallega ile görüşmelerimiz devam ediyor. Mayıs ayının ilk haftasına kadar bu konuları konuşmak istemedi. Futbola konsantre olmak istedi. Ekuban bizde kalacak. Her maçı kazanmak için oynuyoruz. Bütün rakiplerimize saygı duyuyoruz. Bütün maçları aynı ciddiyet ve amaçla oynuyoruz. Kazanmak zorunda olduğumuz bir maç. Spor etik kurallarının asla dışına çıkmadan oynuyoruz. Bu sene sadece sahada mücadele eden bir Trabzonspor var. Oyuncular sadece oyununu oynuyor. Bütün bunları yaparken rakip ayırt edemezsiniz.

‘HEM BİZ HEM DE FENERBAHÇE OYUNCULARIN HAKKINI MAÇIN HAKEMİNE TESLİM EDİYORUZ’

Benim veya teknik ekibin Fenerbahçe maçını Akhisarspor, Malatya maçından ayırması mümkün değil. Yeni Malatyaspor maçındaki arzuyla ve Bursaspor maçındaki zihniyetle çıkıp bu zamana kadar nasıl oynadıysak öyle oynayacağız. Son 5 maçta 5 galibiyetimiz var. Kalan maçlarımızın hepsi çok zor. Hepsinin de zorluk seviyesinin aynı olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden sahaya çıkıp mücadele etmek zorundayız. Futbolda rakibe saygı çok önemli.”

“Benim maç ile alakalı tek isteğim, hakemin maçın kaderini değiştirecek kararlar almaması. Bıraksın da iki takım futbolunu oynasın. Maçın neticesini sahada oynanan futbol belirlesin. Hem biz hem Fenerbahçe oyuncularımızın hakkını maçın hakemine teslim ediyoruz. Adaletli olup gördüğünü çalması bizim için yeterlidir. İlerleyen dönemler için de genç hakemlerimizi yüreklendirerek futbolun için sokmamız lazım. Daha farklı hakemler maçlarımızı yönetsin.”

‘ALT YAPIDAN NASIL YENİ HAKEMLER GELMEZ’

Genç hakemleri yüreklendirerek futbol dünyasının içine sokmamız lazım. Altyapıdan nasıl yeni hakemler gelmez? Alt tarafı hareketlendirmeden olmaz. Verilen eğitimi algılayan ciddi beyinler de gerekiyor. Bizim canımızı yakan iki buçuk hakem vardı. Kulüp olarak hakemlere bakış açımız kötü değil. Ben hepsine saygı duyuyorum. Çok zor bir görevi yerine getiriyorlar. Kulüp yöneticileri maçtan sonra oyuncuya değil hakeme fatura keser. 6 tane maçta 14 puan kaybettik hakem hatasıyla. Diğer takımlar da aynı şekilde kaybetti. Hakem kararları oyuncunun işi değil. Bir noktadan sonra bizim görev alanımıza giriyor. Hocamız ise sezon başından beri hakemlerle alakalı üstü kapalı birkaç beyanı olmuştur. Özellikle iki hakem ama diğerinin üzerine yıkamıyorum puan kaybını. Bu yüzden iki buçuk hakem diyorum. İnşallah daha iyiye doğru bir gidişin başlangıcının içindeyiz diye umuyorum.

”REAL SOCİEDAD 14 MİLYON EURO TEKLİF VERMİŞTİ’

Yusuf ve Abülkadir ile ilgili bir endişem yok. Doğru zamanda, doğru kulüp ve doğru para. Teklifin geleceği kulübün doğru bir kulüp olması gerekiyor. Bu oyuncular bizim gözbebeğimiz. Kolay yetiştiremiyoruz bu oyuncuları. Onlar bizim için çok değerli. Altyapı tesislerinin giriş kapısında Yusuf ve Abülkadir’in sevinç fotoğrafı var. Onlar bizim gençlerimizin idolleri. Yusuf’un kardeşi de bizim altyapımızda. ‘Benden daha yetenekli’ diyor. Bu oyuncular kariyerlerine iyi kulüplerde devam etmeliler. Biz oyuncularımızı iyi takımlarda görmek istiyoruz. Devre arasında Yusuf’a teklif gelmişti. Kabul etmemiz mümkün değildi. Geçen sene Real Sociedad 14 milyon Euro’luk teklif vermişti. Avrupa’nın en iyi takımlarına gitsinler ve ülke futbolunu temsil etsinler.

”4-5 MİLYON EURO VERMEYİZ”

Kulüpler bundan sonra yetiştirmek zorundalar. Bunun ötesi yok. Türkiye’deki kulüp yöneticileri olarak birinci sorumluluğumuz Türk gençlerinedir. Önce bu ülkenin gençlerini yetiştireceğiz. Yüzlerce yabancı oyuncu alındı. Hangisi bize renk kattı? Kariyeri ve performansı bitmiş oyunculara 4-5 milyon Euro vermeyiz.

“SOSA’YI MALİYETİNE RAĞMEN KADRODA TUTTUK”

Sosa’yı maliyetine rağmen kadroda tuttuk. Geçen sene kış kampına 4 gün geç geldi, cezasını ödedi. Şimdi sakat olmasına rağmen kış kampına herkesten 1 gün önce geldi.

‘İNŞALLAH BİZ ŞAMPİYON OLURUZ’

Benim tek arzum 5 maçı kazanmak ve üstekilerin maçlarını kaybetmesi. İnşallah biz şampiyon oluruz. Olmasak da ikinci olmak isteriz. Verilecek mücadele ise çok önemli. Türk spor kamuoyunun sevgisini ve sempatisini kazanmak istiyoruz. Bu sene en az kötü tezahüratın yapıldığı sene. Fenerbahçe maçı son 10 yıl içindeki en olaysız maçtı. Futbolun ön plana çıkması lazım. Cumartesi günü Fenerbahçe maçı var. Şurada iki kelime etsek o maçı içinden çıkılmaz hale getirebiliriz. Sahadaki oyunu bundan ayıramazsak herkesin işi çok zor olur. Sahadaki futbol ayrı bir olay, toplumda mücadele etmesi ayrı bir olay.

‘ARDA’YA ‘BİR GECEDE NASIL BÜYÜDÜN’ DEDİM

Kulüp başkanları olarak toplumun karşısına çıkıp maç sonunda o demeçleri vermekten üzülüyorum. Arda’ya, ‘Bir gece nasıl büyüdün?’ dedim. Hakem orada o kötülüğü yaptı ama 17 yaşındaki Arda’nın bir gecede büyümesini sağladı.

Başarısızlığın bir tık üstü başarı değildir. Eski hataları tekrarlamadık. Çok basit doğruları yapmaya çalıştık. Yönetim olarak tek beklentimiz kulübün başarılı olmasını istiyoruz. Bu yüzden kulübü yanlış rotadan emniyetli bir limana çektik ve şimdi de hedefe çekmek istiyoruz.

Bu yönetim olarak başarımız. Bunun içinde teknik heyet de var. İnanılmaz bir destek gördük. Sabır istedim ben, ama bu kadar sabır ve desteği göreceğimizi düşünmüyordum. Trabzon insanı çok zekidir. Ne yapmak istediğimizi çok iyi anladılar. Almış olduğumuz radikal kararların arkasında durdular.