SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
Işıtan Gün’den çarpıcı tespitler! ‘TFF isterse borç olmaz’

Işıtan Gün’den çarpıcı tespitler! ‘TFF isterse borç olmaz’

Özlem Gürses, Işıtan Gün ile Fortuna Sittard’ın maçını izledi, stadı gezip dobra bir röportaj gerçekleştirdi. Başarılı yönetici Gün keyifli röportajda önemli noktalara değinirken “Hollanda’da, sezonun bütçesini haziran ayında federasyona vermek zorundayım. Türkiye’de de verilir ama kozmetik bir doküman bu. Bizde tüm yasalar mevcut, sıkıntı uygulamada.” dedi.

Özlem Gürses / SÖZCÜ Avrupa’da bir Türk profesyonelin, futbol takımı sahibi olduğunu bilmiyorsanız işte size baştan sona ilham veren bir hikaye… Işıtan Gün, Boğaziçi İktisat'tan mezun olmuş. Geceleri sayısız işte çalışarak, New York'ta MBA'i bitirmiş. İş hayatına orada başlamış. Ama siz onu, Galatasaray'daki Ünal Aysal döneminden finansın başındaki isim olarak hatırlarsınız. Gün şimdi Fortuna Sittard'ın sahibi. 2. Lig'den aldığı takımı 1. Lig'in dişli ekiplerinden biri haline getirdi. Başkan Gün'ü Hollanda'da buldum, sordum: Türkiye'de bir takım alsaydınız bu başarıyı elde edebilir miydiniz? Dedi ki “Zor. Muhtemelen yapamazdım, kolay değil…”

 Türkiye'de kulüpler kurumsallaşma işini neden başaramıyor? İSVIÇRE'DE bir yüksek lisans programında futbolda kurumsallaşma dersi veriyorum. Hep konuşulan; ‘kulüpler sahipli mi olmalı özel mi olmalı, yabancı yatırımcı mı olmalı' ama bence hepsi yanlış soru.

Doğru soru ne?

ŞU: Bir kulüpte mali sonuçlardan kim sorumludur? Türkiye'de biri başkan oluyor, yüklü bir borç yaparak en büyük yıldızları alıyor. Diyelim ki şampiyon oluyor, ceketi alıp gidiyor hem de kahraman olarak. Yeni yönetim çığın altında kalıyor. O zaman sportif başarı da düşüyor. Bir kısır döngü bu. Yani özel olmuş, sahipli olmuş fark etmez. Getir yönetim kuruluna ciddi bir mali sorumluluk, hiç fark etmez hem de… Ben burada derste ya da konuşmalarımda ‘Aranızda kaç kişi futbolun riskli bir sektör olduğunu düşünüyor' diye soruyorum. Salonun yüzde 98'i el kaldırıyor…

Değil mi peki?

FUTBOL dünyanın en risksiz sektörlerinden. Yönetmesi kolay değil ama risk de düşük. Avrupa'da şu anda kulüplerin yüzde 62'si geçen sene itibariyle kârlı. Türkiye'de neredeyse bankalar sahibi kulüplerin.

Avrupa'da nasıl kâr ediyorlar?

BIR kulübün 3-4 kalem geliri vardır. Birincisi yayınlar, bu konuda Türkiye çok şanslı. İkincisi, maç günü gelirleri. Üçüncüsü ise transferler. Gider kısmı çok daha kolay, yüzde 70'i takım maliyeti. Futbol kulübünün kârlılığını da bu belirler, ayağını yorganına göre uzatacaksın yani.

İyi de taraftar da çılgınca bağırıyor tribünlerde…

KULÜBÜ yönetmek de işte bu. Bu sektörün en zor tarafı o. 24 saat bununla yaşamak zorundasınız. Çünkü herkes futbol uzmanı malum! Biliyor musunuz Liverpool'un şu anki efsane CEO'su yazılım dünyasından geldi, diyor ki ‘Benim sahayla alakam yok.' Benim oğlum 6 yaşında. Sorarsa kesinlikle spor yöneticiliğine yönlendirirdim. Çünkü dünyada yönetim kabiliyetinin en etkili ve hızlı sonuç verdiği tek sektör spor ve inanılmaz eksiklik var.

Hollanda'daki kulüplerde borçtan kim sorumlu?

BURADA borç alamazsın ki! Bizim mesela borcumuz sıfır.

Ben bunun sizin başarınız olduğunu sanıyordum…

‘EVET' demek isterdim ama burada bu bir mecburiyet. Burada ben önümüzdeki sezonun bütçesini haziran ayında federasyona vermek zorundayım. Türkiye'de de verilir ama kozmetik bir doküman bu. Yani verdin evet, peki yaptın mı, onu soran yok. Hollanda'da ise verdiğiniz bütçe önce bağımsız denetimden geçiyor, sonra da federasyondaki adam geliyor kulübünüze ve tek tek soruyor.

Ne soruyor mesela ?

‘KOMBINE gelirini 1 milyon Euro yazmışsın, geçen sene 300 bin yapılmış, bu artışı nasıl gerçekleştireceksin' diyor. Diyelim ki bütçede giderin gelirinden fazla. Diyor ki ‘Aradaki o farkı bana taahhüt etmek zorundasın.' Buradaki federasyon bir takıma ‘Kardeşim sen kriterlere uymadın, bu sene lig için lisans alamazsın' diyebilir mesela. Türkiye'deki futbolun temel sorunu lisanstan başlayan denetimsizlik.

Peki bu düzelemez mi?

ÇOK basit bir şekilde düzelebilir hem de. Türkiye'de tüm yasalar mevcut, sıkıntı uygulamada, maalesef bu yılların sorunu. Federasyon istese Türkiye'de borç olmaz.

Teşvik mi istiyorsunuz hükümetten?

YOK, hayır. Biz bu işe devlete güvenerek girmedik. Ama şunu biliyorum; bir Hollandalı Türkiye'de bir takım alsaydı adamı ihya ederlerdi.

Bu yılki bütçeniz ne?

8.5 milyon Euro. Hollanda birinci lig takımlarında bu ortalama 18 milyon filandır.

EN DÜŞÜK BÜTÇELİ ŞAMPİYON

“GALATASARAY'DAN ayrıldıktan sonra kafamda yavaş yavaş bir fikir oluştu. Fortuna, Hollanda'nın ilk profesyonel takımı, kuruluşu 1902. Çok kötü yönetilerek kapanmanın eşiğine gelmiş. Biz haziranda aldık, ağustosta lig başladı. İlk sezonu ‘hayatta kalma mücadelesi' ile geçirdik. İkinci sezon, ortağım Ogan Tarhan'la beraber takımı kendimiz kurduk ve geçen sezon 1. Lig'e yükseldik. Hollanda tarihinin en düşük bütçeyle ve en genç ekiple lig yükselen takımı olduk. Bu tamamen Ogan'ın başarısıdır.”

07 Mart 2019 Ozan Kabak`tan Fatih Terim ve transfer açıklaması! Almanya Birinci Futbol Ligi (Bundesliga) takımlarından Stuttgart`ta forma giyen Ozan Kabak, geleceği ve eski teknik direktörü Fatih Terim hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim`in kendisi için bir baba figürü olduğunu söyledi. İlgili Haberi Oku