SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
Son dakika | Şenol Güneş’ten 1 saat 53 dakikalık basın toplantısı

Son dakika | Şenol Güneş’ten 1 saat 53 dakikalık basın toplantısı

Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, TFF'nin resmi açıklamasının ardından Beşiktaş'taki durumu ve Milli Takım'daki geleceği ile ilgili açıklamalar yapmak için basın toplantısı düzenledi. Güneş, 1 saat 53 dakika süren toplantıda, 'Burada özveri yapan benim ya kalmak için. Topal Ördek ne demek ? ABD Başkanı mıyım ben ya?' ifadelerini kullandı.

Milli Takım’la sezon sonu için anlaşan, ayrıca Milli Takım’ın mart ayında oynayacağı Arnavutluk ve Moldova maçlarında da Ay-Yıldızlı takımın başında bulunacağı duyurulan Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, basın toplantısı düzenledi.

Bilindiği üzere Türkiye Futbol Federasyonu geçtiğimiz günlerde Şenol Güneş ile 1 Haziran’dan itibaren geçerli olmak üzere resmi sözleşme yapıldığını duyurmuş sonrasında da mart ayının son haftasın Avrupa Şampiyonası Elemeleri’ndeki grup eleme maçlarında Ay-Yıldızlı takımın başında sahaya çıkacağını aktarmıştı.

A Milli Takım 22 Mart’ta Arnavutluk, 25 Mart’ta ise Moldova ile karşı karşıya gelecek.

Şenol Güneş’in açıklamalarından satır başları; 

”Sıcak ve soğuk günler geçireceğiz. Başarılı ve başarısız dönemlerde tartışmalarımız olacak. Son günlerde biraz eleştiri boyutu insani boyutun dışına çıktığına göre durumları değerlendirmek istiyorum. Ağırlıklı nokta Beşiktaş üzerine olacaktır. Bu bir maç toplantısı olmadığına göre sizlerin de görüşlerini ve merak ettiği şeyleri duymak isterim. Duygularımı dışarıya vurduğum bir gerçektir ama hiç biriniz ile ilgili kötü bir düşüncem yok. Mayıs’ı görmek istemeyenler var. İnşallah onlar çok Mayıs görürler. Benim yaşımdan rahatsız olanlar da var, onlara benim yaşım nasip olsun. Kin ve nefret tohumlarının ötelendiği bir hayalim var. Bundan 4 yıl önce Fikret Orman’ın çağrısıyla Beşiktaş’ta göreve geldim. Bugüne kadar gelen süreçte neler yaptığımız, neler yapmadığımız sizlerinde elinde. Beşiktaş büyük bir markadır. Beni de bugüne kadar kimse yalnız bırakmadı.

Beşiktaş ailedir, doğruların, ilkelerin takımıdır. Büyük Beşiktaş taraftarı beni sevdi, kucakladı. Kısa bir sürede kalsa da Beşiktaş taraftarına karşı bu duygularımda hiçbir şey değişmedi. Sevgim sonsuz. Saygım sonsuz. Ve değişmeyecek. Beşiktaş’taki olan sevgi yüreğimde aynı sıcaklığı ile kalacak. Kendi şehrim Trabzon’da olduğu gibi orda da efsane ve yok sayanlar oldu. Daha önce yaptıklarım ve ilkelerim beni büyütür. Yanlışlarım eleştiri getirir. Bir yere mâl olmak kolay değil.

‘KİŞİLİKSİZ ADAMA KİM SAYGI GÖSTERİR’

Ben Milli Takım’la ilgili düşüncemi zaten açıkladım. Partizan maçı sonrası söyledim. Beşiktaş’tan sonra olursa Milli Takım olur dedim. Sorunlardan şikayetçi olmak yerine her zaman çözmeye çalıştım. Kişiliksiz, sağı solu oynayan adama kim saygı gösterir! Öyle görüntü vermişsek de düzeltmek için elimizden geleni yaparız. Bugüne kadar hem taraftarlara, hem yönetime, hem de sizlere açık olmaya çalıştım. Gizli bir hesap içindeymişim gibi gösterilmesine üzüldüm.

‘ODADA NE YAPTIKLARINI BİLMEZSİNİZ’

Türkiye’nin en büyük kurumunun başkanı biliyor, en büyük kulübünün başkanı biliyor… Karı koca arasındaki sevgi saygıyı bilirsiniz ama odada ne yaptıklarını bilmezsiniz. O kadar da bilmeyin kardeşim!

Spor öyle bir olgu ki bütün kesimlerin ortak değeri. Futbol sadece ayakla oynanan bir oyun değildir. Önemle altını çizmek istiyorum ki hayal kırıklığı yaşamıyorum bugünkü durumda. Bizde sonuçlardan sebep arama hep vardır. Beşiktaş’taki sürecin değişim süreci olduğunu düşünüyorum. Real Madrid, son 3 Avrupa şampiyonluğunu aldı. Bu kez elendi. Değişim her yerde var.

‘AYRIK OTLARIN KAZANDIĞI ZAFERDİR’

Beşiktaş’ın avantajı bu sorunları aşacak yönetimi olmasıdır. Büyük Beşiktaş’ta çok şey gördüm öğrendim. Yatırımınız yaptığınız şeylerin altında kalınca değişimleri görüyorunuz. Ayrılmak benim düşüncemde olan bir şey değildi. Buraya ayrılmak için gelmedim. Bazen ayrılık istenmez ama kaçınılmaz hale gelir. Hayat hesapla değil nasiple yaşanır. Zaman zaman fikir ayrılıklarımız olsa da başkanımız benim için çok değerlidir. Gitmesi gerekir diyenler bu adam nereye gidiyor diyor. 3 yıldır gitmemiz için takım içinde öyle sorunlar olduğunu söylediler ki… Ayrık otlarının bahçedeki diğer otlara karşı kazandığı zaferdir. Görev sürem boyunca başkanın haberi olmadan iş yapma durumum olmadı. Ben o kadar safım ki aslında, neysem oyum. Hatalıyım belki. Ben ayrılmayı kovalayan bir adam olsam daha önceki görüşmemizde giderdim. Ben birçok şeyi başkanla paylaşıyorum zaten.

‘KİM BU YAKIN? BUNLARA SİNİRLENİYORUM’

Ayrılacağım son gün bile ilk günkü aşkla çalışacağım, bundan kimsenin şüphesi olmasın. İspanya’da başkan gelip, ‘Milli takım için sizinle görüşmek istiyorlar’ dedi. O gün daha Beşiktaş ile yeni sözleşme imzalamamıştım. Gitmek istersem o zaman da gidebilirdim. Duyum aldık ‘istifa etmişsiniz’ diyorlar. Ben istifa ediyorum. Kendime söylemiyorum. Başkana söylemiyorum. Bir yakına söylüyorum. Kim bu yakın? Ben bunlara sinirleniyorum. Sonra atar yaptı diyorlar. Ben namusumla giderim, namussuzluk yapmam.

‘BENİ FENERBAHÇE DÜŞMANI OLARAK GÖSTERENLERE TEŞEKKÜR EDİYORUM’

Tüm futbolseverlere teşekkür ediyorum. Beni Fenerbahçe düşmanı olarak gösterenlere de teşekkür ediyorum. Ben Ali Koç ile de Ersun Yanal ile de görüşeceğim. Beni bu haftaki maç öncesi tehdit edenlere söylüyorum. Ben ölümü göze alırım. Ama ben namusumla gömülürüm. Ben eğer Türkiye’deki şiddetin sebebiysem bu işi yapmam. Dayak yiyen benim. Beyanatımla ilgili bir sorun varsa ortadadır. Ali Koç’la, Ersun Yanal’la derdim yok. Fenerbahçe Türkiye’nin en büyük takımlarından biridir. Benim Fenerbahçe ile hiçbir sorunum yok. Açık ararsanız bulursunuz. Benim niyetim herkese güzel bakmak.

‘MANEVİ ALACAKLARIMA KİMSENİN SERVETİ YETMEZ’

Benim alacaklarım çok var. Maddi, manevi çok var. Manevi alacaklarıma kimsenin serveti yetmez. Ben Beşiktaş taraftarını yanıma almışım, onlara oynuyormuşum. Ben taraftarı kandırarak mı buraya geldim? Bugünlere öyle gelmedim. Bu takım daha iyi sonuçlar almalıydı. Alamama sebeplerini iyi biliyorum. Onlara kısmen değindim. Pepe dün akşam oynuyordu değil mi? Nasıldı Pepe? Pepe, Ricardo, Adriano çok iyi oyuncular.” ‘GİTMEMİ SÖYLEYENLER DÖNERKEN KUCAKLAŞARAK GELDİ’

Ben Milli Takımın başına geldiğim zaman da yetkili olacağım ama sahibi olmayacağım. Piramidin tepesinde Milli Takım, alt kısmında kulüpler var. Taban sağlam olmadıktan sonra tepenin bir anlamı yok. Sizinle konuşmak istiyorum ama içimde korku üretiyorum. 2002’de benim gitmemem gerektiğini söyleyenler dönerken benimle kucaklaşarak geldi. Beni büyük görüyorsunuz belki ama ben de insanım. Hata yapabilirim.”

‘EVET BİR HATAM VAR’

Daha önce Yıldırım Demirören ile daha önce de görüştüm. Ben Beşiktaş’ta görevdeyim. Ben seni martta bekliyorum, dedi. Haziranda görevim bitince sıcak bakabilirim dedim. Kulübün de o zaman benimle ilgili bir tasarrufu yoktu. Siz benim kulüpteki geleceğimi benden iyi biliyorsunuz. Kulüp ne demişti. 3 yıl daha devam kararı aldık demişti ama teklif gelmedi. Ben iki yılda anlaşsam aynı şeyi yapacağım. Gitsem de aynı işi yapacağım.

“BU LAFIN ALTINDA EZİLECEĞİMİ DÜŞÜNÜYORUM”

Evet bir hatam var. Martta gelmeye sıcak bakmayan bir kişi olarak haziranda gelirim dedim. O zaman martta kimi getireceğiz hocam dediler haklı olarak. E kulüp var dedim. Daha sonra o maddeyi öğrendik. TFF’nin kulüpten izin almasına gerek yok diye. Giderken bu lafın altında hep ezileceğimi düşünüyorum. Evet ben gitmemeliyim tamam ama martta o maçlara kim çıkacak? Benim en içime sinen iki takımı da o süreçte beraber götürmekti ama birilerine göre dikkatim dağıldı.

“SATTI DİYORSUN ARKADAŞIM”

Takımda yaşlılar oynamasın gençler oynasın. Yarışma takımında ne yapacaksınız yani? Benden bir görev bekliyor. Benim için beklemiyor, ülke için sorumluluk bekliyor. Beni değersizleştirerek ne yapmak isteniyor? Veba mı var bende? Milli Takım’a aceleyle göndermeye çalışıyorlar. Kulüp başkanı açıklıyor. İsterse görevime şimdi son verir. Kamuoyunda tartışılır ama sattı diyorsun arkadaşım. Sattı ne demek ya. Taraftarı, kulübü sattım yani? Bak bakalım şu 4 yılda benden iyi Beşiktaşlı var mı?

“BEN TOPAL ÖRDEK’İM YANİ ÖYLE Mİ?”

Hesap kitap yok bizde. Sorunlarımız başka bizim. Taraftar bunu kabul etmezmiş. Guti veya başka hoca geldiğinde o maç kaybetti mi ne olacak? Sonuçtan gidiyorsanız eğer. Burada özveri yapan benim ya kalmak için. Topal Ördek ne demek ? ABD Başkanı mıyım ben ya? Habercisiniz size yakışanı yazın ya. Ben Topal Ördek’im yani öyle mi? Görevim ne olursa olsun Beşiktaş için en iyisini yaparım ben.

“HEPİNİZİ AYNI KEFEYE KOYUYORUM”

Beşiktaş’ın itibarının zedelenmesidir bu. Onu burada yapıyorlar. Hoca zarar veriyormuş. Ne yaptım da zarar verdim ya. Beşiktaş’ın başkanına, hocasına saygısızlık kulübüm itibarını bitirir. İtibar bitti mi geri getiremezsin. Yanlış iş yaparsan düzeltemezsin. Oyuncuna, personeline, medyaya ilişkilerinde çizgin olacak. Benim yerim değil burası Beşiktaş’ın yeri. Ben sizi hep aynı kefeye koyuyorum o zaman. Sizinle bir şey paylaşamıyorum. Korku içindeyim.

“SEN GİT DEDİKLERİNDE KOVMUŞ OLMUYOR MU?”

Hocayla 3 yıl devam etme kararı aldık dediler. Teklif yoktu. Bana da sorduklarında bana öyle bir şey gelmedi dedim. Aynı soruyu en yetkiliyle konuştum. Peki bu durumda ben buradan gidersem bırakıp gitmiş olmuyor muyum. Veya sen git dediklerinde kovmuş olmuyor mu? O zaman konuşalım dedim. Konuşunca ‘hocam seninle 1 yıllığına anlaşacağım yeni şartlarım var’ dedi. Onların da haklı tarafı var. Bir kongreleri var. Onların bu teklifine karşın zor durumda kalırdım. Ama buradan ayrılacağım zaman Milli Takım’a gideceğimi sizlerle hep paylaştım.

“OYUNCUNUN MAAŞI YATMAZSA BAŞARI BEKLEMEYİN”

Beşiktaş’ta çalışırken bir değer koyuyorsun. Ama şu anda paradaki yaralanmadan çok öyle bir yaralanma yaşıyorsun ki 10 milyon’la alamazsın. Paralar belli. Parayla oynama saadet olmaz. Buraya geldiğim zamanki şartlar da belli. Bana hiçbir oyuncu para için gelmesin, oyuncuların parasını ödeyin. Eğer oyuncuların ödemeleri günü gününe verilmezse başarı beklemeyin. Gelen başarı da uzun vadeli olmaz. Önceliğim o işten menfaatlenmek. Para olunca herkes birleşiyor.

”SÖZÜMÜN ALTINDA EZİLECEĞİM”

17 sene sonra Allah bunu bize kısmet etti. Nasip işi, imtihan işi. Avrupa Şampiyonası’na katılamadın, katıl. Dünya Kupası’na katılmıştın, bir daha katıl. Dünya Kupası’nı alamadın, al. İnşallah olur. Bu akşam dua edin, kabul olur. F.Bahçe ve Kayserispor maçlarını kazansaydık, bana yöneltilen eleştiriler devam edecek miydi? Bana yazı geldi, 2 maçlığına Milli Takım’a gideceğim diye. Giderken de her zaman, daha önce söylediğim, ‘İki takımı çalıştırmaya sıcak bakmam’ sözünün altında ezileceğim.

‘BELKİ KIRILDIM DEYİP BIRAKACAK!’

Benim gitmem demek, bırakıp kaçmak demekti. Yarın başkanın gidip gitmeyeceğini biliyor musunuz? Belki ‘kırıldım’ deyip bırakacak kongrede? Varsa bir hoca getirsinler tabii ki. Hocayla devam etme kararı aldık dediler. Niyet olabilir ama bana hiç gelmedi. Onların da haklı tarafları var çünkü; bir kongre yapılacak. Bu yönetim aynen devam edebilir, etmeyebilir de.

‘HİÇBİR OYUNCU ANTRENÖRE SAYGISIZLIK YAPAMAZ’

Ben ne zaman saygıyı kaybettim. Rakip takımın oyuncusu bana saygı göstermese ben bu mesleği yapmam. Hiçbir oyuncu, hiçbir antrenöre saygısızlık yapamaz. O oyuncunun yanında durulmaz, hiçbir antrenör de yöneticiye yapamaz.

‘İLHAN MANSIZ NEDEN ARAMIZDA YOK?’

Ben gideceğim diye sahaya çıkacak oyuncu oynamayacak? Öyle mi? O zaman maç satıyor demektir. Hiçbir oyuncu, teknik heyetten birine saygısızlık yapamaz. Teknik heyet de yönetime saygısızlık yapamaz. Hocasına saygısızlık yapan birinin yanında kimse durmaz. İlhan Mansız neden bugün aramızda yok? Kim karar verdi, para pul işlerini falan bırakın! İlhan Mansız bugün neden yok, kararı kim verdi, böyledir, yönetimler karar verir.

‘SOSYAL MEDYADA BİZİ YOK ETMEK İSTEYENLER…’

Ben Milli Takım için sezon sonu için görüşürüm dedim. Çünkü burada kalacağımı hissetmiyordum. Ben yönetimle niye bilek güreşine gireyim. Ben hocayım. İstifa da etsen, görevine son verse de yönetim karar verir. İstifa etsem yönetim kabul etmezse ne olacak. Sosyal medya var. Ben varım, bir de gerçekler var. Sosyal medyada tozu dumana katıp bizi yok etmek isteyenler, önce kendileri boğulurlar.

‘HEMEN ŞIMARDI DENİYOR’

Takımı tamamen gençlere verelim. Tamam verelim. İki maç sonra düşüyor ama. Ligi taşımak kolay değil. Ondan sonra hemen şımardı deniyor. Tecrübeli oyuncular bile formsuzluk yaşıyor. Ben Beşiktaş’a işimi iyi yaparım, taraftara da beni alkışlar diye gelmedim. Ama bunları bana fazlasıyla verdiler. Beni artık çağırmasalar da o taraftar benim için gurur verici. Ama ben sokakta görüyorum, Beşiktaş taraftarı beni seviyor. Bir sıkıntım yok.

‘MİLLİ TAKIM’DA MEVCUT HOCA ARKADAŞLARLA DEVAM EDECEĞİM’

Milli Takım’da federasyon içindeki mevcut hoca arkadaşlarla devam edeceğim. Şu andaki düşüncem, Federasyon içindeki mevcut arkadaşlarla geçirmek. Bu iki maçı onlarla geçireceğim. Ondan sonraki dönem için de yeni bir yapılanma, yeni bir Milli Takım düzeni kurmak istiyorum. Ben bu takımı bıraksam, nereye gidiyorsun diye suçlu olacağım. Kaldığım zaman da suçlu oluyorum. Bana kalırsa kalmamın faydalı olacağını düşünüyorum. Desinler ki hocam yanına bu kişi gelsin onunla çalış, O da tamam. Yeter ki faydalı olsun.