SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
Fenerbahçe Başkanı Ali Koç ‘Camiaya Sesleniş’ programında çarpıcı açıklamalar yaptı

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç ‘Camiaya Sesleniş’ programında çarpıcı açıklamalar yaptı

FB TV'de yayınlanan 'Camiaya Sesleniş' programında konuşan Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, taraftarların merak ettiği son gelişmelere dair bilgiler verdi. Ersun Yanal'ın göreve gelmesinden Fenerbahçe'nin ekonomik konumuna, kadro dışı kalan ve affedilen futbolculardan transfer edilmesi gündemde olan futbolculara kadar bütün açıklamalarını 'SKOR' olarak sizlere aktardık. İşte Ali Koç'un açıklamaları...

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, FB TV’de yayınlanan “Camiaya Sesleniş” programında taraftarların merak ettiği konulara değindi.

Sarı lacivertli kulübün ekonomik durumu hakkında bilgi veren Koç, transfer konusunda da önemli açıklamalar yaptı.

Ersun Yanal’ın göreve gelmesinden, kadro dışı kalan futbolcuların affına kadar birçok konuya değinen Ali Koç, gelecekle ilgili bazı kampanyalar yapmayı planladıklarını dile getirdi.

Ali Koç’un çok konuşulacak açıklamaları ‘SKOR’ farkıyla sizlerle…

“Öncelikle herkesin yeni yılını kutlamak istiyorum. Sağlıklı, başarılı, mutlu, huzurlu bir yıl diliyorum hem ülkemize hem camiamıza. Sarı lacivert başarıların bol olduğu bir 2019 olsun. İyiliklerin güzelliklerin arttığı bir yıl olsun. Youtube kanalımızda program öncesinde perde arkası yayını yaptık. Bunu da geliştirerek devam etmek istiyoruz. Bu yayın dönemiyle birlikte Youtube kanalımızı d aktif şekilde kullanacağız. Hiçbir yerde olmayan görüntüleri burada kullandık devre arası kampında. Bir haftada iki haftada sayımız baya arttı. Belki de transferlerimizi de ilk olarak Youtube kanalımızdan açıklayacağız. Göz içi arpacığım çıktığı için programı erteledik. Bunun için tekrar özür dilerim.”

“Göreve geldikten sonra hemen harekete geçtik. Camiayı daha iyi anlamaya, tanımaya çalıştık. Fenerbahçe çok büyük camiaya. Müthiş bir dinamiği olan bir yer. Pek çok branşta yarışan, pek çok şirkete sahip olan bir camiaya. Bu yapıyı kavramak, finansal ve hukuki açıdan ne sıkıntılar olduğunu anlamak çok önemliydi. Dışarıdan bilmek ayrı, içeriden anlamak ayrı. Bir hasta rahatsızlığını doktora anlatır ama röntgen çektiğinizde daha fazla bilgiye vakıf oluyorsunuz. Hem hukuki hem mali açıdan iki farklı şirketle çalıştık. Bunu yaparken de ciddi bir mesai harcadık. Bu firmaların çalışmaları uzun sürüyor. Oradan çıktılarımızı da mümkün olduğu kadar camiamıza anlatmaya çalıştık”

“YARGITAY’DA BEKLEYEN DAVA ÇOK UZADI”

“Hukuki bir konuya girmemiz lazım. Şike Kumpas davasını biraz konuşmamızda fayda var. Bize bu kumpası kuran insanlara açılan davanın 8. duruşması pazartesi günü yapıldı. Ayın 14’üne kadar devam edecek. Bu davayı her aşamasını her adımını yakınen takip ediyoruz. Mümkün olduğunca taraftarımızı bilgilendirmeye çalışıyoruz. Bizim için daha da önemli olan Yargıtay’da bekleyen davamız. Bu süreç maalesef çok ama çok uzadı. Bu kadar uzamasına gerek var mıydı bilemiyorum. Fenerbahçe Spor Kulübü’nün bu işin bu kadar uzamış olmasına anlam vermekte zorlanıyorum. Sonuçta hukuka güvenmek zorundayız”

“BİZE BUNU YAŞATANLARA KARŞI DİMDİK DURACAĞIZ”

“Fenerbahçe camiası milyonlara hitap eden bir camiaya. Pek çok konuda görüş ayrılıkları olabilir. Ama bir konu var ki 7’den 70’e ortak düşündüğü nokta 3 Temmuz’da bize yapılanlar, bizim duruşumuz ve bundan sonra yapılması gerekenlerle ilgili. Bize bunu yaşatanlara karşı dimdik durduk, durmaya da devam edeceğiz. Kim olursa olsun Fenerbahçe camiasını temsil eden buna dimdik ayakta duracaktır. Bu konuda Türkiye’de ilk mücadele veren, hiç korkmadan sokaklara dökülen Fenerbahçe camiasıdır. Bugün atıp tutmak kolay. O günlerde dimdik durmak hiç kolay değildi. Neler yaşadığımızı bir biz bir Allah bilir. Hakkımızı sonuna kadar arayacağız.”

“ÜZÜLEREK SEYREDİYORUM AMA ŞAŞIRMIYORUM”

“Biri yalan söylüyor, doğruyu ispat edene kadar canınız çıkıyor. Yalana inanılıyor ama doğruyu ispat etmek zorunda kalıyorsunuz. FB TV’de yayınlanan bir programda bir cümle cımbızlanarak algı yaratmaya çalışıyorlar. Üzülerek seyrediyorum ama şaşırmıyorum da. Benim sürecimde beni FETÖ’cü yapmaya çalıştılar. Alper beyin anlatmak istediği, “Fenerbahçe camiası bu dava usulden bozulursa moralinizi bozmayın. Bunun hukuki anlamı yoktur. Tek dezavantajı dava sürecini uzatır”. Bunu anlatmaya çalışıyor Alper bey. Daha evvel de bizim davamız usulden bozuldu. Er ya da geç bu davada bizim hakkmız olan sonuç çıkacaktır. Zerre kadar şüphem yok. Çıkana kadar da takipçisi olacağız”

“ZAMAN ZAMAN HATALARIMIZ OLABİLİR”

“Şu noktayı üstüne basarak söylemek istiyorum. Bu çağda sosyal medya diye bir realite var. Samimi insanlar görüşlerini belirttikleri gibi çok maksatlı, gerçekten uzak, iftira, fitne dolu pek çok haberi yayabiliyorlar ve doğal olarak buna inananlar da çıkıyor. Biz buraya geçmişi konuşmaya, enkaz edebiyatı yapmaya gelmedik. Ancak Fenerbahçe’yi umut dolu yarınlara taşırken neyi devraldığımızı, Fenerbahçe’nin hangi durumda olduğunu anlatmak için buna önem verdik. Büyük ailenin attığı her adım, her branşında, her yöneticisi bu durumdan etkileniyor. Attığımız her adımı da o veya bu şekilde etkiler durumda. Bu konuları anlatırken geleceğe doğru da ne hedefimizden, ne umutlarımızdan vazgeçmedik. Gücümüz yettiği kadar da devam edeceğiz. Zaman zaman hatalarımız olabilir ama hatalarımızdan dönmeyi bilen insanlarız. Bugüne kadar yaptıklarımız mali, hukuki açıdan bunlar. Daha fazla değinmek istemiyorum”

“FUTBOLDA BAŞARISIZ OLDUK, DEMEK DURUMUNDAYIZ”

“Özetle başarısız olduk diyebilriz futbol için. Demek durumundayız. Ama röntgenini çekmekte fayda var. Biz buraya sürdürülebilir başarıya öncülük yapmak için geldik. Geleceği sağlam temeller üzerine inşa edilmiş Fenerbahçe için geldik. Sonuçlar ne kadar kötü olursa olsun bu hedefimiz değişmeyecektir. Felsefeden bahsediyorduk. Neydi bu felsefe. Takımı gençleştirmek. Ödenen maaşları indirmek. Öyle bir takım inşa etmek ki, gençlerden oluşan, etrafını 3-4 tane tecrübeli futbolcularla kuvvetlendirip ondan sonra da yapıyı oturtup tek tük transfer yapacağımız yapıydı. Ve hem sportif açıdan katkı sağlayacak futbolcuları bulmak, hem de sattığımızda değer sağlayacak bir yapı oluşturmak istiyorduk.”

“BARCELONA BAŞKANI COCU KONUSUNDA BENİ TEBRİK ETTİ”

“Phillip Cocu’yu seçmemizi belirleyen alt kriter 40-50 yaş arası olması, yeni bir serüvene adım atmaya hazır olması, A takımda gençleri oynatmış, bununla beraber A takım hocalığı yapmadan önce altyapı hocalığı yapmış ve bizim verebileceğimiz bütçelere uyabilecek bir hocayı takımımıza kazandırmak istiyorduk. Belki bu kararın hatalı olduğunu görüyoruz. Hollandalı hocaların Avrupa ve Türkiye’deki başarılarını daha iyi sorgulayabilirdik. Maalesef hocamız ülke ve kulüp şartlarına uymakta zorlandı. Biz ona o zamanı da verdik, arkasında da durduk. Pek çok kırılma maçımız oldu. Olumsuz sonuçlar almamıza rağmen devam ettik. Bu sene bir şampiyonluk vaad etmiyorduk. Ancak puan tablosundaki konumumuz kabul edilebilir durumda değildi ve ülke şartlarına ayak uyduramayacağını gördük ve yollarımızı ayırmaya karar verdik. Göreceksiniz ki Cocu çok büyük bir kariyer yapacak. Temmuz ayında başka bir konuda Barcelona başkanı ile görüşürken tebrik etti beni hoca seçiminden dolayı. ‘Tanıyor musunuz?’ dedim, ‘Bizim listemizdeydi ama şimdiki hocamızı seçtik’ demişti. Bizde olmadı ama ileride başarılı olacaktır. Erwin Koeman ile devam ettik akabinde. Ona da teşekkür plaketi verdik ayrılırken. Çünkü Koeman sıkıntılı bir dönemde liderliği, vazifeyi almayı kabul ettik. Ankaragücü maçından sonra soyunma odasında yanına gittim ‘Takımı antrenmana sen çıkartır mısın?’ dedim ve kabul etti. Hakikaten ‘adam gibi adam’ derler ya tam olarak öyle birisi.”

“COMOLLI’NİN İŞLERİ HAFİFLEDİ”

“Ersun hocayı getirdik diye eleştiriliyorduk ama iyi ki getirdik. Sadece saha içinde değil saha dışında da psikolojik açıdan canlanmaya, enerji vermeye ihtiyaç vardı ve Ersun hoca bunu çok iyi yapıyor. Kısa zamanda apayrı bir hava geldi. İnanıyorum ki ligin ikinci yarısında Fenerbahçemize yakışan oyun anlayışı olacak. Bununla beraber Volkan Ballı’yı idari menajer olarak geri getirdik. Onu zaten herkes bilir. Fenerbahçeliliği ve bu konudaki tecrübeleri engindir. Bununla da yetinmedik. Yönetim kurulumuzdan da Selahattin Baki beyi bu işlere bakmak üzere atadık. Kendisi Sheffield United kulübünde yöneticilik yapmıştır. Tamamen tribün çocuğudur. Çitin iki tarafında da bulunmuştur. Böylece Damien Comolli’nin işleri de hafifledi. Samandıra yönetiminde yoğun değişikliklerle yükler paylaşılmış oldu. Comolli’nin yetkileri elinden alındı falan yok böyle bir şey. Patron Comolli’dir ama onun tek işi A takım değildir. Geleceği inşa etmektir. Altyapı, tesisler ve birçok konuda manevra alanı artmıştır. Zaman zaman kendisine kızdığım konuşuldu. O da her zaman geride olmayı tercih etmişti. Ancak Ersun hocanın gelmesiyle böyle bir şeye de ihtiyaç yok. Sportif Direktör kimse futbolun CEO’su da oldur”

“TARAFTARLARIMIZ TRANSFERDE BOMBA BEKLİYOR ANCAK…”

“Taraftarımız transferde bomba bekliyor ancak ipuçları vereceğiz bu akşam. Hiçbir transfer bitmeden söyleyemeyiz. En iyi iş de bitmiş iştir. Transfer ettiğimiz oyunculardan beklediğimiz verimi alamadığımızı ama bu imkanlarla bu şartlarla nasıl aldınız diye alkışlandığımızı unutmayalım. Ama ne hikmetse yaptığımız yatırımların meyvesini alamadık ve bugünkü tabloyla karşı karşıya kaldık. Kısa vadeli ihtiyaçları karşılamak için, yüksek faizli borçları makul seviyeye indirmek için yarattığımız yeni kaynaktan 115 milyon Euro’luk kaynaktan bir kuruşunu transfere harcamadık. İstemez miydik 40-50-60 milyon Euro transfere harcayalım. Ama bu anlayışla zaten bugünlere geldik. FFP’den dolayı istesek de ayıramazdık. O günün imkanları çerçevesinde bazı transferler yaptık. Zaten FFP’yi yok sayıp, mali durumu göz ardı edip, taze paramız var deyip transfere harcamak Fenerbahçe’ye ihanet olurdu. Transfer politikası çerçevesinde bir kuruş yaratılan kaynaktan para harcamadan sattığımız 3 oyuncudan gelen gelirle transferlerimizi yaptık.”

“BU FORMANIN İÇİNE SENİ BENİ KOY DAHA FAZLA GOL ATAR”

“Sow Fransa gol kralı olarak geldi 10 milyon Euro’ya. Bugün getirin bakalım kaça geliyor. Guize 14 milyon Euro’ya gelmişti bugün kaça alabilrisiniz La Liga gol kralını? Biz de isterdik tribünlere oynamayı. Ama uzun vadede sağlıklı bir hale getirmek amacımız. Sezon sonunda 14 futbolcunun sözleşmesi bitiyor. Bu avantaj da olabilir, dezavantaj da olabilir. Şartlar ne olursa olsun 17 hafta sonunda 17. sırada bitirmek. Attığımız gol sayısı, aldığımız puan sayısı ben ve arkadaşlarımdır. Bu yüzden mahcubuz. Öz eleştiri yapmak lazım ve gerekli müdahaleleri yapıyoruz. Yaptığımız yanlışlar da var, elimizde olmayan konular da var. Ne yapsalar olmuyor diyen de var. Ama bir şey var ki sezon başında en kötü senaryoyu çizin deseler kimse bu senaryoyu çizmezdi. Bu formanın içine seni beni koy daha fazla gol atar, daha fazla puan alır. Slimani gibi bir oyuncunun şutlarının kaleyi bulmaması anlatılacak gibi değil. Bu kara bulutlar da üzerimizden dağılır”

“İNSAN BAZEN KENDİNİ BOĞULMUŞ GİBİ HİSSEDİYOR”

“Bu kadar kötü oynamamıza rağmen önemli istatistiklerde zirvede yer alıyoruz. En az gol fırsatı verip en çok gol yiyen takımlardan biriyiz. Ama sonuç ortada. Sonuçtan dolayı da son derece mahcubuz. İnsan bazen kendini boğulmuş gibi hissediyor. Kafamda dert olmasın diyorsunuz ama görüyorsunuz ki bir şanssızlık mı, beceriksizlik mi, uğursuzluk mu, üzerimizde bir şey var. Antalyaspor maçında tek kale oynadık. Bazı pozisyonlarda kaçırmak da zor. İnşallah Ersun hocayla bu engelleri aşacağız. Kaybedilmiş sezonu ciddi anlamda kazanca çevirebiliriz.”

BARIŞ ALICI, OZAN TUFAN, YİĞİTHAN GÜVELİ…

“Barış Alıcı Fenerbahçe’ye yıllarca hizmet edecek oyuncumuz. Ama doğru kıvama gelebilmesi için oynaması gerekiyordu. Hem güçlenmesi hem oynaması için takas karşılığı Malatya’ya verdik yarım sezon. Bonservisini vermedik ve maaşı karşılığı kiraladık. Anladığım kadarıyla Erol Bulut hocanın da ilgisini çeken bir oyuncu. Ozan Tufan, özel bir vaka. Özel bir yetenek. Zaman zaman kilo alıp verse de inanılmaz bir fizik gücü var. Genç yaşta ileri noktalara geldi. Türkiye’de oyunculara abiler, mentörler, psikologlar gerekiyor. Fenerbahçe’de bekleneni veremedi. Ben ve Semih Özsoy sezon başında ilk gün kampa gittiğimizde ilk gelen oyuncu Ozan Tufan’dı. Özel hoca tutmuş, 8 kilo vermiş, inanılmaz fit. En büyük transferimz sensin dedik ama olmadı. Sergen hoca seni çok istiyor, bir dahaki kamp döneminde aklını başına topla, Allah’ın sana verdiği yeteneklerin kıymetini bil dedim. İnşallah öyle olacak. Yiğithan da iyi oynadığı maçta sakatlandı. Malatya’ya satın alma opsiyonuyla yolladık. Umarım bol bol oynar ve bir gün Fenerbahçe’ye geri döner.”

“AATIF İÇİN RİZESPOR İLE ANLAŞTIK AMA…”

“Bu tabloda bütün oyuncularımız var. Bu kadroda son yılı olan oyunculara baktığımızda 11 tanesi son yılında. Aatif Chahechouhe’yu affettik. Diğer oyuncularla olduğu gibi. Kendisini isteyen kulüpler var. Rizespor’a gitmesini uygun gördük. Anlaştık ama ne yazık ki Aatif Rizespor ile henüz anlaşamadı. O yüzden hala bizde ancak en kısa zamanda anlaşmasını bekliyoruz.  Şener Özbayraklı’yı biz kimseye vermedik, teklif etmedik. İnşallah onunla da sözleşme yenileyeceğiz. Martin Skrtel ile de aynı şekilde. Diğer oyuncularla da tek tek görüşeceğiz.”

“TRANSFERDE VERECEK HABERİMİZ VAR AMA…”

“Hocamı Ayew’in kalmasını istiyor. Opsiyonunu almamız söz konusu değil ama kalması için uğraşacağız. Bu devre arasında transferini hedeflediğimiz pozisyonlar morla gösteriliyor. Kiralama modeli üzerine odaklanıyorsanız herkes elindeki malı son dakikaya kadar tutmak istiyor. Burada gördüğünüz 5 pozisyonun en az 3’üne, mümkünse de dördüne oyuncu transfer etmek için görüşmelerimiz sürüyor. Buraya baktığımızda Sadık Çiftpınar’ı transfer ettik. Hocamız da çok istiyordu. Karı koca çok iyi Fenerbahçeliler. Aslında transferde verebilecek haberimiz var ama iş bitmeden bu açıklamaları yapmayacağız. Hocamızla mutabık kaldığımız noktalar bunlar. Ersun hocanın önceliği orta sahayı güçlendirmek. Jailson’dan çok memnun hocamız. Dayanıklılık konusunda inanılmaz güçlü çıktı.”

“CEBRAİL AKBULUT’U SEZON SONUNA KADAR KADROMUZA DAHİL ETTİK”

“Cebrail Akbulut U21 takımımızda oynuyordu. Slovakya ile milli takımın yaptığı maçta hocamız çok beğendi ve Cebrail’i değerlendirmek için kadroya alınmasını rica etti ve aldık. Erten Ersu’ya parantez açmak istiyorum. Talihsiz şekilde sakatlandı. Almanya’da ameliyat oldu. Onun kontratı 2019’da bitiyor. Ama onun tedavi süreci 6 ay sürecek. Biz kendisini yalnız bırakmayacağız. Bizim futbolcumuz olarak tedavisini görecek.”

“TOLGA CİĞERCİ DÖNERSE ÖRNEK BİR HİKAYEYE İMZA ATACAĞIZ”

“Tolga Ciğerci şu ana kadar bir kuruş para ödemediğimiz bir oyuncu, iyileşene kadar da ödemeyeceğiz. Böyle sakatlıklarda ya kariyeri bitiyor, ya da sahaya dönüyor. Biz kulüp olarak yanında durduk. Hiçbir maliyeti olmadı. Ama sahaya dönerse çok örnek bir hikayeye imza atacağız. Ve futbola dönmesini bekliyoruz. Çok iyi bir altyapısı var. Çok azimli, çok güçlü. Şu haliyle bile pek çok aktif oyuncudan idman yapıyor. Aylardır havuz içinde çalışmalar yapıyor. Bir an evvel topun ayağına değmesi gerekiyor. Bugün tenkit edenler inşallah Fenerbahçe hiçbir mali risk almadan adım attı diyecek”

“TRANSFER HEDEFİMİZDE BİR GRAM DEĞİŞİKLİK OLMADI”

“Önemli olan ortalama yaşın 24-25’e gelmesi Daum döneminde başarılı olduğumuz gibi bel kemiğini genç oyunculardan, etrafını da tecrübeli oyunculardan oluşturmak hedefimiz. Hedefimizde bir gram değişiklik olmamıştır. Bu transfer döneminde 30-31 yaşında oyuncular da olabilir ama Barış, Ferdi, Jailson, Berke en son Sadık hep bu anlayışın uzantılarıdır. Son 6 ayda pek çok genç oyuncumuzla profesyonel sözleşme imzaladık. Bunu ben geleceğin tohumları olarak görüyorum. Bu 10 oyuncunun 3’ü 4’ü transfer olabilse yine katkı vermiş olur. Gençliğin önünü açma eğilim, konuşmaları yaklaşımları var. Bir senedir Türk futbolunun böyle devam edemeyeceğini ifade ediyordum. Görüyoruz ki herkes bizim noktamıza geldiler. Bazı şeyleri mecburen, bazı şeyleri tercihen yaparsınız. Hem Fenerbahçe, hem Türk futbolu bu değişikliği yapmak mecburiyetinde”

“TAKIMLARINDAN AYRILMAK İSTEYEN OYUNCULARIN DAHİL OLMASI MÜMKÜNDÜR”

“Fenerbahçe her daim cazibe merkezi olmuştur. Türk oyuncuların gelmek istemesi son derece normal. Yükümlülüklerimizi minimum aksatmalarla yerine getirmek için çalışıyoruz. Yönetimin işi takımın başarılı olacağı şartları oluşturmak. Biz bu kadar uğraşıp çalışırken onların performanslarının bir şekilde bu noktada tutması insanın gücüne de gitmiyor değil. Ama bu bir takım işidir. Hepimiz bu tablodan sorumluyuz. Takımlarından ayrılmak isteyen oyuncuların dahil olması mümkündür. Birden çok alternatiflerle devam etmek zorundayız.”

“VOLKAN DEMİREL KENDİSİNE YAKIŞANI YAPTI, BUNU YAPARKEN DE TENKİT EDİLDİ”

“Kadro dışı kalan oyuncuların ciddiyet eksikliği vardı. Ersun hocamız geldi, kendisine sorduk. ‘Hocam durum budur, arzu ettiğin takdirde istediğin şekilde ilerleyebiliriz’ dedik. O da Ozan’ın Alanyaspor’a gitmesinin uygun olduğunu, diğer 3 oyuncuyu da görmek istediğini ifade ettik. Bu doğrultuda kampa yolladık. Volkan konusu biraz daha farklı. Volkan konusunda olması gerekenleri adım adım ifade ettim. Söz konusu Fenerbahçe menfaatleriyse inatlaşmak bizde olmaz. Buna rağmen kendisi tarafından bir adım atılmadı. Üzüldüğünü de biliyordum, ben de üzülüyordum. Ersun hocamız geldikten sonra Volkan takıma geri dönmek istediğini söyledi. Hocamızla görüştü, mesaj yolladı. Hocamız da ben de uygun gördük. Ama neler yapması gerektiği ortadaydı. Bunları yaptığı zaman dönmesinde hiçbir sakınca olmayacaktı. Kendisiyle yaptığımız görüşmede niyetini, olanlardan rahatsız olduğunu hissettik. Ve Volkan yolu biliyorsun, yaptığın takdirde sana kapımız açık. Kendisi de kendisine yakışanı yaptı. Bunu yaparken de tenkit edildik.”

“AĞZINLA KUŞ TUTSAN YARANAMIYORSUN”

“Gözünün üstünde kaşın konumu var. Volkan ‘Ne yapayım?’ dedi, ‘Yazılı bir şey yapayım m?’ dedi. Samimi olmaz biz sana yazdırmışız gibi olur dedik. Açıklama yapacağını da kendi hesabından açıkladı. Ve Volkan açıklamayı yaparken kendi özgürlük alanıydı. O açıklamaya göre kalıp kalmayacağı belli olacaktı. Açıklamayı da idman sahasında yapmak istedi. Hava şartları ağır olduğu için apar topar kafetaryanın içine alındı. Art niyetli insanlar bunu pişirerek sundular. Oradaki medya mensupları duyarlı yaklaşırken orada olmayan medya mensupları işi polemiğe çevirdi. Bizim kurduğumuz bir ortamda yapsak bu kez tiyatroya bak diyeceklerdi. Ağzınla kuş tutsan yaranamıyorsun. Volkan’ı biz cezalandırınca iyi yapmışsınız diyenler de oldu, bu yapılır mı diyenler de oldu. Volkan’ın bundan sonra takıma dönmesi faydalı olacaktır. Ondan beklentilerimizi kendisi çok iyi biliyor.”

“ERSUN YANAL’I KAMUOYU TATMİN OLSUN DİYE GETİRMEDİK”

“Cocu ile yaşadığımız süreçten sonra farklı bir yapılanma ihtiyacı oldu. Ama geldiğimiz noktada Cocu’ya full destek olmamıza rağmen kırılma anlarını aşamadık ve değişime gitmek zorundaydık. Bir Türk antrenör olması gerekiyordu. Fenerbahçe ruhunu taşıması gerekiyordu ve Ersun hoca en doğru insandı. Ersun hoca defterini kapatın derken şunu da söyledim. En son şampiyonluğuımuzda oynattığı futbol, keyif almamız ve belki de şampiyonluğa en rahat ulaştığımız sezon olması nedeniyle sahadaki performansından ne kadar keyif aldığımızı söyleyen de bendim. Konu saha içi değildi, başka konulardı. Ersun hocanın hocalığını ya da futbolunun beğenmemem değildi. Başka hususlar vardı. Erwin Koeman ile bir müddet devam ettik. O arada Semih beyin liderliğinde hocamızla ilk görüşmeler yapıldı. Sonra sürece ben de dahil oldum. Kendisiyle oturduk konuştuk. Bu öyle hocam aman gel imzalayalım değildi. Bir hafta boyunca istişare ettik. Ve gördük ki pek çok konuda aynı sayfadayız. Şahsen çok memnun oldum. Bu süreci başlattığı için de Semih Özsoy’a teşekkür etmek istiyorum. Sahadan çok saha dışında bu takımın ayağa kalkması gerekiyordu. Kendi özgüvenlerinin gelmesi gerekiyordu. Yedinci, sekizinci haftadan sonra müthiş bir özgüven kaybına neden oldu aldığımız sonuçlar. Kamuoyu tatmin olsun diye yapmadık”

“ERSUN YANAL FENERBAHÇE’YE UZUN YILLAR HİZMET ETMELİ”

“Ersun hocanın genç oyunculara verdiği değer, iletişimdeki başarısı Fenerbahçe’ye çok faydalı olacak. Dördüncü yıldızı takmalı ve Fenerbahçe’ye uzun yıllar hizmet etmeli diye dua ediyorum. Bu aralar mutluluğa ihtiyacımız var. Tekrar mahcubiyetimi dile getirmek istiyorum. Takviye yapalım, yapmayalım hak ettiğimiz yerlere en kısa sürede gelelim. Ben çok ümitliyim. Zaman zaman boğuluyoruz gibi bıkkınlık geliyor ama hiçbir şekilde ne motivasyonda, ne şevkte kaybımız yok. Tam tersi içinde bulunduğumuz durum beni ve arkadaşlarımızı kamçılıyor”

“UTANARAK SÖYLÜYORUM TESİSLERİMİZ BİZE YAKIŞMIYOR”

“Bizim yapmak istediklerimiz bugünden yarına meyve veren konular değil. İki sene sonra ilerleme olmazsa gelin bizi tenkit edin. Altyapıda yeni bir kadro kurduk. Barcelona’da eğitim almış David Baia’yı getirdik. Gençlerle de çok iyi anlaşıyor. Altyapıda şöyle bir sorunumuz var. Utanarak söylüyorum. Mevcut durumdaki tesislerimiz Fenerbahçe markasına yakışır paralellikte değil. Bu bağlamda bizden önceki yönetimimizin devletimize başvurduğu üniversite için bir arazi var. Biz o başvuruyu altyapı olarak değiştirebilir miyiz diye başvurduk. Benim hayalim A takımla birlikte altyapıların olacağı bir tesis. Gerekli mali durumu, iş adamlarıyla birlikte bulmaya söz veriyorum. Yeter ki bize araziyi versinler. Avrupa’da altyapıya en az yatırım yapan ülkeyiz. Bu dönem içerisinde camiamıza kazandırmak istiyorum. Yeter ki devletimiz bize tahsis etsin bu araziyi. Bizden evvel ki yönetim kurulumuzun araziyle ilgili başvuruları var ama üniversite için. Biz bunu altyapı için yaptık. A takımın scouting konusunda bölgesel yapılanmada geç kaldık ama işler istediğimiz gibi ilerliyor diyebiliriz. Balkanlarda, Portekiz ya da Almanya’da bir takımımız olması lazım. Geçen gün Hagi’nin lafı var ‘2 milyon Euro maaş verilebiliyorsa kriz yoktur’ diye doğru söylüyor. Pilot takım hayalimiz devam ediyor ama orta ve uzun vadeli proje.”

“FENERBAHÇE BEKO, TÜRKİYE’NİN GURURUDUR”

“Fenerbaheçe Beko, Türkiye’nin gururudur. 30 milyon Euro bütçeli bir erkek basketbol takımımız var. Dünyanın en fazla etkileşim alan Twitter hesapları arasında basketbol takımımızın hesabı yer alıyor. Fenerbahçe, LA Lakers’tan sonra ikinci en çok etkileşim alan takım. Instagram olarak baktığımızda, Fenerbahçe sekizinci. Tekrar haritaya baktığınızda dünyada ABD dışında tek takım. Fenerbahçe’nin global marka olma konusunda, global sponsorları kendine çekme potansiyeli açısından bu haritayı çok önemsiyorum. Yuvarlakların büyüklüğü o ülkelerdeki yoğunluığu gösteriyor. Fenerbahçe Beko takımını takip eden insanların yoğunluğunu ve dünyanın neresinde olduğunu gösteriyor. Çin, Brezilya, ABD, Fas ve en çok bu ülkelerden Fenerbahçe Beko takip ediliyor. Bu Fenerbahçe’nin Çin’den, Kore’den sponsor çekme açısından çok önemli bir slayt. F4’te yer alması beklenen takımlar arasındaki bütün genel menajerlere “Kim F4’te yer alır?” diye soruyorlar Fenerbahçe Beko, Real Madrid ile zirvede yer alıyor.”

“TARAFTARIMIZ BELKİ KIZACAK AMA BİR ŞEY İSTİYORUM…”

“Biz bütçeleri küçültmüyoruz. Obradovic başka yere gidecek deniyor ama böyle bir şey söz konusu değil. Zaten bir sene daha sözleşmesi var. O bizimle devam etmek istediği sürece ne yapıp ne edip bu bütçeleri sağlayacağız. Bunun tartışılacak bir yanı yok. Büyük konuşmamak lazım ama devam ettirmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Bazı taraftarlarımız belki bana kızacaklar. Ama söylemek istiyorum. Real Madrid maçında yurt dışındaydım. Bunu söylerken de yanlış anlaşılmamak için kelimeleri cımbızla seçmek istiyorum. Çok iyi seyircimiz var. Ama sanki biraz daha işler kötü giderken rica ediyorum geriye düştüğümüz zaman esas takıma motivasyon vermemiz lazım. Esas itici güç olacaksak takım gerideyken olmamız lazım. Real Madrid maçında öne geçince salon ayağa kalktı yer yerinden oynadı. Taraftarlarımızdan rica ediyorum takım geriye düştüğünde de benzer desteği vermemiz gerekiyor.”

“HERHANGİ BİR HİBE SÖZ KONUSU DEĞİL”

“Biz Fenerbahçe olarak TFF ve TBB arasındaki anlaşmayı destekliyoruz. Ancak projenin detayları kesinleşmediği için fazla yorumda bulunamayacağım. doğru bir istikamette doğru bir yatırım. Bu önemli bir adım. Ama kalıcı bir çözüm ve sürdürülebilir bir ortam yaratılması için doğru dizayn edilmesi lazım. Sorunun kök nedeni anlaşılmalı. Biz nasıl bu noktaya geldik? Bugünkü sorun borçların yeniden yapılandırılması. Herhangi bir hibe söz konusu değil. Pek çok sektörde müşterilerimizin kredilerini yeniden yapılandırıyoruz. Vadeleri uzatıyoruz. Gerektiği takdirde maliyetleri de ona göre yapılandırıyoruz. Bu başka sektörlere yapılırken futbola da yapılması çok doğal. Bununla beraber bu şartlar sağlandığı takdirde rekabet kısıtlaması olabilir. Bilanço sınırlamaları olabilir, gelir-gider sınırlamaları olabilir. Altyapılara verilecek teşvikler olabilir. UEFA ile yapılacak görüşmelerle de dizayn edilecektir. Gelirlerin giderlerden fazla olması lazım ki bu krediler ödensin.”

“2011’DEN SONRA BİNDİĞİMİZ DALI KESTİK”

“Fenerbahçe’ye yakıştırmalar yapılıyor. Devletimize 1 milyar TL vergi ödemiş bir kulübüz. Bu iddiaları ortaya atan kulüplerin vergilerinin ne kadarı affedilmiş bakılması gerek. Stadını ve basketbol salonunu kendi imkanlarıyla yapan tek kulübüz. Devletimiz pek çok kulübe stat hediye etmektedir. Bununla birlikte benzer boyutlarda finansal sorunlar yaşıyoruz. Ama unutulmamalıdır ki 2011 yılında Fenerbahçe 5 branşta şampiyon olunca rakiplerinin hem finansal hem sportif açıdan fersah fersah önündeydi. FETÖ kumpası oldu ve eşi benzeri olmayan şekilde kulübümüzün hakları gasp edildi. O süreçten sonra hatalar yaptık, yanlış yatırımlar yaptık. Bindiğimiz dalı kestik ama FETÖ’nün saldırına rağmen benzer durumdayız diğer kulüplerle belki de daha iyi durumdayız. Bize bu çamuru atanların 10 kere düşünmesi gerekiyor.”

“30 MİLYON EURO ZARAR LİMİTİMİZ VARDI 90 MİLYON EURO GERİDEYİZ”

“FFP’de ne durumdayız? Fenerbahçe Spor Kulübü hesaplara uymadığı için uzlaşmaya gitmek zorunda kaldı. Uzlaşmanın 2 ayağı var. En önemlisi aldığın kadar satabilmen. Dört yıllık anlaşma sonunda 30 milyon Euro zarar limitiniz var. Biz üçüncü yılı bitirdik, dördüncü yıla gireceğiz. Bugün itibariyle 90 milyon Euro gerideyiz. O limitlerde kalabilmemiz için 60 milyon Euro kâr etmemiz gerekiyor. Önümüzdeki sezon cezalandırılacaksak sadece yerel lige bakmak zorundayız. O yüzden daha fazla yatırım yapmak durumundayız. Size verilen limiti aştığınızda oyuncu alsanız dahil Avrupa’ya yazdıramıyorsunuz. Bu da bir yatırım yaklaşımı. Avrupa’da oynatmayacağım ama Türkiye ligini domine edeceğim. 31 Ocak ve diğer toplantılarla bu netleşecektir. Geldiğimiz noktada denk hesap konusunda vahim durumdayız. Ama velakin, bu size anlatacaklarımız çok önemli. Ana hissedar dernek belli bir rakam koydu, 17 bin kişi yüzde 100 katılım yaptı. Sermaye artışındaki para gelir olarak UEFA tarafından kaydedilebilir mi bilmiyoruz. İlk intibamız 3’te 2’si sermaye artırımı benden geldiği için saymayabilirler ama 17 bin kişiyi sayabilirler. Ama bu ilk defa oluyor. Bu sadece beyin fırtınasından çıkanlar. Biz derneğin de yaptığını sayın diyoruz 33 bin kişiyi temsil ediyor. Bir kişi yapmış olsa da tek başına söz sahip değil. Bakacağız saydırabilecek miyiz diye.”

“FENERBAHÇE’NİN İHTİYACI OLAN KAYNAKLAR İÇİN KAMPANYA BAŞLATACAĞIZ”

“Aydan aya değişiyor ama 75 ile 100 milyon Euro açığımız var. Bugün 3 milyar TL borcumuz var. Her sene de çarkları döndürebilmek için 1 milyar TL’ye ihtiyacımız var. O yüzden bunu bir seferberlik haline getirmeliyiz. Bir kampanya dizayn ettik. Sonuçlar iyi gitseydi de göğsümü gere gere camiadan talepte bulunabilseydim. Kendi elimden geldiği kadar katkı sağlamaya çalıştım. Ama bunu hep beraber çevirebiliriz. Bu kampanya nedir? Ayda 5 lira 10 lira verebilecek insanlardan tutun 1 seferliğe mahsus ne kadar verebilecek varsa Fenerbahçe’nin ihtiyacı olan kaynaklar için kampanya başlatacağız. Düğmeye basmaya yakınız. Keşke Ağustos’taki coşku olsa işimiz daha kolay olurdu ama yarım sezonluk sonuçlarla Fenerbahçe için yapılanları gözardı etmeyelim. Son yaptığımız görüşmeler çerçevesinde sermaye arttırımından da öte taraftarların yapacağı kampanyayı UEFA’nın gelir olarak kabul edebilir. En azından FFP sıkıntısından Fenerbahçe’yi çıkarmaya sahibiz. İnşallah hayallerimiz gerçekleşir”

“BU İNSANLAR DEĞİŞMEYECEKTİR, TARAFTARLARIMIZ UYANIK OLSUNLAR”

“Söz konusu Fenerbahçe olunca inanılmaz çarklar dönmeye başlıyor. Taraftarlarımıza sesleniyorum. Siz daha objektif, gönülden bakacaksınız. Bugün Fenerbahçe olur, yarın başka bir şey olur ama çoğu zaman kandırılıyoruz. İki yönetici kavga etti diye bir muhabir kendi kanalında konuştu. O hafta divan kurulumuz var. FB TV’de canlı yayınlanıyor. Adam akşam televizyonda ‘o kadar kavgalılar ki toplantıya bile katılmadılar’ diyor. Ama bunu tartışırken televizyonlarında o iki kişi yan yana oturduğu gösteriliyor. Adamın haberi bile yok. İnsanlar uyanık olsunlar diye söylüyorum. Bu insanlar değişmeyecektir. Bir televizyon kanalında Cocu bizden ayrıldıktan sonra iki gün boyunca reklamlarda ‘Cocu ile görüştük, Ali Koç hakkında ne düşünüyor’ diye işlediler. Programın son yarım saatine bırakıyorlar ne dedi diye. Program saati geliyor bir şeyler gösteriyorlar. Ne röportaj var ne bir şey. Sanki röportaj yapmış gibi soruları ekranda veriyorlar. Bundan iki üç gün sonra Cocu ile toplantım vardı. Cocu’yu golf oynarken görmüşler yediği yemekten ödediği hesaba kadar yazmışlar. İnandırıcı olmak için saatleri de vermişler. Cocu’ya ne güzel cevaplar vermişsin dedim. Neye cevap vermişim dedi. Benim yanıma bir adam geldi fotoğraf çektirmek istedi çekti gitti röportaj yapmadım dedi. Allah’tan kötü şeyler yazmamışlar. Ben kimseyle konuşmadım dedi bana Cocu. Böyle bir spor medyasıyla iç içeyiz. Hangi birine cevap verelim?”

“DİLİMDE TÜY BİTTİ ANLATAMIYORUM, SİYASETLE İLİŞKİM YOK”

“İş hayatındaki konumum, TÜSİAD’daki konumum ve Fenerbahçe Başkanı olarak benim içinde bulunduğum ortamda siyasetle, bürokrasiyle, sivil toplum kuruluşlarıyla görüşmemden doğal bir şey olamaz. Tüzüğümüze baktığımızda kulübün manevi ve tüzel kişiliğini temsil etmek, devlet teşkilatıyla iletişimde olmak ana görevlerimden birisi. Bu tür görüşmeleri siyasete bağlamak art niyetlilik. Bugün Ekrem İmamoğlu kulübümüzü ziyaret etti. Dün de Galatasaray’a gitti. Bunda anormal bir şey göremiyorum. İlçe aday adayları da görüşmek istiyor. Söz konusu Fenerbahçe olunca millet yaygarayı koparıyor. Bu tek kelimeyle art niyetlilik. Benim kampanyam boyunca da bunu işlediler. Yaratmak istedikleri intiba benim Fenerbahçe üzerinden siyasete gireceğim. Dilimde tüy bitti anlatamıyorum. Çok fazla intiba edildiğini sanmıyorum  ama ister istemez hikaye yaratanlar oluyor. Dolayısıyla her türlü partiden, her türlü görüşten insanlarla bu konuda muhattap oluyoruz, dostluklarımız var. Fenerbahçe’yi siyasete sokmam. Cumhurbaşkanımıza ziyaretim oldu. Biraz gecikti. Takvimleri uyduramadık. Türk sporunda yeri önemli. Spora büyük yatırımlar yaptı. Seçimden sonra beni de tebrik etti. Fenerbahçe üzerine sohbet yaptık. Bugün cumhurbaşkanımız olur, yarın başka partinin lideri olur. Biz ne yapıyorsak ortada. Bu yüzden art niyetli zihniyete de itibar edilmemesini rica ediyorum”