SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Spor yazarları Fenerbahçe Erzurumspor maçı için ne dedi?

Spor Toto Süper Lig’de 16. haftanın kapanış maçında Fenerbahçe ile Büyükşehir Belediye Erzurumspor, Kadıköy’de bir araya geldi. 2-2 berabere biten Fenerbahjçe-Erzurumspor maçını spor yazarları yorumladı.

Fenerbahçe’nin kalitesi bu kadar - Uğur Meleke (Hürriyet) 3-4 yıl önceydi. Yakıt almak için Kızıltoprak’taki benzinciye girdim, takım elbiseli bir abi kan-ter içinde yanıma yaklaştı ve “Affedersiniz Uğur Bey” dedi. “Ben Akhisarspor takımını Saracoğlu Stadı’na götürmeye çalışıyorum ancak yolu bulamıyorum. Muhtemelen siz de stada gidiyorsunuzdur, rica etsek sizi takip edebilir miyiz?” Dün ilk devredeki Erzurumspor’u izleyince o Akhisar takımı geldi aklıma. Herhalde Erzurumlular Kadıköy’ün yolunu bulamadı ve yoldan çevirdikleri birkaç genç adama formaları giydirip maça çıkardılar dedim içimden(!).
Dünkü maçın ilk yarım saatinde pas sayısı 253’e 33, Fenerbahçe’nin topla oynama oranı yüzde 79’du. İlk 30 dakikada Taylan 2, Sunu 4, Erhan 5 kez buluştular topla. Özdilek, devre arasında yaptığı oyuncu ve anlayış değişikliğiyle takımını maça ortak etti ve 1 puanı çıkardılar Kadıköy’den. Dünkü ilk 45 dakikayı Fenerbahçe’deki arzu değişimiyle de ilişkilendirebiliriz sanırım: Aziz Yıldırım’ın egosantrik uygulamalarıyla bitirdiği Fenerbahçe tribünleri, oyuna girmek için meğer Yanal’ı bekliyorlarmış. Dün basit paslarda bile oyuncularını öyle coşkuyla alkışladılar ki, Fenerbahçe’de bir özgüven değişimi oldu ilk devrede. Erzurum takımının ikinci devrede stada gelmesiyle çıplak gerçek ortaya çıktı: Ersun Yanal’ın elinde sihirli değnek yok.
Gol atamayan santrfor, top tutamayan kaleci - Serdar Ali Çelikler (Habertürk) En sonda detaylı açacağım ama Fenerbahçe'nin 17. sırada olmasının en büyük nedeni berbat ötesi transfer politikası ve futbol takımı yapılanmasıdır. Gol atamayan santrfor yapmışlar; top tutamayan kaleci yapmışlar ve şut atamayıp pas veremeyen 10 numara yapmışlar hepsini Fener'e satmışlar.. Harun büyük takım kalecisi değil ve kaleyi bulan 3 şutun 2'si gol. Slimani 3 net pozisyonda sıfır gol. Benzia'yı artık konuşmayalım.
Ersun Yanal sanırım Antalya'da Ayew-Valbuena ve Ekici'den 3'ünü birden çıkarmayacaktır. Ancak devre arasında bu takıma bir 8 numara şart. Kaleci şart. Ya Volkan affedilecek ya da bu sezonki 6. kaleci alınacak. Santrfor sorunu da muhakkak çözülmeli. Ya Soldado kazanılacak ya yeni biri getirilecek. Ama Ali Koç artık ne yapacak edecek "sokma akıl" ile ilerlemeyecek. 2 ya da 3 transfer yapacak.
Sezon başında 3 kalecisi olan Fenerbahçe'ye 2 kaleci daha satan (Berke-Harun) Barış gibi olmaması olması ihtimalinden daha yüksek bir genç oyuncu transferi yapan; bu sene Fenerbahçe'ye 3 oyuncu birden satabilen tek menajer olan Batur Altıparmak 15 yıllık kankası Comolli'yi övmüş.. Zaten bu Altıparmak ve ortağı hem Comolli'yi hem de Onur Başar'ı önerenlerdir. İşte "Sokma akıl 8 adım gitti" ve her iki isim de tırpanlandı. Harun, çalışkan bir kaleci ama yeteneği kısıtlı. Seneye Berke kaleyi direkt alabilecek bir isim değilse muhakkak kaleci transferi şart. Yok Berke'ye güveniliyorsa Volkan'la ligi bitirmek gerekir. Benzia ve hatta Slimani devre arasında gönderilebilir. Reyes-Frey ve Ayew transferleri için Comolli sorgulanmalı.. Devre arasında 2-3 transfer ve Volkan'ın dönüşü ile takım toparlanacaktır. Yeter ki Ali Bey, şıracıları da şahidi bozacıları da artık dinlemesin.
Yanal'ın işi hiç kolay değil ama başaracak! - Rüştü Reçber (Hürriyet) Yazıma öncelikle hem Ersun Yanal ve ekibine hem de Volkan Ballı’ya ‘Hayırlı olsun, tekrardan Fenerbahçe’ye hoş geldiniz’ diyerek başlayayım. Evet malum Fenerbahçe’nin içinde bulunduğu durum ortada. Bu noktada Ali Koç ve yönetimi geç de olsa bir şok dalgası yaratma adına Ersun hocayı getirdi. Bir kere şunun altını çizelim; Ersun hocanın elinde sihirli değnek yok. Kendisine sunulan kadro öyle üst düzey bir topluluk da değil. Moraller desen, o da zaten dip yapmış durumda. Anlayacağınız Ersun hocanın işi hiç de kolay değil. Tabii bunların yanında aslında en büyük avantajı, bu takımın daha kötü olma ihtimalinin olmamasıdır. Dolayısıyla Ersun hoca da takıma katacağı birikimleri ve hırsıyla hedefi ilk 8 olarak belirleyecektir.
Oldu ya 2-3 transferle belki hedef yükseltmesi de olabilir ama tabii hem bu mali şartlarda hem de bu dönemde iyi futbolcu bulmak zordur. Zaten bonservisi olmayan bir futbolcuyu bulmak, samanlıkta iğne bulmaya da eş değerdedir. Paralı bulsan, bu sefer de maliyetini nasıl karşılayacaksın? Paran olsa da harcayabilir misin? (UEFA Fair Play kuralları gereği o da izne tabi.)
Yanal başladı, Cocu bitirdi - Serkan Akcan (Fanatik) Ersun Yanal’ın gelişi Fenerbahçe’ye ilk yarıda büyük bir iştah ve 2 gol kazandırmış olabilir. Fakat ikinci yarıda Erzurumspor’un oyuncu ve plan değişimi ‘Yanal oyunu’nu bozdu. Erzurum karşısında ilk yarıda değişen nederseniz; Beklerin ısrarla sıfıra inme teşebbüsleri ve ortayı onların yapmaları forvetleri ceza sahasına daha fazla soktu. Dönen toplar için minimum 2 oyuncu ceza yayına koşu yaptı, vuramasalar bile topun Fenerbahçe’de kalmasını sağladı.
İştah ve topu geri kazanma isteği o kadar belirgindi ki, her top kaybı sonrası herkes rakibin üstündeydi. İkinci yarıda Özdilek’in Emrah Başsan ve İbrahim Akdağ hamleleri çabuk karşılık buldu. Fenerbahçe’nin iştahı yerini bol pashatasına bırakınca topu kazanma süresi uzadı. Fenerbahçe, önde basan Yanal takımından geri çekilen Cocu takımına çevrildi. İyi savunma yapmakla, savunan takım olmak birbirinden çok farklı. Reyes girdikten sonra Fenerbahçe savunan takıma dönüştü. Ersun hoca, Yanal gibi başlayıp Cocu gibi bitirmenin bedelini ödedi.
Fener’e soğuk duş! - Erman Özgür (Fanatik) Gecenin sorusu Ersun Yanal ile ilk maçta Fenerbahçe’de ne değişmişti ? Özellikle maçın ilk yarısında hissedilen istek ikinci yarıya taşınamadı. Yani bu maç özelinde Fenerbahçe’nin oyununda büyük bir farklılık yoktu. Maçın starı Bu maça özel olarak maçın yıldızını saha içinden değil kulübeden seçmek lazım. Mehmet Özdilek maçın içinde yaptıkları değişikliklerle geri dönüşün kahramanı oldu. Maçın olayı Ersun Yanal mutlaka Mehmet Topal, Ayew, Benzia, Barış, Mehmet Ekici gibi oyuncuların performansını arttıracaktır. Ancak Slimani nasıl düzelir bilemiyorum. Bu kadar kolay pozisyonlarını harcayan Slimani’nin yerine Ayew’in en önde oynaması çok uzak ihtimal değil. Kısa mesaj belki yorgunluklar üzerinden yapıldı ancak Fenerbahçe’nin kaybettiği 2 puanın en önemli sebeplerinden biri olarak oyuna giren oyuncuların katkı vermemesi de gösterilebilir.
Uçan balon - Ercan Güven / Milliyet Fenerbahçe’nin Erzurumspor karşısında nasıl oynayacağının ipuçları Ersun Yanal’ın yaptırdığı iki antrenmanda ortaya çıkmıştı zaten. Gazla!.. Malzemeyi değiştiremeyeceğine göre köpürtmek, süslemek yolunu tercih etmişti Yanal. Belki “havada” tutabilirdi. En büyük eksik neşe ve özgüvenden başlamıştı işe. Birkaç da komut vermiş olmalıydı: Isla’ya, Hasan Ali’ye “çıkın”, Valbuena’ya “serbestsin” Ayew’e hep ceza alanına gireceksin”, Mehmet Ekici’ye “kanatlara top kes” demişti besbelli… “vitesi arttırın” genel beklentisiydi Yanal’ın… Bu kadarı bile ilk yarıda Fenerbahçe’yi “özlenen” hale getirmeye yetti de arttı. 45 dakika 15 haftadır görülmemiş bir Fenerbahçe vardı sahada. Bir tek Slimani’ye yaptığı “özel terapi” işe yaramadı Yanal’ın. İmkan yok gol atamıyor adam! Atsa ilk yarı 4-0 işten bile değildi.
Peki niye sadece maçın yarısında? Siz Fenerbahçe’yi yönetenler… Bir devre de olsa sahada aynı adamların farklı oyunu vardı… Neden ligin dibine inen süreçte Fenerbahçe’nin “teknik akıllarına” toz kondurmadınız da “futbolcuların yetersizliğinden” bahseder oldunuz? Yapmasaydınız şu maçta bir gol yedikten sonra ruhen çökecek hale gelir miydi Fenerbahçe takımı, yoksa yeni hoca gazıyla galip bitirebilir miydi maçı? Demek ki, mecbur olduğunuz şeyden şikayet etmeyeceksiniz. Tercih ettiğiniz yanlıştan bir an önce kurtulmanız gerektiği gibi! Her şeyi başa bela eden, Fenerbahçe’nin kimyasını bozan Comolli’yi unutmayın, Ersun Yanal’ı da eğreti tutmayın. Başka şans kalmadı.