SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

En kötüsü alışmak…

Türkiye’de tekrar eden bir rutin var: “Oldum” derken çöküşler yaşamak.

‘Yeni ve modern statlar yapıyoruz’ derken patates tarlası üstünde futbol oynuyoruz mesela…

Kimi zaman başarı geliyor mesela ama planlı bir çalışmaya dayanmadığı için başarı dahi aleyhimize işliyor.

Plansızlığın (veya yanlış planlamanın) bir başka faturasını da bugünlerde Beşiktaş yaşıyor. Şampiyonlar Ligi’nde tarih yazan, dünya spor kamuoyuna ‘Come to Beşiktaş’ sloganını ezberleten Beşiktaş’tan, Avrupa Ligi’nin vasat grubundan çıkamayan Beşiktaş’a geçiş 1 yıl sürmüyor.

Üstelik bu Beşiktaş, ezeli rakiplerinden çok daha önce ‘Feda’larını yapıp gelmiş, nispeten çok daha rasyonel yönetilen Beşiktaş. Galatasaray, Fenerbahçe, Medipol Başakşehir gibi Türkiye’de kadrosuna önemli yatırımlar yapan takımlarımız da kötü durumda…

İki senedir şampiyonluğa oynayan Medipol Başakşehir, elemeleri geçemiyor. Galatasaray Şampiyonlar Ligi’nde kolay sayılabilecek bir gruptan üçüncülüğü güçlükle kurtarıyor. Bir tek Fenerbahçe, ligdeki durumu çok kötü olsa da, grubundan çıkmayı başarırken, o da oynadığı futbolla ilerisi için umut vermiyor.

Bütün bunların yanı sıra kulüplerimizin ekonomisi de çöküşe gidiyor.

Ne yazık ki, futbol dünyası birçok alanda üretmeyen, teknolojiye, yeniliklere adapte olamayan, kendini döneme uyduramayan genel durumun istisnası değil. Hal böyle olunca da günü kurtarmaya yönelik planlar, dönemsel iyileşmelerden ve başarılardan öteye gidemiyor.

Tabii ki hem ülkelerin hem de spor kulüplerinin inişli çıkışlı dönemleri olabilir. Ancak bu durumu daha da vahim hale getiren; günlük başarılara, plansız yönetimlere, geleceği düşünmeden hareket etmeyi normal karşılamak. Bu durumu değiştirmek için bir şey yapmamak. Kötü gidişe çeşitli bahaneler uydurmak.

Artık ülkece bir karar vermemiz lazım… Ya günlük başarılarla avunan, devamlılığı gelmeyen zaferlere sevinmeye devam edeceğiz, ya da geleceği planlayarak, gelişen teknolojiye ve değişen dünyaya adapte olarak bir program hazırlayacağız.

Yoksa gündelik tartışmalardan kurtulamayan, rakibini ötekileştiren, gün geçtikçe geriye giden, dünyanın geri kalanından uzaklaşmış, kendi yağında bile kavrulamayan bir ülke olacağız.

Üstelik bu durum sadece futbolla sınırlı değil… Türkiye’nin hemen her alanda bir plana, programa ihtiyacı var.

En kötüsü alışmak…

Yazarın Diğer Yazıları