SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
Dünya şampiyonu Vakıfbank’ın yıldızları Kelsey Robinson ve Ebrar Karakurt Sözcü SKOR’a özel açıklamalarda bulundu

Dünya şampiyonu Vakıfbank’ın yıldızları Kelsey Robinson ve Ebrar Karakurt Sözcü SKOR’a özel açıklamalarda bulundu

FIVB Dünya Kulüpler Şampiyonası'nda üst üste ikinci, toplamda üçüncü kez zafere ulaşan Vakıfbank, genç kadrosuyla olağanüstü bir zafere imza atarken takımın ABD'li yıldız oyuncusu Kelsey Robinson ve olağanüstü yeteneğinin yanında oyuna olan tutkusuyla da Türk voleybolunun yıldız adaylarından Ebrar Karakurt, Sözcü SKOR'a özel açıklamalarda bulundu.

Türk spor tarihinin en başarılı takımlarından -muhtemelen en başarılısı- Vakıfbank, üst üste ikinci toplamda da üçüncü kez FIVB Dünya Kulüpler Şampiyonası’nda zafere ulaştı. Turnuvada oynadığı beş maçta yalnızca yarı finalde Brezilya temsilcisi Praia Clube karşısında tek bir set kaybeden Vakıfbank, beşte beş yaparak zafere ulaştı.

Bu sezon genç kadrosuyla da dünyanın zirvesinde yer alan Vakıfbank’ın, ABD Milli Takımı’nın da önemli bir parçası olan 26 yaşındaki deneyimli yıldızı Kelsey Robinson ve Türk voleybolunun yakın gelecekteki süperstarları arasında yer almasına kesin gözüyle bakılan 2000 doğumlu yetenekli yıldız adayı Ebrar Karakurt Sözcü Skor’a özel açıklamalarda bulundu. Hem Kelsey hem de Ebrar, kariyer yolculuklarını anlatırken genç kızlarımıza da önemli mesajlar verdi.

KELSEY ROBINSON: ‘İSTANBUL’UN HER NOKTASINDA BAMBAŞKA BİR DÜNYA VAR’

Öncelikle tebrikler.

Teşekkürler

Nasıl hissediyorsunuz?

Voleybol oynayarak büyüdüğünüzde ve böyle bir başarı elde etmeyi hayal ettiğinizde bir rüya gibi hissettiriyor ve bunun için çok minnettarım.

Bu zaferin de çok ayrı bir yeri var sanırım.

Turnuva öncesinde Vakıfbank camiası dışında bizim kazanacağımız yönünde bir inanç yoktu ve ayrıca kadromuzda çok fazla genç oyuncu vardı. Onlara maçlarda ve antrenmanlarda yardım ederken bir yerde onların ablası gibi hissettim aslında. Bir sürü engeli aştığımız için bu daha da özel bir zafer benim için.

Vakıfbank kariyerinizde her şeyi kazandınız, sırada ne var?

Sanırım bizim hedefimiz her zaman, her şeyi kazanmak. Mücadele ettiğimiz her yeni kupa, her yeni turnuva bizim için daha iyi olmak adına bir şans. Nihai hedef olabildiğimiz kadar iyi olmak.

Peki odağınızı korumayı nasıl başarıyorsunuz?

Ben oynarken inanılmaz keyif alıyorum. Vakıfbank adına mücadele etmek de çok keyifli. Hep en üst seviyede oynamayı istemek hedefi odaklanmamı sağlıyor. Takım olarak ise bunu Giovanni sağlıyor. Giovanni Guidetti bence dünyanın en iyi koçu. Takımı en iyiye itiyor. Sen inan veya inanma o inanıyor ve senden en iyisini alıyor. Yapabileceğini düşündüğünden daha fazlasını yapıyorsun.

Sizin peki kişisel hedefiniz nedir?

Olabildiğim en iyi oyuncu olmak istiyorum. O kızı görmek ve o olmak istiyorum.

Peki hikayeniz nasıl başladı?

Aslında ilk olarak basketbol oynuyordum ve profesyonel bir basketbolcu olmak istiyordum. “Cross-training” (bir sporcunun genel atletik performansını artırması amacıyla farklı spor branşında antrenman yapması) amacıyla voleybol da oynuyordum. Ve nihayetinde voleybola aşık olmaya başladım.

Milli takımda libero olarak başladım sonra çapraza geçtim, sonra tekrar liberoya döndüm :) Bilmiyorum sırada ne var ama şimdilik bu kadar…

İlginç bir kariyer hikayeniz var. Porto Riko'da, Pekin'de, İtalya'da Conegliano'da oynadınız ve şimdi de İstanbul'dasınız. Hangi noktada İstanbul diğer şehirlerin arasında öne çıkıyor?

İstanbul'a aşığım. Bulunduğum şehirler arasında en sevdiğim şehirlerden biri diyebilirim. Pek çok farklı kültür bir arada, her mahallenin kendine has elementleri var bunları keşfetmek çok eğlenceli. Türk insanını da çok seviyorum. Nereye gitsem bir bağ kuruyorum bir arkadaş ediniyorum ve ülkeniz dışında yaşıyorsanız bu oldukça önemli.

İstanbul zor bir şehir biliyorum. Burada adapte olmakta en çok zorlandığınız şey ne oldu?

Trafik! Trafik İstanbul'un sevdiğim yanları arasında yer almıyor. Ama anlayabiliyorum İstanbul çok büyük bir metropol ve haliyle adapte olmakta çok da zorlanmadım. Dil bariyeri var elbette ancak bu beni en azından alfabe yönünde Pekin'de daha zorlamıştı.

Trafik açısından kıyaslarsak…

Pekin. Pekin ve Los Angeles daha diyebilirim.

Bir röportajınızda “en sevdiğiniz yemek” sorusuna “herhangi bir tatlı” yanıtını verdiğinizi gördüm. İstanbul'da yaşıyorsunuz :) favori Türk tatlınız nedir?

Baklava! Baklava'ya bayılıyorum yanında dondurmayla… Ama Türk mutfağının neredeyse tamamını çok seviyorum. En sevdiğim mutfaklar arasında.

Sık sık seyahat ediyorsunuz ki bu süper bir şey!

Evet. :)

Ve Instagram sayfanızda da gittiğiniz yerlerden çok hoş fotoğraflar paylaşıyorsunuz. Türkiye'de de pek çok yeri gezme fırsatı buldunuz. Unutamadığınız bir yer var mı?

Kaş!

View this post on Instagram

 

Across the universe in six days ….pps if Kas, Turkey isn't on your bucket list it should be

A post shared by Kelsey Robinson (@krobin32) on

Neden peki?

Denizde su sanki havuz suyu gibi! Masmavi… Akdeniz'de olmaya bayılıyorum. Akdeniz mutfağını da çok seviyorum. Ve bir Kaliforniya kızı olarak da deniz kenarında olmak mükemmel benim için.

Kişisel blogunuz Nom And Play'i de severek takip ediyorum. Ve İstanbul'u çok sevdiğinizi hissedebiliyorum. İstanbul'u bu kadar sevmenizi sağlayan ne oldu?

Her farklı tarafını seviyorum aslında. Bir yerde tarihi bulabiliyorsunuz, başka bir yerde bir üniversitede gençleri görüyorsunuz, gece hayatını görüyorsunuz, sonra harika yemekler yapan bir yere gidebiliyorsunuz. Nereye giderseniz gidin, ister 5 dakikalık bir yolculuk olsun ister 40 dakikalık bambaşka bir dünya ile karşılaşıyorsunuz.

En sevdiğiniz Türkçe kelime nedir?

Çok güzel!

Soyunma odasında veya kamplarda Türk müziğine de maruz kaldığınızı tahmin ediyorum. Türkçe şarkılar dinliyor musunuz?

Kızlar ne çalarsa onu dinliyorum.

Adını bildiğiniz, aklınızda kalan bir parça var mı?

İsmini bilmiyorum ama ‘Sen olsan bari' (mırıldanıyor) gibi bir şarkı vardı sanırım.

Nom And Play'da yer alan Carli Lloyd röportajınızdan bir soru aldım ve size sormak istiyorum. Dünyaya vereceğiniz ipucu ne olur?

Hmm ipucu… Sanırım üç şeye önem vererek yaşamaya çalışıyorum: Beklenti içine girmeden yaşamak, peşin hükümlü olmamak ve anın içinde olmak.

Gençlere bir mesaj vermek ister misiniz?

Elbette. Ne yaparsanız yapın, tutkuyla yapın. Hayat bu şekilde, sevdiğiniz şeyi yaptığınızda daha güzel. Sporda, okulda, sanat alanında yaptığınız şeyi tutkuyla yapın.

Tekrar tebrik ve teşekkür ederim.

Ben teşekkür ederim.

EBRAR KARAKURT: ‘KORKUSUZ OLUN VE ASLA PES ETMEYİN’

Öncelikle tebrik ederim.

Teşekkürler.

Nasıl bir duygu?

Çok gurur verici bir duygu. Bu takımın bir parçası, ilk gittiğimiz uluslararası bir turnuvada altın madalya ile dönmek çok güzel bir duygu.

Nasıl hissediyor insan şampiyonluk sonrasında?

Aslında hayatınızda değişen çok bir şey olmuyor :) Sadece Giovanni'nin de her zaman kullandığı bir şey vardır: Şampiyon olursun biter. Ertesi gün yeni hedeflerle uyanırsın. Çok başındayız sezonun. Ve dört gün sonra Eczacıbaşı Vitra ile çok önemli bir maçımız var. Aslında şampiyonluktan sonra izin alıp belki bir tatil yapmak hayalimiz ama çok önemli hedeflerimizin olduğunun farkındayız.

Kariyerinizde U23 Dünya Şampiyonluğu da var ki o da olağanüstü bir zaferdi. Genç yaşınıza rağmen çok büyük zaferlerin içinde yer aldınız. Şimdi de çok büyük bir zafer elde ettiniz. Genç oyuncularda hatta yer yer tecrübeli isimlerde bile bazen motivasyon düşüklüğü olabilir. Bu aslında çok normal. Ama sizin ve bütün takımın konsantrasyonu en üst düzeyde. Bunu nasıl sağlıyorsunuz?

Açıkçası antrenörümüz sayesinde sağladığımızı düşünüyorum. O çünkü bizden her zaman en iyimizi sahaya vermemizi bekliyor. Onun için bir şeylerin yeterli olması bile çok zor. Sen iyi gittiğini düşünürken aslında o düzeltilmesi gereken noktayı görür. Her zaman bize bir dahaki maçta daha iyi oynamamız gerektiğini ve turnuvanın her geçen gün daha zorlaştığını hatırlatan bir antrenör. Ve tabii ki bütün oyuncular profesyonel ve bilinçli olduğu için genç oyuncular olarak da onlara ayak uyduruyoruz ve motivasyonumuz da onlar kadar yüksek olabiliyor.

View this post on Instagram

 

#govakıf

A post shared by Ebrar Karakurt (@ebrarkarakurt18) on

Vakıfbank'ın genç oyuncuları A takıma çıkar çıkmaz yenilmezlik hissini, özgüvenini ve motivasyonunu alıyor. Bu nasıl oluyor?

Geçmişte Vakıfbank'ta oynayan çok iyi, çok büyük oyuncular, mesela benim en çok örnek oladığım oyunculardan biri Gözde Kırdar. Gözde Abla kaptanlığında tüm takımın elde ettiği zaferler, başarılar bize bu duyguyu hissettiriyor. Çok genç bir kadro olmamıza rağmen ben bu turnuvaya giderken yine de şampiyon olacağımızı düşünüyordum. İnsanların hakkımızda ne düşündüğü, “takım fazla genç” gibi düşünceler umrumuzda değildi çünkü biz Vakıfbank'ız ve her zaman şampiyonluğa oynayan bir takımız. Ve hiçbir zaman başarılar bizim için yeterli olmayacaktır.

Guidetti'yle çalışmak nasıl bir durum?

Giovanni, saha içinde ve saha dışında iki farklı karakter olduğunu söyleyebilirim. İkisinde de çok iyi bir insan. Saha dışında dünyanın en tatlı insanı, seninle sürekli muhabbet eder, konuşur saha içindeki voleybolun kötü olsa bile bunu saha dışına yansıtmaz. Saha içi ve saha dışı onun için ayrıdır. Sahada çok zor bir adam olduğunu düşünüyorum çünkü bazen imkansız şeyler isteyebiliyor ve sonra bir şekilde o istediklerinin karşılığını aldığını görebiliyorsun.

Bireysel olarak hedefiniz nedir?

Vakıfbank'ta olmak çok büyük bir gurur ama Milli Takım'da olmanın da paha biçilemez olduğunu düşünüyorum. Yıllar boyu pasör çaprazı pozisyonunda takımı sırtlayan oyuncu olmak istiyorum. Ve adımı turnuvalarda dünya voleybolunda duyurmak istiyorum. Kendimde de bu potansiyeli görüyorum. Türk milletini, Vakıfbank'ı en yukarıda temsil etmek çok güzel bir duygu olur.

Hedefimiz 2019 Avrupa Şampiyonası var önümüzde Ankara'da oynayacağız. Kendi seyircimizin önünde oynayacağız bu çok gurur verici. Kürsüde bitirmek istiyoruz. 2020 Tokyo'da olmak istiyoruz. Bu benim en büyük hayallerimden bir tanesi.

Yaşıtlarınıza ve daha genç kızlarımıza ne tavsiyede bulunmak istersiniz?

Çok fazla küçük yaşta arkadaşımız var bana mesaj atan “Ebrar Abla ne yapmalıyım” diye. Onlara sadece korkusuz olmalarını tavsiye ediyorum çünkü ben ne kazandıysam korkusuz olduğum için kazandım. Hata voleybolun bir parçası. Herkes hata yapa yapa öğreniyor. Asla pes etmesinler, hırslı olsunlar, hata yapmaktan korkmasınlar.

View this post on Instagram

 

Final zamanı

A post shared by Ebrar Karakurt (@ebrarkarakurt18) on

Boş zamanınız oluyor mu? Kafanızı nasıl boşaltıyorsunuz bu aralıklarda?

Evde kalmamayı tercih ediyorum. Dışarıda arkadaşlarımla vakit geçirmek bana daha iyi geliyor. Evde yalnız olduğum zaman ister istemez voleybol düşünüyorum ve voleybol düşünmekten bazen uzaklaşmaya ihtiyacımız oluyor. :)

“Totem” adeta bir gelenek özellikle voleybol camiasında. Söylenmez ama toteminiz veya uğurunuz var mı?

Benim yok açıkçası. Toteme inanmıyorum.

Voleybola nasıl başladınız peki?

Voleybola 5. sınıfta beden eğitimi öğretmenim sayesinde Balıkesir'de başladım. Beni Balıkesir DSİ Spor Kulübü'ne yazdırdı. Daha sonra Balıkesir Belediyespor'a geçtim. Balıkesir için önemli takımdı Balıkesir Belediyespor. Gittiğimiz bir deplasmanda Bursa Büyükşehir Belediyespor'un beni görmesiyle Bursa BŞB Spor'a geçtim. Orada da iki sene oynadıktan sonra Vakıfbank beni transfer etmek istedi. Küçüklüğümden beri hedefim Vakıfbank'ta oynamaktı. Vakıfbank'a 4.5 sene önce geldim. O zamandan beri bu formayı giyiyorum. 2014'ten beri de alt yaşlardan başlayarak Milli Takım formasını giyiyorum.

Hep adım adım ilerledim ve bunun daha doğru olduğunu düşünüyorum. Çok ani yükselişler veya düşüşler yaşamadım bundan dolayı da mutluyum.

Ailenizin desteği nasıl oldu? Çünkü küçük yaşta şehir değiştirmek durumunda kaldınız.

Ailem her zaman yanımda oldu. Elbette onlar için de benim için de çok zor bir durum. Küçük yaşta başka büyük bir şehre gidiyorsun, ailenden uzaksın, işleri var her zaman gelemiyorlar. İki ayda bir, üç ayda bir, hatta bazen altı ayda bir görmeye gidebiliyorsun. Ailemden ayrıldığım ilk zamanlar benim için çok zordu ama daha sonra ailemden ayrı kalmaya onlarsız da bir şeyler yapmaya alıştım. Daha çok sporcu karakterim oturduğu için de olabilir. İlk başlarda ayrı kalmak kötüydü ancak şimdi bir sıkıntı çekmiyorum. Bana her zaman destek oluyorlar. Beni desteklediler, izlediler. Kötü oynadığım maçlardan sonra yanımda oldular özellikle babam. Buradan hepsine çok teşekkür ediyorum :)

Başarılarınızın devamını dilerim.

Teşekkür ederim.

09 Aralık 2018 Son dakika.. Vakıfbank dünya şampiyonu oldu! Son dakika! VakıfBank Kadın Voleybol Takımı, FIVB Dünya Kulüpler Şampiyonası finalinde Brezilya ekibi Minas'ı 3-0 yenerek şampiyon oldu. İlgili Haberi Oku