SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Spor yazarlarından Galatasaray Çaykur Rizespor maçı değerlendirmesi

Spor Toto Süper Lig'in 15. haftasında Türk Telekom Stadyumu’nda oynanan ve 2-2 berabere biten Galatasaray-Çaykur Rizespor maçını spor yazarları yorumladı.
Bu kayıplar yaşanacak - Osman Şenher (Milliyet) Galatasaray, büyük sıkıntı yaşıyor. Kısacası ilk onbirde oynayan sekiz oyuncusu ve teknik direktörü kulübede yok. Mevcut kadroyla da daha iyisi olmuyor. Rizespor karşısında kötü bir futbol mu oynadılar, hayır... Rodrigues’in cezasının bitmesi Onyekuru’yu da Eren’i de rahatlatmış... Çok gol pozisyonuna girdiler. Evet, iki gol buldular ama kaçan gollerde, son paslarda beceriksizdiler... Bilhassa Rodrigues’in yaptığı laubalilikler de affedilir gibi değil. Orta sahaya bakıyorsun Selçuk hayatının en iyi futbolunu oynadı. Agresif, kora kor mücadele ediyor... Rakibine faul yapıyor, basıyor, kart görüyor... Bu yeni Selçuk gerçekten takımına çok büyük katkı veriyor.
Galatasaray takımını herkes ezberledi. 60 dakika rakibinden daha iyi futbol oynuyor, daha çok koşuyor. Daha sonra şalteri bir anda indiriyor. Son 10 dakika Rizespor’a verdiği net gol pozisyonu sayısı üç... Böyle bir şey olabilir mi? Tamam yedekler oynuyor, ‘8 futbolcu eksik’ diyoruz. Peki bu yedekler sarı-kırmızılı formayı giymiyorlar mı? Demek ki Galatasaray’ın yedekleri çok kötü, kadroda sıkıntı var. Salı gecesi Porto ile hayati bir maç oynanacak. İnanın ciddi ciddi düşünüyorum. O maçın skoru ‘ne olur’ diye...
Oyun kötü ama çok hata ‘VAR’ - Hakan Can (Fanatik) Mesele hakemler! İki hafta evvel Konyaspor maçının son dakikasında ülkenin iki ve üç numaralı hakemleri, bir penaltı icat ettiler. Fenerbahçe maçının kızgınlığından kurtulamayan taraftarlar ve kulüp çılgına döndü. Rizespor’a karşı atılan ilk golden sonra hakem ve yardımcı doğru bir karar ile golü vermesine rağmen ekran başında maçı izleyen sözüm ona yardımcı hakemler ve Mustafa Öğretmenoğlu, Ali Palabıyık’ı çağırdılar. Gel bir bak dediler. Ali Palabıyık yine doğru bir karar ile golü verdi.
Maçın son dakikası geldi. Rakibi Linnes’i, nizami olmayan bir şekilde indirdi. Ali Palabıyık ‘devam’ dedi. Nizami golü iptal etmek için Palabıyık’ı çağıranlar, bu kez çağırmadılar! Onlar bu tür pozisyonlarda yardım için varlar. Galatasaray, ikinci golü bulduktan sonra Rize koptu. Kötü oynayan Aslan, 3’e 2 pozisyonda Onyekuru’nun saçmalaması ile 3. golü yapamadı ve maç yine hakem kararlarının ön plana çıkmasıyla sonuçlandı.
Genenin Sorusu:Jailson’un tokadından sonra kırmızı kart cezalısı durumuna düşen Donk ve Ndiaye ile hala gurur duyuyor musunuz? 10-15 dakikada top rakipteyken yok olan Feghouli, Mariano ve Selçuk’tu!
Risk, üç puan getirmedi - Tayfun Bayındır (Milliyet) Bir tarafta sakatlıklar, diğer tarafta cezalar, üstüne bir de hem form düzeyi düşük hem de güven duyulmayan oyuncular olunca doğal olarak kadro kurmak ve kurulan bu kısır kadrodan üst düzey pozitif futbol beklemek hayalcilik olur. Galatasaray’ın şu anda içinde bulunduğu durum budur. O nedenledir ki, Rizespor önünde kazanılan bir puan da ya da kaybedilen iki puan da sevinilecek, bir o kadar da üzünülecek bir durum değildir... Gerçekçi konuşmak lazım. Çok hücumcu kullanarak maçı kazanmayı hedefleyen Galatasaray bu riskli planı yüzünden neredeyse kendi sahasında bir yenilgiyle daha tanışıyordu. Cesur, sürekli hücum eden, tribündeki seyircisini mutlu kılan bir yapıya her zaman şapka çıkarılır. Terim’in Galatasarayları bunu çoğunlukla gerçekleştirmiştir. Ama bir de futbolun kendi gerçeği var. O da elindeki kadrona göre, yani haddini bilerek oynamak.
Gelelim Ali Palabıyık’a... Galatasaray’ın ilk golündeki devam kararı sanırım MHK’nin ilk seminerinde dikkate alınacak bir pozisyondu. Top rakibin ayağından mı sekti, yoksa rakip mi gönderdi bu çok önemli bir ayrıntı. Diğer konu ise G.Saray’ın buz gibi penaltısı güme gitti. Linnes’in pozisyonunda omuz omuza bir mücadele yok. Aksine Linnes resmen itiliyor.
Gol kararı vermeliydi - Deniz Çoban (Fanatik) Son haftalardaki demeç savaşları hakemlerin dengesini iyice bozmuş görünüyor. Bu maç da onlardan biriydi. Ali Palabıyık faul standardı olmayan bir maç yönetti. 71. dakikada Samudio’nun golü, Umar Aminu’nun Muslera’ya faul yaptığı gerekçesiyle iptal edildi. Kalecinin önünde bulunmak faulü gerektirmez. Bence gol kararı verilmeliydi.
Maçın uzatma anlarında Linnes yerde kaldı. Galatasaraylılar penaltı bekledi. Ben pozisyonda penaltı olmadığını düşünüyorum ancak gün içinde Trabzonspor’a verilen penaltıya, aynı maçta Muslera’ya faul yapıldı diye iptal edilen gole bakınca; “O zaman bu iki kere penaltı” demek geliyor içimden.
Neden Mariano? - Uğur Meleke (Hürriyet) Galatasaray’ın merkezdeki ilk 5 tercihi, Fernando, Donk, Ndiaye, Emre, Belhanda eksik. Bu doğru. Ancak kulübelerinde de Türk futbolunun geleceği olacağına inanılan, milli takımla çok iyi işler yapan Celil ve Atalay var. Celil ve Atalay gerçekten bu kadar kötüler mi ki, Muğdat ikinci santrfor rolüyle başlıyor veya Mariano ön liberoda deneniyor?
Feghouli, uzunca bir süre Belhanda’yla birlikte Galatasaray’ın kanserli hücrelerinden biri görünümündeydi. Ancak aylarca kulübede oturduktan sonra geri dönüşü sanki daha istekli oldu. Kötü Galatasaray’ın dikine oynayan tek oyuncusuydu dün
Yedekleri bile Aslan olmalı - İlker Yasin (Hürriyet) Savunmada Serdar, orta sahada Fernando, Donk, Ndiaye, Belhanda, Emre, hücumda Sinan Gümüş gibi takım omurgasının temel isimleri yoksa ve kenarda motivasyon ustası Terim locada oturuyorsa bu takım, hem psikolojik hem fizyolojik bakımdan eksiktir. Ama öte yandan 14 maçta tek galibiyetini Fenerbahçe önünde alan ligin dibindeki Rize’ye karşı Galatasaray, yedekleriyle bile aslan olmalıydı
‘VAR’ golü ‘ YOK’ edemedi! - Oğuz Dizer (Fanatik) Allem ettiler, kalem ettiler fakat 40’ta Rodrigues’in Yaradana sığınıp vurduğu topun, golden başka bi şi olarak kayıtlara geçmesini temin edemediler! Oysa Galatasaray’ın kendi kendini imha edeceğini hiç düşünemediler. Fatih Terim’in antrenmanda dahi olmasına tahammül edemeyeceği savunma, pas ve gol pozisyonu savruklukları artık 90 dakikaların doğal senaryosu değil mi? Oysa bu tür futbol, Sarı-Kırmızılılar’ın fıtratında yok.
Olmadığını herkes biliyor ama bu berduşluğun adını da, hiç kimse koyamıyor! Ahmet ilk devrede beceremediği asist tadındaki rakibe pası, 63’te becerdi! Onyekuru nasıl oldu da böyle kurudu tillahı çözemedi. Duran top zaafı da bitmiyor. Eren 2’ledi ve sonra Galatasaray tek tek 2 gol yedi. 90’daki penaltıyı çalmayan, ardından ofsaytı görmeyen hakemin dürüstlüğünden şüphe ederim nokta ! Bu tür arızalı kafalara ve mandepsiye çanak tutan MHK’nın da tabii. Galatasaray’ın berbat hali de inceleme konusu olmalı ve Florya’da Florya’ya deva bulunmalı!