SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
Galatasaray Fenerbahçe Beşiktaş ve Trabzonspor iflasın eşiğinde! Çözüm…

Galatasaray Fenerbahçe Beşiktaş ve Trabzonspor iflasın eşiğinde! Çözüm…

Türkiye'de borç batağındaki Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un yaşadığı ekonomik sorunlar, artık saha içi performansa da yansıyor. Uzmanlara göre "iflas" kaçınılmaz. Çözüm ise kulüplerin dernek statüsünden çıkıp şirketleşmesi...

Türkiye’de dört büyükler olarak adlandırılan Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor ağır borç yükünün altında… Deutsche Welle Türkçe’den Cengiz Özbek’in haberine göre Süper Lig’deki kulüplerin 13,5 milyar TL’lik (2,3 milyar euro) toplam borcu, toplam yıllık gelirlerinin yaklaşık 4,5 katı… Bu borcun önemli bölümü Türkiye’de “dört büyükler” olarak adlandırılan Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor’a ait… Dört büyükler, önümüzdeki yıllardaki gelirlerinin büyük bölümünü de alınan borçlara karşılık finans kuruluşlarına temlik olarak vermiş durumda. Borç batağındaki dört büyük kulüp de Financial Fair Play kuralları nedeniyle ağır cezalar almamak için UEFA ile çeşitli anlaşmalar yaparak denetim altına girip gelir-gider dengelerini tutturma taahhüdünde bulundu.

01 Aralık 2018 Palermo 10 Euro`ya satıldı! İtalya Serie B ekibi Palermo'nun sahibi Maurizio Zamparini, 10 Euro karşılığında kulübü Londra merkezli bir şirkete sattığını duyurdu. İlgili Haberi Oku

KISA VADEDE KURTULUŞ ZOR

Konu ile ilgili konuşan futbol ekonomisti Tuğrul Akşar, yüz milyonlarca euroluk borçları olan Türk futbol kulüplerinin içinde bulundukları finansal yapıdan kısa vadede kurtulmalarının mümkün görünmediğini söylüyor. Söz konusu finansal yapının “sürdürülemez” olduğunu belirten futbol ekonomisti Akşar, “Aslında kuluplerin doğal seleksiyona bırakılıp batmaları, küme düşürülmeleri falan gerekiyor ki ciddi ölçüde küçülsünler. Ancak bu borçlanmayı, bugün siyasi otorite de bir siyaset aracı olarak gördüğü için kulüplerin batmasına izin vermiyor. O nedenle de bunlar kendilerinin sahip olmadıkları, ileride kazanacakları gelirlerini bugünden çarçur ediyorlar” diyor.

Akşar’a göre, dernek statüsünde oldukları için fütursuzca harcama yapıp borçlanabilen kulüplerin tamamen şirketleşmesi… Akşar, bu yapının TBMM’den geçecek bir kanunla değiştirilmesi sonucu hesap verebilir konuma gelmelerinin şart olduğunu belirtiyor. Akşar’ın şirketleşme dışındaki çözüm önerilerinden biri de yine meclis tarafından geçirilecek bir yasayla bir mali üst kurul oluşturulması. Türkiye’de kulüp başkanlarına maddi anlamda sorumluluk yükleyebilecek cezai bir kanun olmadığına dikkat çeken Akşar, “Tıpkı finansal sistemdeki BDDK gibi, spor sisteminde de bir üst mali kurul oluşturulmalı. Kuluplerin finansal, ekonomik gelişimlerini ve bunların mali yapılarındaki gidişatı yakından takip etmeli, denetlemeli, yön vermeli” diyor.

24 Kasım 2018 Mehmet Muharrem Kasapoğlu: Kulüpler ve federasyonla konuşup eylem planlarını hayata geçireceğiz` Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD) Yönetim Kurulu, Cumhurbaşkanlığı kabinesinin ilk Gençlik ve Spor Bakanı olan Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu'nu makamında ziyaret etti. İlgili Haberi Oku

GÖZTEPE’NİN BORCU YOK

Daha önce Bursaspor’da Sportif Direktör, Göztepe’de ise CEO olarak görev yapan Barış Güçlü, bu kulüplere cezayı UEFA’dan çok daha önce Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) kesmesi gerektiği görüşünde. Şu an futbolcu menajerliği yapan Güçlü, büyük kulüplerin TFF tarafından popülizm yapılarak kollandığını belirterek, “Almanya’da olsa iflasları istenir, lig düşürülür ya da kapatılırlardı” ifadesini kullanıyor.

Süper Lig’de tamamen şirket statüsünde olan üç kulüpten biri Göztepe. İzmir kulübü, Göztepe Sportif Yatırımlar A.Ş.’yi 2014 yılında Altınbaş Holding’den satın alan Mehmet Sepil’e ait. Sepil tarafından alındığında 2’nci ligde olan Göztepe, üç sezon içinde önce 1’inci lige, ardından da Süper Lig’e yükseldi.

Menajer Güçlü, 2014-2016 yılları arasında CEO olarak görev yaptığı Göztepe’nin bu sportif başarısına ve şu an hiçbir borcu bulunmamasına vurgu yapıyor. Güçlü, İzmir temsilcisindeki yönetim şeklinin diğer kulüplere de örnek olması gerektiğini savunuyor.

BORUSSIA DORTMUND ÖRNEĞİ

Spor yazarı ve akademisyen Sema Tuğçe Dikici, Alman kulubü Borussia Dortmund’un Türk kulüplerine verilebilecek en güzel örnek olduğu düşüncesinde. Okan Üniversitesi Spor Yönetimi Bölümü öğretim üyesi Dikici, Borussia Dortmund’un 2005 yılında yaşadığı sıkıntılı dönemi hatırlatarak şöyle diyor:

“İflasın eşiğinden gelip bugün dünyanın en çok kazanan kulüplerinden biri oldular. Nasıl? Yeniden yapılanma ile. Önce borçlarını yapılandırdılar. Sonra altapıya yöneldiler. Ellerindeki değerli oyuncuları satıp sıcak para akışı ile borçlarını kapadılar. Kulubün şu an 350 milyon euroya ulaşan yıllık geliri, Türkiye’de dört büyüklerin toplam gelirini geçiyor.”

BORÇLARIN BÜYÜK BÖLÜMÜ DERNEKLERE AİT

Kulüplerin yüz milyonlarca euro borçlarına rağmen neden resmen iflas etmediklerine dair hukuki açıklamayı ise Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi (CAS) hâkimi Emin Özkurt yapıyor. DW Türkçe’ye konuşan avukat Özkurt, söz konusu kulüpler dernek statüsüne sahip oldukları için teknik olarak hukuki anlamda iflas etmelerinin mümkün olmadığını belirtiyor. Özkurt, “Ancak tabii, borçluluk oranlarının artması takım giderlerinin ve oyuncu maaşlarının ödenememesi gibi durumlarda takım batar diyebiliriz. Kısaca döndürülebilir borçluluk olmadığı zaman kulüp batar” diye ekliyor.

Şu an Süper Lig’deki kulüplerin buyük bölümü dernek statüsünde. Bu kulüplerin, dört büyükler dâhil yarı yakınının bünyesinde bir de sportif A.Ş. bulunuyor. Kulüplerin borçlarının çok büyük bölümü de borsada işlem gören bu şirketlere değil, derneklere ait…