SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Spor yazarları Dinamo Zagreb Fenerbahçe maçını değerlendirdi

UEFA Avrupa Ligi D Grubu 5. maçında temsilcimiz Fenerbahçe, Dinamo Zagreb’i konuk etti. Ligde sıkıntılı günler geçiren sarı-lacivertliler deplasmanda 4-1 mağlup olduğu Dinamo Zagreb’le Kadıköy’de 0-0 berabere kaldığı maçı spor yazarları değerlendirdi.
Her şey doğru kalite eksik! - Mehmet Demirkol / Fanatik Kalabalık orta saha ve Jailson’un direnç noktası olması rakibin akın alanını genişletmesini engelledi. Fenerbahçe savunmada rakibi doğru yönlendirerek hücum alanını daralttı. Kalabalıklaşmalarını engelledi. Bu durum Valbuena’nın savunma görevlerinden soyutlandığı bir oyuna yol açtı. Koeman’ın Trabzon’da bunu yapamaması muhtemelen Jailson’un yokluğundan. Sonuç olarak Fenerbahçe doğru hücum etti, doğru savundu ama kalite eksik kaldı. Bu kadar yarı alana yerleşmişken işi bitirecek oyuncu bulunamaması aslında bu sezonu anlaltıyor. Fenerbahçe ya dirençli bir takım sahaya sürebiliyor ya da kağıt üzerinde kalitesi olan ama sahaya bir türlü yansımayan. Fenerbahçe açısından en kötüsüyse bu oyununun Kasımpaşa karşısında ne kadar işleyeceğini bilmiyor olamamız. Mustafa Denizli ellerini ovuşturuyordur.
Gecenin sorusu Bunu yapan Comolli bunun doğrusunu yapabilir mi? Maçın starı Geldiğimiz nokta ilginç. Fenerbahçe’nin bir yıldızı yok ve olması da kolay değil. Rakip imkan sağladığında Valbuena, kendisine güveni bira artarsa Barış olacak. Ancak ilginç bir şekilde Fenerbahçe’nin takıma benzememesi an itibarıyla Jailson’un sahada olmasına bağlı. Maçın olayı 1-Harun’un ikinci yarıda soluna gelen topu engellemesi sonrası ayağa kalkarken elinden kaçan topu neredeyse kaleye girmek üzerindeyken tutması. Yenen bir golden fazla etkisi olabilirdi. Hem kişisel hem camia açısından büyük badire atlattı. Kısa mesaj Şu sezon bitse de unutsak...
Lazım olanlar ve olmayanlar - Serdar Ali Çelikler / Habertürk Hiç uzatmayalım. Santrfor lazım. 8 numara kesin lazım. Sağ ön forvet lazım. Bunlar acil lazımlar. Ocak döneminde alınmalı. Bunun dışında hızlı stoper, iki bek ve kaleci de kesin lazım. Temmuz döneminde bunlar yapılmalı. Son rötuş da gelecek yıl ocak transfer döneminde yapılmalı. Teknik direktör alınmalı. Bence Türk olmalı. Ersun Yanal'dan başka da aday kalmadı. Macera aranmamalı.
Her şeyin ötesinde Comolli denen beceriksiz arogan, herhangi bir transfere asla ve kat'a karışmamalı. Başkan da Slimani ve Ayew transferlerinde kulübün kasasından çıkan kiralama bedellerinin yüksekliğini ve bu bedellerin ulaştığı noktaları araştırmalı. Fenerbahçe muhtemelen bir tur; bilemedin iki tur sonra elenir. Ama lig işi ciddi. 13 puan dalga geçilecek bir puan durumu değildir. "SPK Fener'e el koysun" diye açıktan düşmanlık yazıları yazılan ortamda başkan Ali Koç, en büyük gücü olan taraftarla inatlaşmamalı. En lazım olmayan şey taraftar desteğini kaybetmek.
Sessiz çığlıklara devam! - Ediz Sırapınar / Milliyet Daha dört gün önce Trabzon’da taraftarının sinir sistemini perişan eden, sindirim sistemini zorlayan, akıl sağlığını bozan Fenerbahçe’nin, Dinamo Zagreb önünde şapkadan tavşan çıkarması tabii ki beklenemezdi... Oynayacağı futbol üç aşağı beş yukarı belliydi... Önemli olan Koeman’nın ne gibi dersler çıkaracağı, ne gibi dokunuşlar yapacağıydı... Aslında Cocu’dan çok da farklı bir tarafı bulunmayan ancak mecburiyetten bu takımın başında durduğu apaçık ortada olan Hollandalı, işe son haftaların hem kafaca, hem de vücutça “bitik” ismi Slimani’den formayı alarak başlamıştı... Ayew’in sakatlığında da nihayet genç Barış hatırlanmıştı... Trabzon’da fiziken hazır görünmeyen Mehmet Topal da yerini Jailson’a bırakmıştı... Koeman tek forvetle sahaya çıkıp, Benzia ile orta sahayı biraz daha kalabalık tutmayı denese de kadro kalitesizliği ve oyuncu yapısı üretken bir Fenerbahçe izlememizi yine engelledi...
Gruptan çıkmayı garantileyen Dinamo Zagreb ilk dakikadan itibaren tempoyu düşürmeye çalışırken, Fenerbahçe doğal olarak topa daha fazla sahip olan taraftı. Sarı-lacivertli ekip baskılı gözükse de orta sahanın yetersizliği rakibi birkaç cılız atak dışında hataya zorlamadı... Jailson ve Eljif Elmas (performansı yükseleceğine geriye gidiyor) hücumlarda ileri uca gerekli desteği vermekten çok uzak kalırken, sezonun en büyük hayal kırıklığı Benzia da yine yanlış pas tercihleri, top kayıpları ve vurduyduymaz oyun anlayışı ile takımın adeta el freni gibiydi... Frey ise hâlâ nerede duracağını, nerede pas vereceğini, nerede şut atacağını bilmiyor...
Tamam iyi niyetli de Fenerbahçe onun futbolu öğreneceği bir okul değil ki... Takım gol atamıyor gol... Acaba yönetim ve teknik heyet bu durumun farkında mı!.. Dün gece sahaya heyecan katan tek isim Barış Alıcı idi. Ama onun iştahı, arayışı, heyecanı tek devre sürdü. O da ikinci yarıda Fenerbahçe’nin uyuşuk oyununa ayak uydurdu... Valbuena da 60’dan sonra yorulunca pozisyonsuz maça nokta kondu... Koeman’ın doksan dakika oyuna tek bir müdahalede bulunmaması da şaşkınlık vericiydi... Can sıkıcı, tatsız, gamsız futbol herhalde hoşuna gitmiş olacak ki kulübesine hiç dönüp bakmadı bile... Fenerbahçe adına tek güzel taraf alınan beraberlikle gruptan çıkmayı başarmasıydı... Onun dışında sezon başından bu yana umutları, emekleri ve hayalleri yok eden akıl tutulmaları tüm hızıyla sürüyor... Başkan Ali Koç’un müthiş kredisi nedeniyle Fenerbahçeliler şimdilik susuyor... Sessiz çığlıklara devam ediyor. Ama nereye kadar!
Üretemedik - Erman Özgür / Fanatik Özgüveni yüksek, kazanma alışkanlığına sahip grup lideri Zagreb takımı aynı zamanda ideal 11’i ile savunmada çok iyi organize olan bir takım. Fenerbahçe tek santrforlu oyunda Benzia’nın kalitesi ve Ayew’in yokluğunda Barış’ın enerjisi ile aşmaya çalıştı bu savunmayı. Ancak zaman zaman iyi işler yapmasına ve pozisyon vermemesine rağmen pozisyon üretmekte zorlandı. Yine de ilk yarıdaki oyun vasatın üzerindeydi. 2. yarıya Zagreb savunma işindeki disiplinini bir seviye daha yukarı çekerken Fenerbahçe arayan, rakibini açmaya çalışan ve aynı zamanda yıpranan taraf olmayı sürdürdü. Son yarım saat Zagreb’de hücumu düşününce tartışılabilek bir penaltı pozisyonu, hakemin iptal ettiği korner golü, direkten dönen topları ile aslında iyi hücum ettiğini de bize hissettirdi. Biz bu atakları atlatıp aldığımız beraberlik ile gruptan çıktık çıkmasına ama Zagreb’in bize göre daha iyi bir takım olduğunu da açık açık gördük.
Gecenin sorusu Fenerbahçe tek santrfor oynayacaksa bu Frey’mi olmalı? Açıkçası Fenerbahçe için bir santrfor tarif et deseler çalışkan bir oyuncu değil bitiriciliği iyi bir oyuncu tarif ederim. Frey ise bu özelliğe sahip değil. Maçın starı Yıldız olacak kadar iyi oynayan bir oyuncu yoktu. Ancak Fenerbahçe’nin hücumda en fazla sorumluluk alan oyuncusu yine Valbuena oldu. Maçın olayı Koeman’ın hiç oyuncu değiştirmemesini yadırgadım. Risk almak istemiyorsan hücumcu çıkarır yine hücumcu sokarsın. Ama kulübedeki oyuncuların da sahadaki 11 içinde yorulmuş oyuncular varken oyuna dahi girememelerini hoş karşıladıklarını sanmıyorum. Kısa mesaj Uzun süre oynamayan Barış'ın oynadıkça forvet hattındaki forma rekabetine, adam eksiltme özelliği ile girebileceğini düşünüyorum.