SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Derbi kavgası demeç savaşlarına döndü! Galatasaray ve Fenerbahçe’den sert açıklamalar…

Cumartesi oynanan derbi ve sonrasında oyuncular arasındaki çıkan kavganın ardından uzun zamandır görülmemiş sertlikte demeç savaşları yaşanmaya başlandı. Galatasaray'ın resmi siteden dün gece yaptığı açıklamaya kısa süre sonra Fenerbahçe'den yanıt geldi...

Süper Lig'in 11.haftasına damga vuran olaylı derbinin ardından sular durulmuyor... Tüm Türkiye'nin gündemine oturan sahadaki kavganın ardından iki kulüp şimdi de demeç savaşlarına başladı. Galatasaray ve Fenerbahçe resmi siteleri aracılığı ile arka arkaya açıklamalar yaparak kavgayı kaldığı yerden devam ettirdi. İşte iki kulüpten yapılan açıklamalar...
FENERBAHÇE: Maç sonunda Başkan Vekilimiz, teknik heyetimiz ve futbolcularımız da yaşadıkları derin üzüntü nedeniyle, yaptıkları açıklamalarda maçla ilgili değerlendirmelere ve maç sonu yaşanan olaylara doğal olarak detaylıca değinmemiştir. Ancak maç sonunda rakip teknik direktör ve yöneticisinin yaptığı açıklamalar etraflıca değerlendirildiğinde ve de rakibimizin sosyal medya hesaplarının yaptığı paylaşımlar göz önünde bulundurulduğunda, bu sezon bu tarz açıklamalar yapmama konusunda özellikle hassasiyet göstermiş olan kulübümüzün, bugün bazı noktaları açıklığa kavuşturmasını mecbur kılmıştır. Zira, bağırıp çağıranın, sesi en çok çıkanın haklı görüldüğü futbolumuzun mevcut ortamında iyi niyetli yaklaşımlar suistimal edilmektedir.
Öncelikle, resmi sosyal medya hesabı paylaşımları ile, attığımız ikinci gol öncesi taç konusunda hakem hatasından yakınan rakibimizin ikinci golünün tartışılmayacak yanlış bir korner kararı ile geldiğini kendilerine ve kamuoyuna hatırlatmak isteriz. Topa vuran rakip oyuncu bile kendi yarı sahasına dönmeye yöneldiği bir sırada yanlış korner kararı verilmiştir.
Maçın son dakikalarında, futbolcumuz Soldado ile rakip oyuncu Belhanda arasında yaşanan olayda Belhanda’nın Soldado’ya önce dizleriyle tekme atması, sonrasında hareketini sportmenlik dışı şekilde devam ettirmesi ve ardından iki futbolcu birbirleriyle ayakta gerilim yaşarken karşılıklı olarak yüzlerinden tutup ittirmesine rağmen Soldado’ya kırmızı kart verilip Belhanda’nın cezasının sarı kartla geçiştirilmesi açık ve net şekilde adaletsiz ve haksız bir tutumdur.
Maç sonunda futbolcumuz Jailson haklı bir şekilde kırmızı kart görmüş olup, yaptığı sportmenlik dışı hareketin cezasını çekmiştir. Ancak, rakip oyuncuların bir kısmının Jailson’u darp etmeleri ve bununla da yetinmeyip saha içinde kovalamalarına rağmen sadece Ndiaye’ye kırmızı kart verilmesi ve kalecimiz Harun Tekin’e diziyle tekme atan, sonrasında da Barış’ı itekleyen Ryank Donk başta olmak üzere diğer oyunculara sarı kart bile çıkmaması, bu kararların nasıl ve hangi mantıkla alındığının sorgulanmasını gerektirmektedir.
Fakat bu kararlardan çok daha önemlisi ve muhtemelen bu adaletsiz kararların da arkasında yatan neden ise; özellikle 2. yarının neredeyse tamamında rakip takımın teknik direktörü Fatih Terim’in kendine ayrılan çizgili alanın dışına çıkıp, maçın tamamını taç çizgisi üzerinden yönetmesi, orta hakemin kararlarından sonra sürekli ve ısrarlı olarak dakikalarca orta hakeme tacizkar eylemler ve söylemlerde bulunması, bununla da kalmayıp yedek kulübemize kadar gelip teknik heyetimizi ve oyuncularımızı da tahrik etmesine rağmen, tüm bu ihlalleri sebebiyle maçın orta hakeminden tek bir uyarı bile almamış olmasıdır. Aynı şekilde rakip teknik direktörün yardımcısı da sürekli olarak rakip teknik direktör ile bu eylemlerde birlikte hareket etmiş olmasına rağmen, orta hakemden tek bir uyarı dahi almamıştır.
Herhangi bir müsabakada, bir teknik direktör veya yardımcısının, maç esnasında spor ruhundan uzak adeta bir sokak kabadayısı edasıyla hareket etmesine rağmen hakemin bir değil birden çok defa yapacağı ikazlar ve sonunda alacağı kararlar bu kişilere dün akşam maalesef uygulanamamıştır. Bu imtiyazlı kişilere gerekli yaptırımların uygulanamaması sonucunda da, rakip teknik direktörün ve yardımcılarının ihlalleri maçla sınırlı kalmamış, maç sonunda yayıncı kuruluş görüntülerinde de açıkça sabit olduğu üzere, rakip teknik direktör, futbolcumuz Soldado’nun kolunu sıkıp tehditler savurmuş, yardımcısı ise birçok futbolcumuza sırayla saldırma girişiminde bulunmuştur. Tüm bu olaylar, yayıncı kuruluşun görüntülerinde de çok açıkça görülmektedir.
Tüm bunlar yetmiyormuş gibi, maç sonunda da hakemlerin kararları üzerinden olmayan bir mağduriyet yaratma çabaları da tüm kamuoyunun malumudur.
Daha önce birçok defa TFF'nin ve MHK'nın yönetimsel anlayışlarıyla ilgili görüşlerimizi aktarırken dile getirdiğimiz hususların yaşadığımız bu olaylarla birlikte ne kadar önemli olduğu da bir kez daha ortaya çıkmıştır. Türk sporunun ve futbolunun tüm paydaşları olarak, ancak; ortak ilke ve değerlerimiz noktalarında, hep birlikte, tüm kulüplerimizi ve değerlerimizi kapsayan, hiçbir kurum ve şahısa ayrı bir imtiyaz tanımayarak, hakkaniyetli ve adaletli bir yaklaşımı benimsediğimiz takdirde ülkemize ve sporumuza yakışan daha güzel günlere gidebileceğimize inanıyoruz.
Bu noktada, TFF ve MHK'dan dün yaşanan olaylar ve sezonun devamındaki beklentimiz, hiçbir kulüp ve şahısı imtiyazlı olarak görmeden, tüm kulüp ve yetkililerine eşit mesafede yaklaşarak Türk Futbolunu yönetmeleri ve bu konudaki kararlılıklarını da kendilerine bağlı olan tüm alt merciilere aktarmalarıdır. Unutulmamalıdır ki; Türk futbolunda güven ortamını tesis etmek, adil rekabet ortamını sağlamak, futbolumuzu kavga zemininden uzaklaştırma noktasında büyük önem teşkil etmektedir ve futbolumuzda bu ortamı yaratmada en büyük sorumluluk TFF’dedir.
Bunlarla birlikte, derbinin oynandığı Türk Telekom Stadyumunda bizleri ağırlayan Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Mustafa Cengiz ve yönetim kurulu üyelerine göstermiş oldukları misafirperverlikten ötürü teşekkür ederiz.
GALATASARAY: Hakemler de insandır, kamera başında da, çıplak gözle de hata yapabilirler. Bu olgu, büyük Galatasaray kültüründeki hoşgörüyle kabul görmüş bir gerçektir.
Ancak bazı hakemler aynı takıma hata yapmayı alışkanlık haline getiriyor ve bunu da maalesef adalet(!) adına yapıyorlarsa; ya ezberleri yanlıştır, ya da art niyetlidirler. Hakemler, adalet dağıtan hakimler değildir.
Hakemler, fairplay (dürüst oyun) ruhuna uygun olarak; gördüğüne düdük çalan, adil, dürüst ve mert insanlardır. Hakemler ve Kurullar, olayları başlatan, tahrik eden, provoke edenler ile bu tahrike tepki vererek önlemeye çalışanları aynı kategoride görmemelidir.
Kurullar, mağduru asıl suçlu gibi değerlendirmemelidir. VAR’lı ya da VAR’sız, özellikle Süper Kupa finalinden bu yana süregelen, son 2 haftada zirve yapan haksızlıklar Camiamızın sabrını taşırmıştır.
Galatasaray Spor Kulübü'nün tüm platformlarda hakkını en kuvvetli şekilde arayacağından kimsenin şüphesi olmasın.