SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, kovulan üç antrenör konusunda konuştu: Sızdırılanlar sadece maç verisi değil

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, kovulan üç antrenör konusunda konuştu: Sızdırılanlar sadece maç verisi değil

Fenerbahçe'de veri sızdırdıkları için kovulan üç antrenör ile ilgili konuşan Ali Koç, çarpıcı detaylara değindi. Üç antrenör ile gerçekleştirdiği randevunun ayrıntılarını anlatan Ali Koç, Fenerbahçe'den sızdırılanların sadece maç verisi olmadığını söyledi. Ali Koç, "Mesajla özür diliyor, çocuğunun resmini yolluyor" ifadelerini kullandı.

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri'nde gerçekleştirilen Yüksel Divan Kurulu’nda kulüpten kovulan üç antrenör ile ilgili açıklama yaptı. Konunun kamuoyunda çok işlendiğini, bu nedenle de detayları anlatmak istediğini söyleyen Ali Koç, üç antrenörden sadece birinin sorumlu olduğunu ve onun da kendisinden çocuğunun fotoğraflarını göndererek özür dilediğini belirtti.

27 Ekim 2018 Ali Koç milli sporcu Ramil Guliyev`in alnından öptü Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, milli sporcu Ramil Guliyev'i alnından öperek tebrik etti. Ali Koç'un Ramil Guliyev'i alnından öpmesi, toplantıya katılanlardan büyük alkış aldı. İlgili Haberi Oku

Ali Koç, üç antrenör ile yapılan görüşmenin detaylarını da anlatırken şu ifadeleri kullandı:

”Bizim sızdırılan bilgilerimiz sadece maç verileri değildir. Antrenman programları, antrenman görüntüleri ve oynadığı maçlarla alakalı verileri 28 Hazirandan itibaren bizim tespit ettiğimiz 176 ayrı mesajla dışarıya yollamışlar. Bunun neresi normaldir. Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki insanlar yalan söylüyor herkes inanıyor, doğru söyleyen ispatlamak zorunda kalıyor. Bu kişiler medyaya ile ilgili taşlarını döksün diye bekledik. Basın toplantısı yapıp mahkemeye vereceklermiş. Yapsınlar bekliyoruz.

Her hususta her olayda madalyonun iki yüzü olduğuna inanan insanım. Hocalarımızla görüşme konusunda hiçbir sakınca yoktu. Bu insanlar randevu isteyeceklerini basına söylüyorlar. 2 saat hocalarla bir görüşmemiz oldu. Kulübe geldiler. Yönetim kurulu arkadaşlarımızla beraber oturduk dinledik. Çok şeyler anlatıp söylediler. Onlara ‘çok şey söyleyip anlatıyorsunuz ama hiç bir şey söylemiyorsunuz’ dedim. Hatalarını kabul ettiler. Niyetlerinin kötü olmadığını ve pişman olduklarını istenilen bir basın açıklaması yapacaklarını ifade ettiler. Bizim için makuldü. Çünkü bu kişilerin aileleri de çocukları da bu durumdan olumsuz etkileniyor. Hiçbir denilen şey inkar edilmedi.

Bilgi sızdıran arkadaşa dedik ki bu Türkiye’de dört ayrı hususta kanuna aykırı… Bizde kulübe ait geçen sene verileri yoktu ama onların bilgisayarlarında vardı. Bu toplantının sonunda öyle bir noktaya geldik ki hatta ben Murat beye dedim ki ben çocuklar konusunda hassasım. Böyle bir şey olmuşsa okula gidip görüşeyim dedim. Siz o zaman pişmansanız özür dileyeceksiniz bir açıklama hazırlayın bize iletin ve biz bunu açıklayalım konuyu kapatalım dedik. Hatta belli bir süre maaşınızı ödeyelim aileniz sıkıntıya girmesin dedik. 2 gün sonra bir açıklama geldi basına o günkü toplantıda yaptığımız konuşmalar yazıldı.

Adamlar bilgi sızdırmaktan dolayı orta yolu bulmaya çalışıyoruz vicdanlı davranıyoruz fakat bunlar yine dayanamayıp bizim konuştuklarımızı bire bir olmasa da basında çıkıyor. Bu olay olduktan sonra biz bu iş bitmiştir diye konuştuk. Bu konuda biz cevap vermediğimiz için insanlar atıp tutabiliyor. Biz az konulup öz konuşmayı tercih ediyoruz. Bunlara alışacaklar ve daha sağlıklı iletişim kuracağız.

Şuan mesajlaşarak özür diliyor, çocuklarının resimlerini yolluyor. Bu kabul edilebilir bir olay değil. Bunu böyle bilmenizi sizden rica ediyorum. Bu kadar olağan dışı bir olayı olağan bir olaymış gibi medyadaki ağabeyleriyle, dostlarıyla konuşmaları aslında Türk futbolunun yozlaşmasının en güzel örneğidir. Bu bilgilerin neden sızdırıldığının cevabı yok. Bunun sebebi ne olabilir diye araştırıyoruz. Diyelim ki bilgiler yollandı, bu iş hiç bir şey olmamış gibi geçilemez. Medyaya söylüyorum birazda işin ciddiyetini anlayın. Biz 111 yıllık kulübü ayakta tutmaya çalışıyoruz. Bu verileri birde alan taraf var. Alan tarafın söylemesini bekliyorum bu hatadır diye…”