SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Merci Bastien

Galatasaray’ın eksikleri Schalke'yi cesaretlendirmiş olacak ki, Almanlar maç kendi statlarında oynanıyor zannetti. Komutanı, ordusu ve cephanesi (50 bin taraftar) ile Schalke karşısında, ‘Avrupa Fatihi' vardı. Kora kor bir mücadele izledik. Karşılaşmanın ilk dakikasından itibaren kendine güvenen, birbirlerinin açıklarını kapatan, oyunu rakip sahaya yıkmak isteyen bir G.Saray vardı. Buna karşılık Schalke açık aradı, akınlarını tecrübesiz oyuncuların üzerinden yaptı, uzun toplarla şans aradı, defansın arkasına atılan  toplarla pozisyon buldu. Rakip hoca Tedesco da dersini çalışmış, öğrencilerine sarı-kırmızılıların defansif zaaflarını iyi öğretmiş. Kaleci Nübel'in şansı mıdır anlamadım ama Rodrigues'in şutu üzerine gitti, Eren'in karşı karşıya pozisyonunda da yüzüyle olası golün önüne geçti. Maicon-Ozan ikilisinin kademe hataları ile pozisyon bulan Konoplyanka yararlanamadı. Fransız Hakem Bastien de oynamak isteyen G.Saray'a ‘dur' demedi. İlk yarıdaki tek gri pozisyonda top geçmesine izin vermeyen Muslera, Konoplyanka'ya geçit vermedi, Almanlar bu kararı beğenmedi. Bunca yıldır bizim Türk takımlarına karşı böylesine adaletli karar veren hakem görmedim. Yan hakem biraz geç kaldırsa da Schalke'nin golü ofsayt gerekçesiyle iptal olunca hepimiz derin bir ‘oh' çektik. İkinci yarıda her iki takımda oyun disiplininden koptu. Orta alanda yapılan pas hataları, G.Saray defansındaki sıkıntılar biraz şans biraz da Almanların beceriksizliği ile savuşturuldu. Özellikle son 30 dakika korku içinde izledik maçı. İki takım arasındaki fiziki fark açıkça ortadaydı. Muslera ikinci yarıda kalesinde adeta devleşti. Galatasaray berabere kalarak umutlarını Almanya'daki maça taşıdı. Bir üst tura çıkmak hayal olmayabilir ama Fatih Hoca'nın işi hiç de kolay değil.

Yazarın Diğer Yazıları