SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Türk tenisi

Teniste durumumuz malum. En popüler bireysel sporun profesyonel turlarında raket sallayan veya sallamayı hedefleyen tenisçilerimiz ile ilgili uzunca bir süredir haber yapamıyoruz. SÖZCÜ, 6 Ekim'deki ‘Can Sıkan Tablo' başlıklı haberinde bu konuya değinmişti.

Kısaca şöyleydi:

Dünya klasmanında bir dönem ilk 50'yi zorlayan tenisçilerimiz artık 200'ü bile çok zor görüyor. Marsel İlhan, Çağla Büyükakçay ve İpek Soylu gibi profesyonel turda raket sallayan isimler ortada yok.

Federasyon, bu haberden birkaç gün sonra şöyle bir açıklama yaptı:

Türk tenisçiler, gençler ve büyükler kategorilerinde uluslararası organizasyonlarda 100 şampiyonluk, 116 ikincilik, 2 üçüncülük kazandı (Bu 2018'de 218 derece demek). Başkan Durmuş “Çıtayı yükselttik, daha da yükselteceğiz” dedi.

Bu açıklamanın zamanlaması ilginç. Tesadüf mü yoksa SÖZCÜ'nün haberine yanıt niteliğinde mi bilmiyorum. Ama açıkladıkları rakamlar, gerçekleri değiştirmez. Tenis bireysel, profesyonel bir spor. Ve profesyonel turdaki tenisçilerimiz dökülüyor!

Federasyonlar, profesyonel turdaki tenisçilere zaten karışmıyor. Dolayısıyla daha yıl bitmeden bu açıklamanın yapılması ve son dönemde grand slam kazanan 19-20 yaşında tenisçiler varken bizim gençlerin elde ettiği dereceler, açıkçası bir şey ifade etmiyor.

Neden? Dereceye giren 218 sporcuyu kim tanıyor; Wimbledon'da tarihe geçen Yankı Erel dışında? Bu tenisçilerimiz birkaç yıl sonra nerede olacak? Önemli olan bu.

Ülke olarak sorunumuz yetenek çıkarmak değil, yetiştirmek ve geliştirmek. Her branşta böyle. Yetiştirmek ve geliştirmek için Şark kafasıyla değil, profesyonelce düşünmek zorundasınız. Ve her şeyden önce antrenörleriniz iyi eğitimli olmalı.

Bizde durum böyle mi?

Yazarın Diğer Yazıları