SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Şansal Büyüka: Bunlar daha ‘ana kuzusu!’ Nasıl yaparsınız bunu?

Ünlü futbol yorumcusu Şansal Büyüka, Spor Toto Süper Lig'in gündemini değerlendirdi. İşte Şansal Büyüka'nın yorumları...
VAR'a güveni 5-6 hatada tükettik ---------------> Yeter artık; VAR’san ortaya çık... Özellikle son iki-üç haftadır VAR sisteminde öyle gel-gitler yaşandı ki, milletin de aklı karışmaya başladı. “Ohh ne güzel, artık VAR’la emekler çalınmayacak, alın terinin karşılığı yerini bulacak” derken, VAR sistemine güveni, 5-6 hata gibi çok kısa bir sürede adeta tükettik.
Acımasız kış koşullarında ne olacak? ---------------> Önce teknik sıkıntılar... Mevsim bu kadar günlük güneşlikken, ortada fırtına, yağmur, kar yokken, VAR sistemi bu kadar kesintiye uğrarsa, acımasız kış koşullarında ne olacak? Bu mevsimde İstanbul maçlarında bile kesinti yaşanırken, o kışın acımasız aylarında Sivas’ta, Erzurum’da ya da bölgenin benzer yerlerinde sağlıklı bir ses ve görüntü nasıl kurulacak?
VAR'ın çifte standartı ne olacak? ---------------> Teknik konular dileriz çözülür ama VAR’ın çifte standardı ne olacak? Yani bazı pozisyonlar için inceleme kararı alınıp, bazıları için “pas” geçilmesi nasıl önlenecek? Örneğin Başakşehir son iki haftada ciddi anlamda VAR’dan darbe yedi. Malatya maçının son dakikalarında uyarıya rağmen maçın hakemi VAR’ı kullanmadı. Fenerbahçe maçında Elia’nın attığı golde VAR devre dışı kalınca gol “güme” gitti.
Başakşehir'in 4 puanı VAR'la sizlere ömür ---------------> Tabii iki haftada Başakşehir’in de tam 4 puanı VAR’la birlikte sizlere ömür... Hiç kuşkunuz olmasın Başakşehir zaten o 4 puanlık dilim içinde ya şampiyon olacak ya da şampiyonluktan kopacak. Yarış 1-2 puanlarla belirlenirken 2 maçta 4 puanın uçması akıl alacak gibi değil...
En azından inceleyin ---------------> Hakkını teslim edelim, VAR’ın düzelttiği çok şey de var. Örneğin Antalya-Galatasaray maçında Cüneyt Çakır verdiği yanlış penaltı kararından VAR sayesinde vazgeçti. Ancak aynı maçın başında ve sonunda iki Muslera pozisyonu bu kadar tartışılırken VAR’a bile ihtiyaç duyulmadı.
Bu kadar polemik, tartışma varken... ---------------> Siz en azından VAR’da inceleyin, gene kararınızda ısrar edin. Yeter ki insanlar “VAR’da incelendi, bir şey yokmuş” desinler. Ülke futbolunda bu kadar polemik, tartışma varken, hayali senaryo yazmaya meraklı milyonlarca insan dururken, VAR sisteminin hızla “çifte standarttan” uzaklaşması gerekiyor. VAR sistemiyle kafamız rahat edecek derken, kafamız daha fazla karışmasın.
Kendim ettim, kendim buldum ---------------> Başakşehirspor Kulübü Başkanı Göksel Gümüşdağ, VAR sisteminin uygulanması için çok uğraştı. VAR sistemi devreye girdi, bu sistemden en fazla zarar görenlerden biri de Göksel Gümüşdağ’ın başkanlığını yaptığı Başakşehir oldu. VAR son iki maçta sağlıklı biçimde devreye girebilse, bugün Başakşehirspor’un 4 puanı daha olacaktı. Eee Başkan, buna “Kendim ettim, kendim buldum” derler...
Kimse sevinemiyor! ---------------> VAR’ın bir kötülüğü oldu. Kimse attığı gole sevinemiyor. “Acaba VAR ne diyecek?” diye bekliyorlar. Nitekim geride kalan hafta, Bursaspor, Ankaragücü’ne gol atınca Samet Hoca sevinmek yerine VAR işareti yaparak beklemeye başladı. Haklı da çıktı, gol iptal edildi.
Sakho’nun kâbusu ---------------> VAR’dan canı yanan kulüpler var ama bireysel olarak baktığımızda canı en fazla yanan oyuncu Bursasporlu Sakho... Ligde 8 hafta geride kaldı, Sakho’nun bu süre içinde attığı 3 gol VAR tarafından iptal edildi. “VAR” denince kâbus görenlerden biri Sakho olmalı...
Galatasaray’ın zenginliği ---------------> Galatasaray’da hep golcü sıkıntısından söz edip duruyoruz. Ayrıca doğru bu... Ancak Galatasaray’ın sıkıntıları yanında, rahatlıkları da var. Örneğin iki kenar bekleri... Şampiyonlar Ligi’nde Linnes ile Nagatomo... Lige dönüyoruz, Mariano ile Ömer Bayram... Birbirlerinden eksikleri var mı, yok. Birbirlerini aratıyorlar mı, asla... Üç günde bir, bu kadar önemli maçlar oynanırken, bir kadroda kolay kolay bulunamayacak bir zenginlik bu...
Nereye kadar gider? ---------------> Galatasaray’ın ligde attığı son üç gol üç stoperinden geldi. Kasımpaşa maçında Serdar Aziz, Erzurum maçında Maicon, son Antalya maçında da sonradan oyuna giren Donk... Galatasaray’ın santrforları yoksa, stoperleri var. Ama stoperlerin attığı gollerle nereye kadar gider, onu bilemem.
UEFA bu sezonu etkilemez -------------------> Kasımpaşa-Göztepe maçını izlemeye gittiğimde Galatasaray’ın eski sportif direktörü Cenk Ergün’ü gördüm. Kendisine UEFA’nın yeni soruşturmasını sordum. Cenk Ergün ilk aşamada bu işlerin içindeydi. Cenk Ergün bu sezon için bir tehlike olmayacağını, Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’ne devam edeceğini ve bir karar alınsa bile bunun Mart-Nisan 2019’dan önce olamayacağını söyledi. Yani Şampiyonlar Ligi’nde yola devam... Yeter ki Galatasaray kazansın.
Fenerbahçe’nin ilkleri -------------------> Fenerbahçe’yi son Başakşehir maçında beğenenlerden biriyim. Kabul ediyorum, Başakşehir eski güçlü görüntüsünde değildi. Attığı gol VAR’a kurban gitmese belki de Fenerbahçe sahadan yenik ayrılacaktı.
F.BAHÇE'Yİ BEĞENDİM! ÇÜNKÜ; -------------------> Hepsi tamam... Buna rağmen Fenerbahçe’yi beğendim. Çünkü; - İlk defa çok coşkulu oynadılar ve bunu neredeyse son 15 dakikaya kadar devam ettirdiler. - İlk defa rakip kaleye bu kadar çabuk gittiler. - İlk defa bu kadar fazla gol pozisyonu buldular. - İlk defa bir maçta kırılganlık yaşayıp çöküntüye uğramadılar. - İlk defa son 15 dakikaya kadar rakibe pozisyon vermediler. - İlk defa savunmada hava toplarında üstünlük sağladılar. - İlk defa uzun bir süre sonra gol yemeden bir lig maçını tamamladılar.
FENERBAHÇE NİYE KAZANAMADI? -------------------> Şu sorulabilir; bu kadar “ilk”i yaşayan Fenerbahçe o zaman maçı niye kazanamadı? - Çünkü; kadrosu Fenerbahçe büyüklüğünü ve etkisini taşıyacak yeterli kaliteye sahip değil... İyi niyetleri var ama becerileri sınırlı... - Çünkü; bazı yeni transferlerin ilk on birde yeri olamayacağının anlaşılmasına rağmen, bu transferleri haklı göstermek uğruna inatla ilk on birde yer veriliyor.
Eljif Elmas vazgeçilmez -------------------> Fenerbahçe’de şunu gördük; Eljif Elmas, bu takımın orta alandaki ilk tercihidir ve mümkün olduğunca sahada kalmalıdır. Eljif, son Başakşehir maçında çift yönlü oyunu, sıkça pozisyona girişi, ikili mücadelelerdeki başarısı, hızlı gidiş-gelişleri ile zaten sıkıntı çeken şu kadronun “vazgeçilmez”i gibi duruyor.
Mert haklı çıkardı -------------------> Başakşehir’de, milli takımın vazgeçilmez kalecisi Volkan Babacan’ın yedek kulübesine mahkum olup, Mert’in kaleyi alması çoğu futbolsever tarafından ciddi anlamda yadırganmıştı. Ancak Mert’in Fenerbahçe maçındaki yüksek performansı kendisinin ve hocası Abdullah Avcı’nın haklılığını ortaya koydu.
500’e 5 kala -------------------> Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’un açıklamalarını dinlemeden, kaleci Volkan Demirel’in neler söyleyeceğini bilmeden bu kadro dışı konusunda yorum yapmak istemiyorum. Ama bu aşamada söyleyeceğim şudur; 500. maçına 5 kala kadro dışı bırakılan Volkan Demirel’e umarım, bu 5 maçı tamamlamar ve 500. maçı oynama fırsatını verirler.
Bu yol doğru mu? -------------------> Fenerbahçeli Ayew, Başakşehir maçından sonra “Doğru yoldayız” dedi. Ancak puan cetvelinde Fenerbahçe’yi bir puan farkla tehlike bölgesinin bir basamak üstünde görünce, bize de “ters yolda” gibi geldi.
İsimler değil, sistem önemli -------------------> Beşiktaş’ın geri dörtlüsüne bakın; iki beki, Gökhan Gönül ile Caner Erkin... Türk futbolunun hep “1” numara olmuş iki beki... Stoperlere geçelim; Vida... Hırvatistan Milli Takımı’nda banko oynuyor. Pepe; Portekiz Milli Takımı’nın vazgeçilmezi... Dünya futbolunun en iyilerinden biri... Böyle bir geri dörtlüye sahip olan Beşiktaş ligin en fazla gol yiyen takımlarından biri: 8 maç, 10 gol... Ama kabul edelim ki, savunma sadece geri dörtlü ile yapılmıyor. Orta sahan, hatta hücumcuların ile birlikte bu defansif anlayışı uygulayamazsan, hangi geri dörtlüye sahip olursan ol, işin kolay değil...
Yürekten oynuyor -------------------> İyi oynasın, kötü oynasın, yeter ki yürekten oynasın. Beşiktaşlı Gökhan Gönül, benim için yürekten oynayan oyuncuların başında geliyor. Konya maçında bir topu “mucize” şekilde çizgiden çıkardı. Bu mucizenin üstünden bir dakika ya geçti ya geçmedi, Konya’nın beraberlik golü geldi. Kameralar o sırada Gökhan Gönül’ün yakın plan yüz ifadesini ekrana getirdi. Hani “Dokunsan ağlayacak” derler ya, Gökhan tam o durumdaydı. Sonuç ne olursa olsun, ben Gökhan Gönül için üzüldüm.
Aman dikkat -------------------> Beşiktaş kalecisi Karius hafta içinde Malmö maçında kötü bir gol yedi. Futbolda olur böyle şeyler, doğal karşılamak lazım... Ancak hafta sonunda da Karius’a baktım, gene acemice çıkışlar, yanlışlar yaptı. Aman dikkat... Beşiktaş iyi kalecilere alışkındır, bir sıkıntı olmasın.
Futbol rezaleti -------------------> Olay çıkıyor, olaydan daha beteri, “Sen haklısın, ben haklıyım” kavgası... Kardeşim, kim haklı, kim haksız olursa olsun U21 maçında futbolcu dövülür mü? Bunlar daha “ana kuzusu”... Nasıl yaparsınız bunu? Konya-Beşiktaş U21 maçında Beşiktaşlı yavruların dövülmesi, son dönemlerin en büyük futbol rezaletidir.
İyi insan olması yeter mi? -------------------> Trabzonsporlu Onazi, Sabah gazetesine verdiği röportajda, “Nwakaeme’ye kefil oldum, iyi insan” diyor. Onazi keşke, “İyi insan” ifadesinin yanına “iyi futbolcu” ifadesini de ekleyebilseydi. Trabzonspor’a iyi insan kadar, iyi futbolcu da lazım.
Ayağının ayarı geri geldi -------------------> Nihayet Sosa... Beşiktaş’ta frikik atışlarının başına geçtiğinde, vurmadan golü yazanlar olurdu.Trabzonspor’da bir suskunluk dönemine girdi, hedefi şaşırdı, hep karavana attı. Ve Akhisar maçı... Attığı frikik golü, sanki ayağının ayarının geri geldiğini gösteriyor gibi...
Buruk bir teselli -------------------> Ana gibi yar olmaz. Yaşı kaç olursa olsun, ana acısına dayanmak kolay olmuyor. Bu acıyı geride bıraktığımız hafta Trabzon’un Hocası Ünal Karaman yaşadı. Ünal Hoca’ya başsağlığı, sabırlar diliyoruz. Ünal Hoca’nın annesini defnettiği saatlerde, Trabzonspor da deplasmanda dört gollü bir galibiyet aldı. Ünal Hoca’nın ana acısını azaltmaz ama umarım bu galibiyet hiç olmazsa kendisine bir teselli olmuştur.
Demirok varken Yatabare niye? -------------------> Konyaspor’da Beşiktaş karşısında penaltıları Yatabare attı. Birini gol yaptı, diğerini kaçırdı. Kaçırdığını da gol yapsa durum 2-0 olacaktı ki, sonrası Konyaspor için çok daha kolaydı. Beni şaşırtan Trabzonspor’da oynarken attığı her penaltıyı gol yapan Uğur Demirok varken, penaltıların başına Yatabare’nin gelişiydi.
Rotman’a kızın -------------------> Kayseri seyircisi, Rotman’ı attırdığı gerekçesiyle maç boyu Rizeli Orhan Ovacıklı’yı ıslıkladı. Bana göre yanlış; Orhan’a tepki göstereceğinize, daha 12. dakikada rakibine bu kadar sert giren ve haklı bir kırmızı kart görüp 80 dakika takımını 10 kişi bırakan Rotman’a kızmanız daha doğru değil mi?