SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
Bir sosyal girişimcilik projesi: ‘Kızlar Sahada’

Bir sosyal girişimcilik projesi: ‘Kızlar Sahada’

Türkiye’nin ilk özel kadın futbol turnuvası ve kız çocukları için futbol okulu düzenleme unvanına sahip olan Kızlar Sahada’yı daha yakından tanıyalım...

HABER: Özlem GÜRSES / Uzunca bir süredir Türkiye'de kadınların başarılarını yazıyorum.  Çünkü biliyorum ki genç kızlar en çok “görerek ve yaparak” cesaret buluyorlar, ilham alıyorlar.

Kızların, kadınların, her alanda sahada olduğu bir Türkiye'nin çok daha güçlü, çok daha modern, çok daha özgürlükçü olacağına inanıyorum.

Bu kez de “Kızlar Sahada” ekibiyle konuştum. Türkiye'nin ilk özel kadın futbol turnuvası ve kız çocukları için futbol okulu düzenleme unvanına sahip olan Kızlar Sahada'yı genç bir kadın kurmuş: Melis Abacıoğlu.

Çok iyi bir eğitimin ardından kendini derin bir depresyonun girdabında bulan Melis. Ve kendi kurtuluşunu ararken ‘Kızlar Sahada'yı yaratmış. Psikolog Kiraz Öcal da ona katılmış.

Bu müthiş sosyal girişimcilik projesi son olarak , Dünya Futbol Zirvesi'nde (WFS) “En İyi Kadın Futbolu İnisiyatifi” kategorisinde finalist olmaya hak kazandı.

24 Eylül'de Madrid'de düzenlenen ödül töreninde Kızlar Sahada ekibi de sahnedeydi.

Yaşasın tüm kızlar, tüm kadınlar ! Her alanda “sahada” olmaya devam…

Melis Abacıoğlu ‘Kızlar Sahada'yı anlatıyor…

“SPOR “ANAHTAR ALIŞKANLIK”. SPOR SAYESİNDE DİĞER PEK ÇOK İYİ YAŞAM ALIŞKANLIĞI DA HAYATIMIZA GİRİYOR…”

ÖG : Meliscim, kimsin sen, nasıl bir eğitim aldın ?

MA : İstanbulluyum. Alman Lisesi'nden mezun olduktan sonra Columbia Üniversitesi'nde Matematik ve Sanat okuyup çift ana dal yaptım. Ailem hastane yönetimi işiyle uğraşıyor, ülkeye dönünce 2 buçuk yıl onlarla çalıştım. O sırada bir hastaneler zincirinden bir teklif aldım; “Gel bizim Frankfurt'taki hastanemizi kur” dediler. Bir sene Frankfurt'ta bu işi yaptım. Ama bir senenin sonunda bir sabah uyandım ve kendimi çok derin bir depresyonun içinde buldum.

ÖG : Neden acaba ?

MA : Bakarsanız her şeyim vardı; iyi bir işim, eğitimim, param, hatta şimdi eşim olan sevgilim… ama çok mutsuzdum. Gördüm ki hayatımda bir “anlam eksikliği” var. Ben hayatta başka bir etki bırakmak istiyordum. Yaratmak istediğim dünya insanların güçlü ve bağımsız oldukları bir dünya, ben böyle bir dünyada yaşamak istediğimi fark ettim. Çalıştığımız kuruma özel bir telefon hattı açıyoruz, hattın ucunda spor hocası var, diyetisyen var, psikolog var, bunlardan direkt hizmet alabiliyorsunuz. Bir web sitesi var, aplikasyonu var. Tüm bunları kurum kendi şirket çalışanlarına sunmuş oluyor. Çünkü Y kuşağı çalışanlar diyor ki “Ben burada 10-12 saat geçiriyorum, sen işveren olarak bana ne katıyorsun ?” İnsanlar artık sadece maaşa çalışmıyor, öncelikle işte bir anlam arıyor, ikincisi de şirketin duruşunu önemsiyor.

ÖG : Bir insanın alışkanlıkları kurum seni destekledi diye iyi yaşam yönünde hemen değişir mi ?

MA : Hepimizin ortalama 100-150 adet alışkanlığı oluyor yaşam boyunca. Nedir mesela bunlar; su içmek, sosyal medyaya bakmak, yürümek, kahve içmek… Ama spor alışkanlığı bunlardan biraz farklı, “anahtar alışkanlık” deniyor buna. Eğer spor yapıyorsanız, bu, hayatınızdaki birçok başka konuyu da olumlu anlamda tetikliyor. Çünkü spor yapmak için iradeye, kararlılığa, düzenli olmaya, yani hayatınızı yönetmeye ihtiyacınız var. Bunu başaran insan, hayatının diğer alanlarını da yönetmeye başlıyor; kendinize özsaygınız artıyor, işinde istikrar geliyor, plan yapıp tasarruf edebiliyor.

“KIZLAR SAHADA TAM OLARAK İSMİ GİBİ BİR GİRİŞİM, KIZLARIN TÜM TUTKULARI VE HIRSLARI İLE SAHADA OLMASI DEMEK… “

ÖG : Peki Kızlar Sahada nasıl oluştu ?

MA : Serra isimli bir arkadaşımla bir akşam kendimiz için, 9'a 9 bir maç organize ettik. Bir halı saha tuttuk, benim ilk futbol sahasına çıkışımdı bu. Tam bir kırılma anı diyebilirim. Çıktım, kendime ilk defa o tutkuyu, o lider olma duygusunu doya doya yaşamaya izin verdiğim bir an oldu o… Bunu yaşayınca “öyle bir iş yapalım ki bütün kadınlar sahaya çıksın ve bu duyguları yaşasın” dedim. Böylece Kızlar Sahada doğdu.

Psikolog Kiraz Öcal anlatıyor…

ÖG : Şu anda ne yapıyor Kızlar Sahada ?

: Size, bana, sosyoekonomik olarak dezavantajlı olan kız çocuklarına, yani hepimize “yapamazsın” diye kodlanan bir takım toplumsal cinsiyet “klişeleri” var. “Kızlar Sahada” bütün bu yanlış klişeleri ve yapamazsın denilen kodları futbol aracılığı ile kırıyor. Kadınlar ya da kız çocukları futbol sahasına “ben yapamam” diye geliyor, ama yaptıklarını büyük bir heyecanla görüyor! Futbol sahasına çıkan her kadın ya da kız çocuğu “acaba mühendis de olabilir miyim, acaba uçak da uçurabilir miyim ?” diye düşünmeye başlıyor. Olağanüstü bir dönüşüm yaşıyor yani.

ÖG : Müthiş bir şey bu anlattığın ! Futbolun böyle bir etkisi olabileceğini hiç düşünemezdim…

: Gerçekten öyle. Bunun bir örneğini Eskişehir'de yaşadık. Maçtan sonra mülteci bir kız çocuğuna “ne olmak istiyorsun ?” dediğimizde, bir itfaiyeci resmi yaptı ve “futbol oynuyorsam bunu da olabilir miyim ?” dedi.

ÖG : Kızlar Sahada mülteci kız çocukları ve sivil toplum dernekleri için de çalışıyor, değil mi ?

: Evet, her sene Mayıs ayında kurumlar için bir turnuva yapıyoruz, Takımını Kur Gel diye bir organizasyonumuz var. Bunlar bize kaynak yaratıyor. Bu kaynakla dezavantajlı mahallelerde ve gönüllülerin desteği ile Kızlar Sahada maçları yapıyoruz. Koruncuk Vakfı'nın kız çocukları ile çalıştık. Bir de Hayata Destek Derneği ile mülteci kızlara yönelik bir proje yaptık.

ÖG : Nasıl etkilendiler ?

: Suriyeli mülteciler açısından söylersek, onlarda evin içerisinde yüksek şiddet var, anne, baba, çocuk ailecek buraya gelmiş olsalar da şiddet evde devam ediyor. Mülteci çocuklarda ayrıca kız erkek ayrımı da çok güçlü; kızlar asla erkeklerle oynamıyor, erkekler kızları hiç sevmiyor ve kendilerini üstün görüyor. Bu nedenle onlarla çalışırken kız-erkek karma takım yaptık, yani birlikte aldık onları sahaya. Bizim formalarımızın üzerinde “kızlar sahada” yazıyor, bunu bile giymek istemedi erkek çocuklar, çok sıkıntı oldu sahada.

ÖG : Mesela ?

: Abinin biri kız kardeşini dövmek istedi, araya girdik, anlatmaya çalıştık. Kızlarla aynı sahada bulunmak bile onlar için büyük bir adımdı. Bir kızın futbol oynamasını görmeleri de çok önemliydi. Biz kullandığımız kelimelere bile dikkat ediyoruz sahada.

ÖG : Ne demek o ?

: Mesela adam adama savunma ya da adam tutmak, adam gibi oynamak demiyoruz. Birebir diyoruz, oyuncu tutmak, doğru düzgün oyna diyoruz…

ÖG : Kızlar nasıl futbol oynuyorlar ?

: Aynen gördükleri gibi ! Küfrediyorlar, hakeme yürüyorlar, itip kakıyorlar. Bu nedenle bunu da değiştirmeye çalışıyoruz, “İyi Futbol” diye bir kampanyamız var, sadece bu amaçla. İyi Futbol anlarını kaydedip, bunun için ödül veriyoruz kızlara.