SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Haydi kızlar…

İstikrar ve başarı… Mevcut kafalarla futbolda asla görülmeyecek! Basketbol ve voleybolda da sorunlar var ama uluslararası başarılar hiç eksik olmuyor.

Erkek basketbolunda Milli Takımımız, 2019 Dünya Kupası yolunu yarıladı. 4 maç kaldı. 1 galibiyet bile bize Çin kapısını açacak. Sorun şu: Takımın tüm hücum yükünü sırtlayan Ersan, Cedi ve Furkan; kalan 4 eleme maçında yok. Bunların 2'sinde rakip İspanya. NBA oyuncularımız olmadan eldeki ‘şişirilmiş' Türkiye Ligi oyuncuları ile neler yaşadığımız, ilk turda görüldü. İsveç'e bile yenildik! Elimizde bir tek (Maccabi izin verirse) devşirmemiz Wilbekin olacak. Bekleyip göreceğiz.

Şimdi gözler kadın basketbolunda. Milli takım seviyesinde 2011'den bu yana hiçbir büyük turnuvayı kaçırmadık. Nevriye ve Birsel gibi efsanelerin yokluğunda saha içinde yönetmen koltuğunda sadece Işıl var. Koç Ekrem Memnun'un tecrübesi, gidişatı belirleyecek. Grup liderliği için salı günü Avustralya ile karşılaşacağız. Yarı final yolunda karşımıza ABD çıkarsa, kürsüye uzak kalacağız. 2014'te ev sahibiyken dördüncü olmuştuk. Kişisel görüşüm, bu kez işimiz daha zor.

En başarılı branşımız kadın voleyboluna gelince… Japonya'da 29 Eylül'de başlayacak Dünya Şampiyonası'nda çok güçlü rakipler bekliyor bizi. Neslihan ve Gözde bıraktı. Naz, annelik molası verdi. Tecrübesiz, genç ama aç bir takımımız var. Milletler Ligi'nde ikinci olurken ABD dahil herkesi yendik. Ama Dünya Şampiyonası başka. Altın için ‘Mucize', kürsü için ‘Başarı', ilk beş için ‘İyidir', ilk 8 için ‘Alkış' demek; mantıklı geliyor.

Kadın sporcularımızın istikrarı ve başarısı, her şeyden önce Türkiye'nin dışarıdaki imajı ve prestiji için çok önemli. Spor, en popüler tanıtım aracı. Bu yüzden her sayının, her galibiyetin madalya kadar önemi var.

Haydi kızlar…

Yazarın Diğer Yazıları