SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

İpek yolu

Son Avrupa Şampiyonu Slovenya, gruptaki şansını çok büyük ölçüde kaybetmişti. Luka Doncic, Goran Dragic ve Klemen Prepelic gibi yıldızlarından yoksun da olsalar da taraftarlarının önünde bir onur mücadelesi için sahadalardı. Bizim hesabımız ise NBA oyuncularının son kez yer alacağı eleme maçından galip ayrılıp Çin'e uzanan yolu dikenli değil, 6-2 ile ‘İpek Yolu'na çevirmekti.

Maçı kazanmanın yolu, hücumda topu paylaşmak kadar iyi savunma yapmaktan geçiyordu. Tempoyu yükseltip topu çevirdiğimiz bölümlerde skor sıkıntısı yaşamadık. Üstelik uzunlarımızdan katkı alamamamıza karşın… Zaman zaman birebirleri fazla zorlamamız ve ‘pick and roll' savunmasındaki hatalarımız sonucunda Slovenya, ters eşleşmeleri kullanarak oyunun içinde kaldı. Ayrıca Anthony Randolph ile eşleşecek oyuncuyu bulmakta zorlandık.

Üçüncü periyotta Furkan'dan gelen 15 sayıyla skor üstünlüğünü elimize geçirdik ancak son periyotta elimize geçen birçok fırsata rağmen son darbeyi vurmakta gecikmemiz, heyecanın sürmesine neden oldu. Bitime 3 dakika kala maçın kahramanlarından Wilbekin'in üçlüğü farkı ilk kez çift hanelere getirse de yıldız oyuncunun sakatlanarak bir süre için dahi olsa kenara gelmesi, can sıkıcıydı. Sabırlı oynamak yerine gereksiz yere ‘fast break' denemelerinden sonuç alamayınca bütün iş savunmamıza kaldı. Son dakikaların yorgunluğuna rağmen direncimizi ortaya koyduk ve Slovenya'ya izin vermedik.

Kazanmamız gereken bir maçtı ve amacımıza ulaştık. Tabii ki takım olarak kazandık ancak Cedi-Wilbekin-Furkan üçlüsünden gelen toplam 65 sayı belirleyici faktör oldu.

Şimdi 6-2 ile kendimizi çok daha güvenli hissediyoruz. Çin'e gitmeden bir de saha içi liderimizi bulursak, değmeyin keyfimize…

Herkesin eline sağlık…

Yazarın Diğer Yazıları