SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
Marcio Mossoro: “Yabancı sayısı artınca yurt dışına giden Türk oyuncuların sayısı da arttı”

Marcio Mossoro: “Yabancı sayısı artınca yurt dışına giden Türk oyuncuların sayısı da arttı”

Medipol Başakşehir’in kariyerinde çok önemli bir yere sahip olduğunu söyleyen Marcio Mossoro, "Ben Türkiye’de Mossoro olduysam bunu Başakşehir’e borçluyum. Eğer buradaki son senem olacaksa da buradan bir şampiyonlukla ayrılmak isterim. Çünkü bu kulüp bana çok şey verdi" dedi.

Medipol Başakşehir'in tecrübeli futbolcusu Marcio Mossoro, turuncu-lacivertli takımın yeni sezon hedeflerinden yabancı kuralı ve VAR sistemine kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.

Takım olarak geçtiğimiz senelerden edindikleri tecrübelerle birlikte yeni sezona şampiyonluk parolasıyla girdiklerini belirten Mossoro, “Bu sene daha tutkulu, daha olgun bir Başakşehir izletebileceğimizi söyleyebilirim. Baktığınızda son 3 sezondur şampiyonluğa koşan ve özellikle son 2 sezonda şampiyonluk hedefine çok yaklaşan bir Başakşehir var. Ama ne yazık ki bunun sonunu getiremedik. Çok yaklaştığımız halde şampiyon olamadık. O yüzden bizim de bunlardan öğrendiğimiz şeyler oldu. Bu nedenle bu sene taraftarlara daha iyi bir futbol oynayan Başakşehir izleteceğiz” ifadelerini kullandı.

Özellikle geride kalan iki sezonda şampiyonluğu son haftalarda kaybettiklerini dile getiren tecrübeli futbolcu, her sene önlerine daha büyük hedefler koyduklarını ve bunun kendilerini nasıl etkilediğinin sorulması üzerine şu cevabı verdi:

“Bence bizim en büyük kazanımımız; edindiğimiz tecrübeler. Bu tecrübelerin bizi hedefe daha da yaklaştıracağını söyleyebilirim. Geçmişten çok dersler aldık. Baktığınız zaman takımın içindeki oyuncu grubu da çok tecrübeli. Daha önce şampiyonluk yaşamış isimler var. Bu bizi kesinlikle olumsuz yönde etkilemiyor. Aksine daha da önemli motivasyon kaynağı oluyor. Çünkü lige hedefsiz başlamak var, bir de şampiyonluk hedefi koyup şampiyon olmak veya buna çok yaklaşmak var.”

“BURADA AİDİYET DUYGUSU VAR”

Turuncu-lacivertli forma altında beşinci sezonunu geçirdiğini hatırlatan Mossoro, ilk geldiği günkü Medipol Başakşehir ile şimdiki kulüp arasında büyük farklar olduğunu söyledi. Uzun yıllardır takımda beraber forma giyen oyuncuların varlığına da dikkat çeken 35 yaşındaki futbolcu, “İlk geldiğim sene çok farklı hedefleri olan bir Başakşehir vardı. O zamanki hedefimiz ilk 4'te bitirebilmekti. Oyuncu grubu çok yeniydi, 2. ligden gelen futbolcular vardı. Çok farklı ülkelerden gelen oyuncular vardı. Şimdiye baktığımızda ise çok farklı durumdayız. O zamandan beri bu takımın içinde olan oyuncular var. Ben de onlardan biriyim. Gelişim anlamında kulübümüz de çok gelişti. Ben de kendimi çok geliştirdim. Hem fiziksel hem de taktik, teknik anlamda. Bence Başakşehir'i farklı kılan; kulübün bize verdiği imkanlar. Burada herkes kendini evinde gibi hissediyor. Burada bir aidiyet duygusu var. Bence bu takımı diğerlerine göre daha güçlü kılan bu diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

“EMRE BELÖZOĞLU DOĞUŞTAN LİDER”

Başakşehir orta sahasında beraber görev yaptıkları takım kaptanı Emre Belözoğlu hakkında da duygu ve düşüncülerini aktaran Brezilyalı oyuncu, şöyle konuştu: “Emre ile beraber oynamak çok büyük bir keyif. Çünkü kendisi hem saha içinde hem de saha dışında doğuştan bir lider. Açıkçası onun yanında kim oynarsa o da kendi performansını arttırıyor. Baktığınız zaman ben olayım, Napoleoni, Mahmut, İrfan olsun Emre'nin yanında oynadıkça performansımız artıyor. Emre'nin gelişiyle bu kulüp daha da büyümeye başladı. Bu kulübü büyüten etkenlerden biri de kaptanımız Emre'nin buraya gelişidir. Bu yaşta hala o tutkuya ve heyecana sahip olması hepimizi etkiliyor. Hatta bize ilham verdiğini de söyleyebilirim.”

“KALİTELİ BİR TEKNİK DİREKTÖRE SAHİBİZ”

Medipol Başakşehir Teknik Direktörü Abdullah Avcı'nın takımın üzerinde büyük bir etkisinin bulunduğunu açıklayan Marcio Mossoro, 55 yaşındaki çalıştırıcı ile kendini birçok alanda geliştirdiğini de sözlerine ekledi. Turuncu-lacivertli oyuncu, “Bence çok kaliteli bir teknik direktöre sahibiz. Hatta bazıları; ‘İyi bir takım iyi bir kaleciyle başlar' der. Ben buna katılmıyorum. Bence iyi bir takım iyi bir antrenörle başlar. Abdullah hoca ile 4 sezondur beraberiz. Kendisi beni sadece taktik ve teknik anlamda değil her türlü geliştirdi. En büyük özelliği de bir oyuncudan alabileceği en büyük verimi almasıdır. Eğer bir oyuncuda bu potansiyeli görürse sonuna kadar ister. Tabii onun bu kadar istekli olması benim de bu iyi performansımda önemli bir faktör oldu” diye konuştu.

“CENGİZ’İ AVRUPA’NIN BÜYÜK KULÜPLERİNDE İZLEYECEĞİZ”

Geçtiğimiz sezon Başakşehir'den İtalyan ekibi Roma'ya transfer olan Cengiz Ünder'in sürekli yükselen bir grafik çizdiğini söyleyen başarılı orta saha, “Cengiz buraya geldiği ilk günden itibaren kendini fark ettirmişti. Çok istekli olması da onun Roma'ya gidişini hızlandırdı. Çok yetenekli zaten bunu tartışmaya gerek yok. Ben Cengiz'i Roma'dan sonra Avrupa'nın daha büyük kulüplerinde izleyeceğimize eminim” dedi.

“VAR SİSTEMİNE ZAMAN VERİLMELİ”

Bu sezon Süper Lig'de uygulanmaya başlanan Video Yardımcı Hakem (VAR) sisteminin futbolun gelişimine katkı sağlayacağına inandığını ancak belli bir adaptasyon süreci gerektiğini anlatan Mossoro, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı: “Bence Video Yardımcı Hakem uygulamasına biraz daha zaman vermemiz lazım. Ben bunun futbolun gelişimi yönünde iyi bir uygulama olduğunu düşünüyorum. Sadece bazı ülkeler daha hızlı adapte olup uyum sağlarken, diğer ülkeler biraz daha fazla adaptasyon sorunu yaşayabilir. Video hakemden bizim neleri beklememiz gerekir; tartışmalı penaltı kararı ya da ofsayt gibi tartışmalı kararların hata riskini bu sistemle daha aza indirebiliriz. Çünkü önceki yıllarda bu tarz ufak hatalardan kaçan şampiyonluklar oldu. Tabii ki futbol da hatalar oyunu. Aynı şekilde hakemler de hata yapabilir. Bence VAR'a biraz zaman tanımamız lazım. Bunun futbolun gelişimine önemli katkı sağlayacağını düşünüyorum.”

YABANCI SINIRLAMASI HAKKINDA

Son günlerde Türk futbolunun en büyük tartışma konusu olan yabancı kuralı hakkında görüşlerini bildiren yetenekli oyuncu, artan yabancı sayısıyla birlikte yerli futbolcuların da kendilerini geliştirmeye daha fazla ihtiyaç duyduğunu savundu ve konu hakkındaki düşüncelerini şöyle dile getirdi: “Ben 5 yıldır burada olduğum için yabancı kuralının farklı evrelerini gördüm. Buradaki değişimi de gördüm. Bunun iki tarafı var. Tabii ki böyle bir kural ortaya çıktığında bunun tartışılması çok normal. Ama Türkiye'de çok yetenekli oyuncular var. Fakat bazen insan yapısı gereği rahat hissettiğimiz yerden ayrılmak istemeyiz. Çünkü orada mutluyuzdur ve limitlerimizi zorlamayız. Evet yabancı sayısı Türkiye'de arttı ama bence bu yabancı kuralıyla birlikte Türkiye'den yurt dışına giden oyuncuların sayısında da artış oldu. Önceden Türk oyuncuları bu kadar Avrupa'ya gitmezken, şimdi hepsi kendine meydan okuyor, hepsi Avrupa'da kendini göstermek istiyor. Ben inanıyorum ki yabancı sayısı ne olursa olsun yetenekli olanlar ve çalışanlar kendilerine her zaman yer bulacaktır. Bunun katkısının Türk Milli Takımı'na olacağını da düşünüyorum.”

“BURADAN ŞAMPİYONLUKLA AYRILMAK İSTERİM”

Mossoro, bu sezon sonu Başakşehir ile olan kontratının sona erdiğinin hatırlatılması üzerine ise gelecek planlamalarıyla ilgili, “Ben Türkiye'de Mossoro olduysam bunu Başakşehir'e borçluyum. Bu kulüp bana çok şey verdi. Ben de elimden geldiği kadar kulübün gelişimine katkıda bulunmaya çalıştım. Futbolun bir de gerçekleri var. Baktığınız zaman iki sene öncesinde de takımımızın yaş ortalaması çok yukarıdaydı. Ben de 35 yaşındayım artık. Bazen ne kadar isteseniz de fiziksel performansınız eskisi gibi olamayabiliyor. Bunlar yaşın getirdiği dezavantajlar. Ama ben bu sene de daha önce nasıl çalıştıysam daha fazla çalışmaya devam edeceğim. Tabii ki burada kalmak isterim ama yönetim her sene farklı hedefler koyabiliyor. Daha farklı çalışma tarzları belirlenebiliyor. Eğer buradaki son senem olacaksa da buradan bir şampiyonlukla ayrılmak isterim. Çünkü bu kulüp bana çok şey verdi. Eğer buradan ayrılacaksam adımı kulübün tarihine altın harflerle kazıyarak ayrılmak istiyorum” açıklamasını yaptı.