SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
Vazgeçmeyen pes etmeyen başarır

Vazgeçmeyen pes etmeyen başarır

Bayram sabahı Avrupa Paralimpik’te altın madalya kazanarak ülkemizi gururlandıran Sümeyye Boyacı, hikayesini anlattı. Hedefinde dünya şampiyonluğu olan Boyacı, “İnanmak başarmanın yarısıdır, hayatta mutlaka bir amacınız, hedefiniz olmalı” dedi.

RÖPORTAJ: Özlem GÜRSES

Bir bayram sabahı hepimiz onun başarısından gurur duyduk, mutlu olduk. 15 yaşındaki Sümeyye Boyacı, İrlanda'da gerçekleşen Avrupa Paralimpik Yüzme Şampiyonası'nda altın madalyanın sahibi oldu! Onu kucaklamaya, o güzel gülüşünü görmeye Eskişehir'e gittim. Doğuştan iki kolu olmayan Sümeyye, gerçek bir denizkızı gibi. Bir tarafı vazgeçmeyen, güçlü, hırslı bir sporcu… Diğer tarafı narin, ürkek, heyecanlı bir genç kız. Sümeyye hem hikayesini anlattı, hem de yeni hedeflerini…

 Önce hikayeni dinlemek isterim…

5 Şubat 2003'te doğdum. 4 yaşında resme başladım. Sonra resim konusu o kadar ilerledi ki, Rusya'da kişisel bir sergi bile açtım.

‘6 YAŞINDA KURAN'I HATİP ETTİM'

 Kim seni yönlendirdi sanata?

Ailemin desteği çok tabii. Ama sanat içimde vardı. İlk çizdiğim desen bir güldü.

 Tabii ayaklarınla çiziyorsun. Sen ayaklarını bizim ellerimizi kullandığımız gibi kullanıyorsun.

Aynen. Annem ben küçükken ayaklarımı yapma çiçeklere değdirmiş önce, çiçekleri böyle tanıdım. Sonra ayaklarımla yemek yemeğe başladım. Sonra da her işi ayaklarımla yapmayı öğrendim. Makyajım da dahil! Ebru sanatına da 7 yaşında başlamıştım.

 Moskova'da bir de sergi mi açtın?

Evet, 6 yaşındayken. İlk yurtdışına gidişim de öyle. Orada sergi açan ilk Türk olmuştum.

 Peki eğitim hayatın, yüzme?

Ben size en baştan anlatayım. Ailemin desteği ile ben önce bir Kuran kursuna gittim. 6 yaşında Kuran'ı hatip ettim. Sonra ilkokula başladım. Okuma yazmayı öğrendim. 5 yaşında zaten Çiğdem hocamla yüzmeye başlamıştım, ilkokulda da devam etti.

 Kimin fikri seni yüzmeye göndermek?

Annemin. Hobi amaçlı başlatmıştı beni. Sonra 10 yaşındayken bir üniversitenin yüzme kulübüne geçtim. Orada şimdiki antrenörüm Mehmet Bayrak'la tanıştım.

 O sırada okulun devam ediyor muydu?

Evet, bir yandan da yarışmalara katılıyordum. İlk yarışmada birincilik alınca milli takıma seçildim. 2016'nın haziran ayında Berlin yarışlarına katıldım, ilk uluslararası yarışımdı. 2 ikincilik, 2 üçüncülük madalyası aldım orada da… Bu başarıdan sonra Eskişehir Büyükşehir Belediyesi sporcusu oldum. Yılmaz Büyükerşen sayesinde ufkum açıldı. Berlin, Portekiz, İtalya Gençler Şampiyonası… Böyle devam ettim.

 

‘ASLA PES ETMİYORUM’

 Sence sana bu başarıyı getiren senin en güçlü tarafın hangisi?

Öncelikle bunda yeteneğin büyük rolü var ama vazgeçmemek çok önemli. Ben bir işe başladığım zaman mutlaka sonunu getiririm. Asla pes etmiyorum. İnanmak başarmanın yarısıdır, hayatta mutlaka bir amacınız, hedefiniz olmalı. Her işin zor tarafları var, bunun da zor yanı çok çalışmak, beslenme düzeni, disiplin…

 Bundan sonra neyi hayal ediyorsun?

2020'de en büyük hedefimiz olan Tokyo'da yüzmeyi gerçekten çok istiyorum. Sadece yüzmek değil, birinci olmak istiyorum.

 Günde kaç saat antrenman yapıyorsun?

Mehmet Bayrak hocamla haftada 5/6 gün, 2'şer saat çalışıyoruz. Sabah uyanıyorum, okula gidiyorum, oradan çıkar çıkmaz hemen buraya geliyorum. Bir sürü yarışa katıldığım için çok ders kaçırıyorum. Bu sefer bunları toparlamak için buradan çıkıp özel derslere gidiyorum… Böyle bir hayat.

 Sanat devam ediyor mu bu sırada?

Edemiyor tabii, ancak uyuyorum!

 Şimdi de Tokyo'ya gideceksin inşallah, olimpiyatlara…

İnşallah! Ondan önce de Dünya Şampiyonamız var, Malezya'da, seneye Ağustos'ta. Bunun için çalışıyoruz şu anda, önümüzde bir çalışma takvimi var, bu sefer de Dünya Şampiyonu olmak için.

 Peki kulvardayken, yüzerken ne yaşıyorsun, ne düşünüyorsun?

O an sadece “bitirmem lazım, benim birinci olmam lazım” diye düşünüyorum. Ben biraz fazla hırslıyım!

 Spor için gerekli bir özellik…

Evet, derslerde de böyleyim ama… Sınavdan da 466 puan aldım, şu anda Sosyal Bilimler Lisesi'nde 9. sınıf öğrencisiyim.

“YÜZMEYİ ÇOK SEVİYORUM, SU BİR TERAPİ”    Özlem Gürses'in sorularını yanıtlayan Sümeyye Boyacı, “Yüzmeyi çok seviyorum. Buraya geldiğim zaman tüm günün dertlerini unutuyorum. Su bir terapi” dedi.

“Anne büyüyünce kollarım çıkacak mı?”

 Annen çok akıllı bir kadınmış…

Annem hayatımda tanıdığım en zeki kadın. Bana nasıl davranmam gerektiğini, sorulan sorulara nasıl yanıt vermem gerektiğini o öğretti.

 Ne gibi sorulara?

Özellikle eskiden “senin kolların niye yok ?” diye çok soruyorlardı… Ben de küçükken anneme sorarmışım “anne ben büyüyünce kollarım çıkacak mı ?” diye. Annem de “hayır, çıkmayacak” dermiş. Bana sorduklarında ben de “Allah beni bu şekilde yarattı. Benim kollarım yok ama her şeyi ayaklarımla sizin gibi yapabiliyorum” diyordum.

 Bu sorular artık bitti mi ?

İnanın bunun eğitimle de pek alakası yok. Hiç düşünemeyeceğin insanlar farklı sorular sorabiliyorlar. Kesin sorar dediklerin de hiç sormayabiliyor.  Ben çok alıştığım için artık üstünde durmuyorum, olur böyle şeyler deyip geçiyorum…

 

Ne yazık ki sponsorlar daha çok futbolla ilgileniyor!

 Çok hayranların oldu Sümeyye! Birçok ünlü isim seni yazdı, paylaştı, heyecanlandın mı buna?

Hem de çok! Şarkılarını dinlediğim isimler de paylaştı, çok mutlu oldum.

 Seninle ilgili neyi sevdiler acaba?

Ülkemiz çok zor bir dönemden geçiyor. Bu dönemde bu güzel haber herkesi mutlu etmiştir sanırım.

 Senin vazgeçmeyen tarafın ve bu güzel gülümsemen mi acaba insanlara umut ve cesaret verdi?

Olabilir…

 Spor ve sanat dışında, günün nasıl geçiyor?

Makyaj videoları izliyorum, dikiş dikmeyi çok seviyorum. Kendi paramla aldığım bir dikiş makinam var. Yazın kıyafetlerimi falan kendim dikiyorum. Yemek yapmayı, özellikle mantı yapmayı çok seviyorum.

 Bir kardeşin var, Hüseyin, aranız nasıl?

Çok iyi! O da benimle gurur duyuyor, okulda arkadaşlarına anlatıyor ablam diye…

 Hayran olduğun bir sporcu var mı?

Yüzücü olarak değil ama, Ronaldo'yu çok seviyorum.

 Peki takım tutuyor musun?

Evet, Galatasaray. Ama GS paylaşmadı, FB paylaştı beni Instagram'da…

 Hay Allah! Ama şimdi duydular, eminim onlar da paylaşırlar. Sevdiğin bir sanatçı var mı peki?

Sıla'yı çok seviyorum.

 Sponsorların var mı? Desteğe ihtiyaç duyuyor musun?

Ne yazık ki sponsorlar daha çok futbolla ilgileniyorlar. Benim kulübüm dışında hiçbir destekçim yok. Bu başarımda Mehmet Bayrak'a, beni destekleyen vatandaşlarımıza, beni asla yarı yolda bırakmayan Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'ne ve başkanımıza, federasyonumuza ve bakanımıza çok teşekkür ederim. Ama aslında çok daha fazlasına ihtiyacımız, federasyon olarak da….

 Nasıl?

Bizim federasyonumuzun bütçesi tek bir futbolcunun maaşına denk! Yani bu kadar küçük bir bütçe. Oysa alınan başarılar gerçekten çok anlamlı. Biraz daha destek bulabilsek çok daha iyisini yapabiliriz. Sponsorlar ve devlet biraz daha katkı sağlarsa inanıyorum ki ülkeye çok sayıda madalya getirebiliriz.