SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
Şansal Büyüka’dan sert sözler! ‘Hesabı kefiller öder!’

Şansal Büyüka’dan sert sözler! ‘Hesabı kefiller öder!’

Şansal Büyüka spor dünyasında yaşanan olaylar ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.Büyüka 'Fenerbahçe’de Koç Yönetimi, titiz tavrına rağmen transferde Aziz Yıldırım Yönetimi’nden daha da geç kaldı. Comolli, “Bir yıldır çalışıyoruz, 100 futbolcuyu takipteyiz” demişti. Ayew’i, Slimani’yi, Barış’ı tanımak için Comolli olmaya gerek yok.' yorumunda bulundu.

Şansal Büyüka, futbol gündeminde yaşanan olayları Milliyet gazetesine değerlendirdi.

İşte Şansal Büyüka’nin spor dünyasında yaşanan olayları değerlendirdiği yazısı…

Semih Özsoy, Malatya maçı sonrasında, “Kötü oynadık ama ligin başı, telafisi var” dedi. Unutulmasın, Fenerbahçe geçen yıl büyük ataklarına rağmen rakibini yakalayamadı. Beğenilmeyen eski takım daha hızlı hücum ediyordu ve deplasmanda kaybetmiyordu.

Fenerbahçe'de Başkan Ali Koç, “Transferde geç kalmayacağız” demişti. Koç Yönetimi, bu titizliğine rağmen transferde Aziz Yıldırım Yönetimi'nden daha da geç kaldı.

– Sportif Direktör Comolli, “Bir yıldır çalışıyoruz, 100 futbolcuyu takipteyiz” demişti. O 100 futbolcu arasından sürpriz tek futbolcu bile getiremedi. Ayew'i, Slimani'yi, Barış'ı tanımak için Comolli olmaya gerek yok. Sıradan futbol seyircisi bile tanıyor.

– Başkan Vekili Semih Özsoy, Malatya maçı sonrasında, “Kötü oynadık ama ligin başı, telafisi var” demişti. Unutulmasın, Fenerbahçe geçen yıl 7. hafta sonunda rakibi Galatasaray'dan 8 puan geride kalmıştı ve daha sonraki büyük ataklarına rağmen rakibini yakalayamadı.

– Yeni yönetim kongre öncesinde de sonrasında da, “Fenerbahçe'nin oyun anlayışının değişeceğini, mutlaka hızlı hücum eden bir takım olacağını söylemişlerdi. Tam aksi oldu. Beğenilmeyen eski takım daha hızlı hücum ediyordu ve deplasmanda kaybetmiyordu.

– Alex sonrası Fenerbahçe, orta sahanın patronu, takımın saha içi kaptanı bir oyuncu bulamadı. Böyle olunca takım sahada kaptansız gemi gibi sağa-sola yalpa yapmaya başladı ve bu sıkıntı halen devam ediyor.

– Günümüzün futbolunda kenar adamlarının çizgiye inip sıfırdan merkeze, yerden ya da havadan orta yapması gerekiyor. Malatya maçında sağda Ayew, solda Barış sıfıra hiç inmediler, “sıfır” orta ile maçı tamamladılar.

– Ayew büyük kariyerine rağmen çok güçsüz ve formsuz. Aldığı her topla içeriye ve kalabalıklara dalıyor, her topu o kalabalıkların arasında kaybediyor. Barış'ın yarınları var. Ama bugün için aşırı abartılmıyor mu?

– Sağ savunmada İsla oynuyor, arkasına adam kaçırıyor. Şener oynuyor, arkasına adam kaçırıyor. Tribün ve ekran başında da taraftarlar aklını kaçırıyor.

– Transfer dönemi kaleci Volkan çok bekletildi. Durumu uzun süre belli olmadı. Psikolojisi bozuldu, iyi hazırlanamadı. Zaten yapı olarak ağır bir kaleci, refleksi geriye gitti ve ciddi anlamda hatalı goller yedi. Yıllardır Volkan'ı kesmeye aday bir kaleci niye bulunmaz, şaşkınım.

– Cocu belli ki medeni bir adam… Ölçülü, bilgili, çevresine saygılı, önemli bir futbol adamı… Bizim dünyada böyle uygar insanların başarılı olmasını çok isterim. Dilerim Cocu, Türkiye'ye büyük bir ilgi ve iddia ile gelip, hüsranla dönen Hollandalı teknik direktörler kervanına katılmaz.

Biri Cocu'ya anlatsın

Daha Cocu'nun geldiği ilk gün yazdım. Bizim ligi tanımadığını, ekibinde ligi iyi bilen Türk bir yardımcıya mutlak ihtiyacı olduğunu söyledim. Örneğin Malatya'nın iki stoperi Artun Mina ve Sadık, bu ligin hava toplarını en iyi karşılayan çok uyumlu iki stoperi… Fenerbahçe buna rağmen 90 dakika geriden ve havadan top indirdi. Başka bir taktiği, başka bir oyun anlayışını denemedi. Oysa maç öncesi birileri Mina-Sadık ikilisinin hava toplarında ne kadar etkili olduğunu Cocu'ya söylemeliydi.

Eski Beşiktaş neredesin?

– Beşiktaş savunmasından bir Tosiç gitti, diğerleri aynı adamlar… Buna rağmen Beşiktaş savunması nasıl oluyor da bu kadar sallanıyor, bu kadar dağılıp, bu kadar hata yapıyor?

– Beşiktaş orta alanı rakibe göz açtırmazdı, geniş alanları asla bırakmazdı. Bu orta saha nasıl oldu da bu özelliğini kaybetti? Rakipler nasıl oluyor da Beşiktaş ceza alanına bu kadar rahat geliyorlar?

– Beşiktaş baskı kurdu mu rakip nefes alamaz, adeta oksijensiz kalırdı. Beşiktaş nasıl oldu da bu ritmini ve özelliğini yitirdi?

– Beşiktaş maç içinde bu kadar istikrarsız nasıl olabiliyor? Bir devre çok iyi, bir devre çok kötü… Akhisar maçı öyle, Erzurumspor maçı öyle…

– Eski Beşiktaş neredesin? Seni istiyoruz ve bekliyoruz.

Hesap sorma yerleri belli

Bilal Meşe ile Turgay Demir'in yazılarından öğrendim… Beşiktaş‘ın transfer işlerinden sorumlu yöneticisi Umut Güner sosyal medyada saldırı altındaymış… Organize midir, doğal bir tepki midir bilemem… Ama Umut Güner, Pepeleri, Vidaları getiren, alınacak futbolcuya karar verilirken, parası belirlenirken son noktada Başkan Fikret Orman‘ın kesin onayını alan bu işlerden sorumlu yönetici… Başkan Orman beğeniyor ve becerikli buluyor ki, transfer işlerinde görüşmeleri genelde Umut Güner ile götürüyor. Ayrıca transferlerden hoşnutsuzluk varsa, beğenilmiyorsa, maliyetleri fazla bulunuyorsa, ya da bir başka nedenle, bütün bunlar Beşiktaş‘ın genel kurulu, mali genel kurulu, divan kurulu gibi yetkili organlarında konuşulur… Hani gölge etme başka ihsan istemem misali, Güner'i taktir etmeseniz de, hiç olmazsa küfür etmeyin… Üstelik kimin kime küfür etmeye hakkı var… Ayrıca bildiğiniz bir şey varsa çıkın söyleyin… Kimse kimsenin ağzını kapatmıyor…

Hesabı kefiller öder!

Beşiktaş'a Kanadalı Larin'i vatandaşı Atiba, Şilili Roco'yu gene vatandaşı Medel önermiş. Bir anlamda kefil olmuşlar. Larin ile Roco, Beşiktaş'a borçlarını ödemezlerse, hesap kefillerden sorulur. Atiba ile Medel'in haberi olsun.

İyi düşünülmeli

Her yeni fikir gibi Beşiktaş Başkanı Fikret Orman'ın da “Başkanlık maaşlı olsun” önerisi cok ciddi tartışma yarattı. Başkanlık maaşlı olursa, o zaman seçilmiş bir başkandan daha çok profesyonel bir CEO konumu doğmuyor mu? Başarısız olan, zarar eden CEO'ların da görevde kalması tartışılmıyor mu? Hassas bir konu, iyi düşünülmeli…

Bu futbol yetmez

Galatasaray 2 maçta 6 puan yaptı. Ancak gerçekçi gözle baktığımızda bu futbol lig için yetse bile, gelip kapıya dayanan Şampiyonlar Ligi için yetmez. Galatasaray'ın kısa süre içinde mücadele gücünü, pas organizasyonunu, savunma güvenliğini ciddi biçimde arttırması gerekiyor. Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi'ne dördüncü kategoriden gireceği düşünülürse bu futbolun, bu kadronun asla yetmeyeceği çok açık ortada…

Sevenleri ayırmayın!

Emre Akbaba, Galatasaray'a iyi bir paraya imza attı ama uzun süredir öyle kararlı bir duruş sergiledi ki, sanki o imzayı paradan önce gönülden attı. Profesyonel bir dünyada olabiliriz. Buna rağmen sevenleri birbirinden ayırmayın.

Bir haftada hizaya getirdi

Başakşehir maçındaki Trabzonspor, Sivas maçındaki Trabzonspor… Arada dağlar var. Ünal Hoca'nın eli de ağırdır, sözü de… Sanırım bir hafta boyunca takımı antrenman kadar, sözleriyle de hizaya getirdi. Başakşehir karşısında izlediğim Trabzonspor'dan “ne köy olur, ne kasaba” diye aklımdan geçirmiştim. Sivas karşısında özellikle ilk yarıda gördüğüm Trabzonspor için de “köy de olur, kasaba da olur, hatta şampiyon da olur” diyorum. Yeter ki Sivas maçının ilk yarısındaki futbolu çoğu zaman oynayabilsin…

‘Böyle cenneti nerede bulacağım'

Bütün kulüpler oyuncu satmaya çalışıyor ama alan yok. Ya Çin, ya Arap ülkeleri… Avrupa kulüpleri ilgilenmiyor bile… Niye? Maaşlar çok yüksek… Negredo 4 milyon euronun üstünde… Belhanda, Feghouli, Gomis öyle… Fenerbahçeli, Trabzonlu yabancılar öyle… Avrupa kulüpleri bonservis bedeli için değil, futbolcuların maaşları aşırı yüksek olduğu için bu transferlere yanaşmıyorlar.

Bakmayın, Avrupa'da milyon euronun üstünde alan sayılı futbolcu var. İspanya'da, Fransa'da, Almanya'da, İtalya'da maaşlar genellikle milyon euronun çok altında… Üstelik bizim gibi vergi cenneti de değil… Aldıklarının en az % 40'ını vergi olarak ödüyorlar. O zaman bizdeki yabancı da, “Böyle cenneti nerede bulacağım” diye gitmiyor. Sonuçta alan yok, giden yok, bizim kulüplerin de yüksek maaşlılardan kurtulma şansı yok.

Alkış ve takdir Göztepe'nin

Göztepe'yi çok beğendim. Beto gibi dünya markası bir kalecinin yokluğuna, orta sahanın iki vazgeçilmez adamı Poko ve Castro'nun yokluğuna rağmen Galatasaray karşısında mükemmel mücadele ettiler. Ben Aslantepe'ye gelip bu kadar iyi pas yapan, bu kadar hızlı oynayan, Galatasaray baskısı karşısında asla bunalmayan bir başka takım görmedim. Göztepe bu maçtan puan çıkaramadı ama alkışı ve takdiri topladı.

Ah şu çimler!

Berbat zeminden Akhisar da çok çekti, biz de… Neyse geçen yıl yeni stadı açıldı, pırıl pırıl bir zemin ve ızdırap bitti. Ama o da ne… Aradan daha bir yıl geçmedi, yeni stadın zemini de berbat… Allah aşkına yapmayın, koca Akhisar'da şu çimlere adam gibi bakacak bir Allah'ın kulu yok mu?

O zaman ağlamayın

Hem, “Para yok, döviz kuru felaket” diye ağlıyoruz hem de halen yerli futbolcuları dolar bile değil, euro vererek transfer etmeye devam ediyoruz. O zaman ağlamayın. Kendi düşen ağlamaz…

Çalımbay'ın kafası bozuktur

Konyaspor 2 maçta 5 gol yedi. Erzurum'dan 2, Antalya'dan 3… Toplam 5 golün tamamı, kafa golü… Adım gibi biliyorum, Rıza Çalımbay'ın kafası bu kafa gollerine acayip bozuktur.

PSG'ye bakın

PSG dünyanın en pahalı futbolcularını alıyor ama altyapıdan da sayısız futbolcu oynatıyor. Neymar için 220, Mbappe için 180 milyon euro sayan PSG, Guingamp karşısındaki ilk maçında, sahaya 11'inde 5 altyapı oyuncusuyla çıktı. Milyon dolarları gözünü kırpmadan harcayanlar, altyapıya bu kadar önem verirken, kasasında kuruş olmayan bizim kulüplerin halen bu altyapıya duyarsız kalışlarını anlamak mümkün değil…

Eksiğini görebilmek…

Malatya'nın hocası Erol Bulut'u tebrik ederim. Fenerbahçe'yi yendiği için değil, maç öncesi yaptığı açıklama için… Erol Hoca, ilk maçta Göztepe'yi yenmelerine rağmen iyi oynamadıklarını çok açık söyledi. Bir hoca, kazanırken eksiğini görüyor ve söylüyorsa, o hocadan korkma…

Her yerde aynı

Napoli Kulübü Başkanı De Laurentiis, “Taraftarlar hem transfer istiyor hem de sahte forma alıyorlar. Ya delirmişler ya da kafaları güzel” diye açıklama yaptı. Demek ki dert her yerde aynı…

Umarım örnek olur

Biraz da hayata dair… Erenköy Divan Cafe açık alanının bir bölümünü “sigara içmeyenlere” ayırdı. Böylece yan masadan fabrika bacası gibi yükselen sigara, puro dumanları, sigara içmeyen, bu konudaki masumları zehirleyemeyecek. Duyarlı ve örnek bir davranış… Umarım diğer mekanlar da bu uygulamayı dikkate alırlar.

At binenin kılıç kuşananın

Malatya'nın stoperi Artur Mina'ya dikkat… Geçen yıldan bu yana müthiş oynuyor. Zaten Malatyaspor'da bu transferleri kim yapıyorsa “tereyağından kıl çeker” gibi iyi yapıyor. Ne demişler; At binenin, kılıç kuşananın…