SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

8 misin? 10 mu? Yoksa sıfır mı?

SÜPER Kupa finaliyle futbola olan hasretimiz bitti. Güzel bir karşılaşma izledik. Galatasaray, genel olarak baktığımızda oyunun hâkimiydi. Sarı-kırmızılıların, 4-2-3- 1 sistemiyle sahada olduğunu gördük. Ancak Fernando-Donk ikilisi savunmanın önünde orta sahada aynı özelliklere sahip. Bunlardan birinin takımın temposunu arttırmak için topu ileri taşıması lazım. Beşiktaş'la kıyaslarsak Şenol Güneş, Oğuzhan'ı o bölgeye koyarak takımın daha hızlı rakip kaleye gitmesini sağlamıştı. Bu, bir sorun ancak asıl problem Belhanda. Geldiğinden bu yana izliyorum. 8 mi 10 mu anlayabilmiş değilim. Kanatlarda Linnes ve Nagatomo işliyor, diğer herkes topu ileri taşıyor ancak bir türlü pozisyon üretemiyor. Çünkü Belhanda, merkezden yapması gereken atakları Alex ya da Talisca gibi sonuca çeviremiyor. Ayrıca onlar gibi 2. santrfor özelliklerini taşımıyor, dolayısıyla da hücumda sıfır çekiyor. Galatasaray'a acil olarak bir 10 numara şart.

Hatta aynı özelliğe sahip Fernando-Donk ikilisinin bölgesine biraz daha ofansif bir isim de gerekiyor. Belhanda'nın etkisizliği oldukça yansısa da Bafetimbi Gomis eski havasında değil. Sanki kafası başka yerde. Koşuyor ve mücadele ediyor gibi gözükse de konsantrasyonu bozuk olduğu için tüm hamlelerde geç kalıyor. Akhisarspor savunması arasında boğuldu gitti. Geçen sezon 33 lig mücadelesinde 29 kez fileleri havalandıran deneyimli isim o formundan çok ama çok uzak. Bunlardan sıyrılamaz 20 golü bulursa mucize olur.

Susic, Yugoslav futbolunun üzerine eklediği Fransız ekolünü harmanlayıp üstüne Türkiye'ye alışmayı da katınca teknik adamlık konusunda son derece başarılı. Savaşan, %100 performansla oynayan, şu an tüm takımların kontratak sistemini en iyi uygulayan hocaların başında geliyor. Barcelona ve Bayern dışında tüm takımlar hatta Real Madrid'in de oynadığı gibi.

MAÇIN KIRILMA ANI

KARŞILAŞMANIN kırılma anı Seleznov'un 41. dakikadaki direkten dönen şutuydu. Akhisarspor'un 33 yaşındaki tecrübeli Ukraynalı forveti o golü atsa mücadele o anda yeşil-siyahlılar lehine dönecek ve uzatmaya gitmeyecekti.

MAÇIN ADAMI

TARTIŞMASIZ Yevhen Seleznov. Hatta Galatasaray'a önerim Eren Derdiyok'u gönderip onu alsın. Her şeyi ama dün üzerine düşen her şeyi yaptı. Tecrübeli Ukraynalı forvet karşılaşma boyunca adeta bir tank gibi rakip savunmayı darmadağın etmeyi bildi.

Muğdat olsa ilk yarı 3 olurdu

GALATASARAY'IN Akhisarspor'dan renklerine bağladığı Muğdat Çelik dün eski takımında olsaydı ilk yarıda skor 3-0 sona erebilirdi. Geçen sezonki kupa yarı finalinde sarı- kırmızılılara iki maçta iki asist yapan başarılı oyuncu finalde de Fenerbahçe karşısında iki asistle 3-2'lik galibiyeti getirmişti. Burada elbette Elvis Manu'nun da hakkını onu Gençlerbirliği'nden bonservisi elinde alan Akhisarspor yöneticilerini de es geçmeyelim. 24 yaşındaki futbolcu dün büyük yıldızlara taş çıkartırcasına rakip savunmayı alt-üst etti. Galatasaray karşısında 6 karşılaşmada 6 gol kaydeden Seleznyov dünyada profesyonelliğin gerektirdiği yaşam biçimi, saha içi ve dışı performansıyla Cristiano Ronaldo'ya rakip olur. Genç Türk futbolcular onu örnek almalı. Bu arada berbat zemine de değinmeden geçmeyeyim. Türkiye'nin sezon öncesi en büyük organizasyonunun stadına çare bulamazken dünkü Chelsea- Manchester City arasındaki Community Shield'taki (onların Süper Kupası) zemine de bir bakmanızı öneririm.

Yazarın Diğer Yazıları