SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
Dünya Kupası E Grubu Analizi | Kupa yetmez intikam da istiyorlar!

Dünya Kupası E Grubu Analizi | Kupa yetmez intikam da istiyorlar!

Dünya Kupası'nı en fazla kazanmayı başaran Brezilya sahaya iniyor. Bu kez onlar için sadece kupa yeterli değil, Almanya'dan intikam da istiyorlar. E grubunda, Brezilya'nın ardından genç yıldızları ile izleyenleri şaşırtmaya aday Sırbistan, İsviçre ve sürprizlerin takımı Kosta Rika ikincilik savaşı verecek.

SKOR ANALİZ – OKAN ÇALIK

Her Dünya Kupası’nda en az bir tane ölüm grubu olur, işte o grup bu grup değil maalesef. Dünya Kupası E grubunda lider belli gibi ama ikincilik için mücadele kıyasıya geçecek gibi duruyor. Brezilya dışındaki 3 takımın da gücü elle dağıtılmış gibi eşit. Bireysel yeteneklerin takımların kaderini belirleyeceği grupta, geleceğin yıldızı denebilecek birçok isim de yer alıyor. İşte iki Avrupa, iki Amerika kıtası ülkesinin yer aldığı E grubu…

Son turnuvada yaşadıkları kabusu unutturmak isteyen Brezilya, ismini söylediğimizde hala aklımıza çikolatadan önce olaylı maçın geldiği İsviçre, politik meseleler yüzünden neredeyse her turnuvaya farklı isimle katılmak zorunda kalan Sırbistan ve son Dünya Kupası’nda ayakta alkışlanarak veda eden Kosta Rika’lı E grubunu yakından tanıyalım…

 

BREZİLYA

Brezilya’nın iddialı olmadığı ya da şampiyonluğa oynamadığı bir Dünya Kupası düşünmek olanaksız ama Brezilya bu kez önceki Dünya Kupası’larının aksine sadece kupayı almak için değil kendini kanıtlamak için de geliyor. 4 yıl boyunca intikam yemini etmiş bir mahkum gibi Dünya Kupası’na hazırlanan Brezilya için beklenen gün geldi. Kendi evinde, kendi seyircisi önünde Almanya’ya 7-1 yenilerek ağır bir travma geçiren sambacılar uzun süre kendilerine “Neymar oynasaydı sonuç ne olurdu?” sorusunu sordu.

Neymar ve Brezilya bu sorunun cevabını 2018 Dünya Kupası’nda verme şansına sahip. 4 yılda fazlasıyla değişen Brezilya’da 2014 Dünya Kupası’ndan sadece 6 isim bulunuyor (Neymar, Paulinho, Fernandinho, T.Silva, Marcelo, Willian). Brezilya bir önceki Dünya Kupası’na göre Rusya’ya daha yetenekli ve tecrübeli bir takım olarak geliyor. Hatta son yılların en güçlü Brezilya’sı ortaya çıktı dersek yanlış olmaz.

2018 Dünya Kupası hazırlıklarına erkenden başlayan Brezilya, 2014 Dünya Kupası’nın ardından takımın başına Scolari yerine Dunga’yı getirdi. Zorlu Güney Amerika grubunda 6 maçta sadece 2 galibiyet almayı başarınca, Brezilya’nın Dünya Kupası’na katılması da tehlikeye girdi ve bu durum Dunga’nın koltuğuna mâl oldu. Göreve getirilen Tite, adeta ateşten gömleği üstüne geçirdiği gibi gruba ambargosunu koydu.

Tite yönetiminde çıktığı 11 grup maçında Brezilya, 9 galibiyet, 2 beraberlik aldı. Bir anda yeniden rakiplerin korkulu rüyasına dönen Brezilya gösterdiği performansla en yakın takipçisi Uruguay’a 10 puan fark atarak grubu lider tamamladı ve ev sahibi Rusya’nın ardından, Dünya Kupası’na katılmaya hak kazanan ilk takım oldu.

Teknik direktör Tite’ye ülkesinden de güven tam diyebiliriz. 2010 – 2016 yılları arasında Brezilya takımı Corinthians’la Brezilya Ligi, Copa Libertadores ve Dünya Kulüpler Kupası kazanan Tite, tecrübesine rağmen ilk kez Dünya Kupası’nda yer alacak. Hayal kırıklılığı ile geçen son 3 turnuvanın ardından ülkenin “fabrika ayarlarına” dönerek kupayı havaya kaldırmak isteyen sambacılar, seri ve direkt oyunu ile izleyenlere eski Brezilya’yı hatırlatıyor ama Avrupa takımlara karşı tecrübesi olmayan Tite’nin, ayağında topu tutmayı seven, güçlü Avrupa takımları karşısında neler yapacağı da merak ediliyor.

Tüm Dünya Kupası turnuvalarına katılan tek ülke olan Brezilya’da futbol ne zaman dara düşse bir Pele çıktı ortaya. Bu turnuvada da Brezilya milli takımı diğer takımlara nispet yaparcasına yıldızlar korosu gibi… Yine açık ara takımın yıldızı olacak olan Neymar, ikinci Dünya Kupası macerasına başlıyor. Fakat bu kez daha güçlü bir takıma önderlik yapacak. Zira bu kez, Neymar sahada olmadığında Almanya’dan 7 yemek yerine takıma liderlik yapabilecek Coutinho, Fernandinho, Casemiro gibi isimler bulunuyor.

Ayrıca bu kez tüm hücum yükü Neymar’da olmayacak! Zamanında sadece bir sandviç karşılığında transfer edilen şimdilerde ise değeri 80 milyon Euro’ya ulaşan Gabriel Jesus, Brezilya’nın Ronaldo’dan sonra bulamadığı istikrarlı forveti olmayı başardı. 1.75’lik boyuna rağmen tekniği ve hızı ile oldukça etkili olabilen Gabriel, karşısındaki savunmacıların 1 saniye dikkatsiz davranışına cezayı kesiyor. Kadronun en küçük ismi olan 21 yaşındaki Gabriel Jesus, Manchester City’de yaptıklarıyla da tecrübe sorunu olmadığını gösterdi.

Güney Amerika ülkelerinin en az sıkıntı yaşadığı bölgenin kaleciler olduğunu söylesek yanlış olmaz. En küçük ülkeden, en büyüğüne kadar hepsinin kalecisi takımlarına güven veriyor. Fakat Brezilya bu kez işi biraz abarttı. Zira bu sezonun en formda iki kalecisinden biri olarak gösterilen (diğeri De Gea) Roma’lı Alisson’un yanı sıra Manchester City’nin yıldızı Ederson ve Tite'nin Corinthians'tan eski öğrencisi Cassio yedek kulübesinde olacak. Bazı ülkeler kaleci sorunu yaşarken 3 harika kalecinin bir takımda olması biraz haksızlık olmuş. 2000’li yılların başındaki İtalya milli takımının kadrosundaki Buffon, Toldo ve Abbiati üçlüsünden beri en güçlü seri gibi duruyor.

BREZİLYA’NIN GÜÇLÜ YÖNLERİ: Hücum bölgesinde hiçbir takımda olmadığı kadar çok sayıda kaliteli isim barındırıyor. Turnuvanın en güçlü ekibi olarak gösterilmeleri rakiplerine korku verirken, Neymar’ın da sakatlıktan çıkması takıma hem özgüven hem de başarı getirecektir.

BREZİLYA ZAYIF YÖNLERİ: Brezilya son yıllarda en iyi kadrosu ile turnuvaya katılıyor olsa da hala dünyanın en iyi sağ beki olarak gösterilen Dani Alves’ten mahrum kaldılar. Danilo açığı kapatacak kaliteye sahip ama henüz Alves kadar tecrübeli değil. Teknik direktör Tite’nin Avrupa ülkelerine karşı ne yapacağı tam olarak kestirilemiyor.

TURNUVADA NE YAPAR: Brezilya’nın grubu lider bitereceğine herkes kesin gözüyle bakıyor. Tabi söz konusu Brezilya olduğu için finale kadar yükselmesi sürpriz olmayacak fakat bu zorlu yolda muhtemel rakipleri ikinci turda Meksika ve İsveç; çeyrek finalde, İngiltere ve Belçika; yarı finalde Fransa, İspanya ya da Portekiz olacak. Finalde ise bölüm sonu canavarı gibi Almanya’nın çıkması muhtemel.

SONUÇ: Hemen hemen tüm maçlarda 3’lü forvet tercih ederek 4-3-3 formatını sahaya koyan Tite, zaman zaman bekleri de oldukça önde konuşlandırıp 2-5-3 şeklinde sahaya yayılabiliyor. Fakat Dünya Kupası’na kupayı kazanmaya gelen Brezilya’nın “Joga Bonito”yu bir kenara bırakarak, ayağında topu tutmayı seven Avrupa takımlarına karşı biraz daha kontrollü dizilişle sahada 4-1-4-1 yer alması muhtemel olacak. Birçok Brezilyalı’ya göre Tite dünyanın en iyi teknik direktörleri arasında yer alıyor. Fakat gemisini şimdiye kadar hep denizde yüzdüren Tite ilk kez okyanusa açılıyor. 20 Dünya Kupası’nın 11’inde yarı final ve üstüne çıkmayı başaran Brezilya birçoğuna göre turnuvanın en büyük favorisi ama Güney Amerika elemelerinden zorlanmadan gelen takımlar geçmişte birçok kez Dünya Kupası’nda üst turları bile zar zor görerek, erkenden veda etmişti. Tite, elinde birçok seçenek olmasına rağmen genelde aynı isimlerle sahaya çıkmayı tercih ediyor. Bu durum ortaya birbirini çok iyi tanıyan, hızlı hareket edebilen bir takım çıkardı ama turnuva içerisinde yaşanacak sakatlıklar ya da kırmızı kartlar ortaya yeniden Almanya faciası çıkarabilir. Sonuç olarak diyebiliriz ki Brezilya turnuvanın mutlak favorisi ama Tite’nin Avrupa takımlarına karşı tecrübesizliği ve Neymar’ın olası bir sakatlığında kupa bir anda hayal olabilir.

17 Haziran 2018 Dünya Kupası F Grubu Analizi | Sıradaki; `1` numara! İlgili Haberi Oku

 

KOSTA RİKA

Eğer E grubuna bakıp Kosta Rika’yı direkt elediyseniz çok acelecisiniz. Çünkü karşısınızda Dünya Kupalarında pek rastlayamayacağız bir “finish him”e (Mortal Kombat oynamış olanlar iyi bilir) imza atan takım var. 2014 yılında, kimse beklemiyorken İtalya, Uruguay ve İngiltere’nin yer aldığı ölüm grubundan lider olarak çıkan ardından ikinci turda Yunanistan’ı evine gönderen, çeyrek finalde de şanssız şekilde penaltılarla Hollanda’ya elenen Kosta Rika, yine aynı şoku yaşatmak için Rusya’ya geliyor. Real Madrid'in kalecisi Keylor Navas’ın muhteşem kurtarışlarını ve Kaptan Bryan Ruiz ‘in Brezilyalıları kıskandıracak tekniğini tekrar izlemek futbol tutkunları için güzel olacak.

Tarihinde 5. kez dev turnuvada boy gösterecek gösterecek olan Kosta Rika, CONCACAF'a 4. tur ile katılıp grubunu lider tamamlamasının ardından Dünya Kupası'na katılım için son aşama olan 5.turda Meksika'nın ardından grup 2.si oldu ve Rusya biletini kaptı. Kosta Rika 2014’de uyguladığı genel diziliş yapısını grup maçlarında da değiştirmedi. Yine bu turnuvada da 5-4-1 dizilişinden vazgeçmeyecek gibi duruyorlar.

Dünya Kupası’nda tarih yazan Jorge Luis Pinto’nun ardından 2015 yılında Kosta Rika’nın başına geçen 53 yaşındaki Oscar Ramirez, milli takımdaki ilk büyük turnuvasında sahne alacak. Milli takım başında başarılı performans sergiliyor olsa da dünyanın en güçlü takımları karşısında neler yapacağı tam olarak kestirilemiyor.

Kosta Rika, kadro olarak en vasat ekiplerden biri olarak gösteriliyor olsa da herkesin imrenerek bakacağı oyunculara da sahipler. Şampiyonlar ligi şampiyonu apoletiyle Rusya’ya gelecek Keylor Navas, şu anda takım içinde en güven veren isim olarak gözüküyor. Navas son yıllarda öyle bir hale geldi ki, galiba biraz abarttı. İzleyenler bilir her topu kurtarıyor… Top oyundayken de kurtarıyor, ofsaytken de kurtarıyor, faulse de kurtarıyor… Milli takım, La Liga, kupa maçı hiçbir ayrım yapmadan her maça aynı motivasyonla çıkmayı başarıyor.

Yaptığı beklenmedik vuruşlarla kalecileri gafil avladığı için ülkesinde “çakal” lakabını madalya gibi hak ederek alan Bryan Ruiz 32 yaşına gelmiş olmasına rağmen kendine has çalım yetenekleri ve çok sade bir oyuna sahip. Avrupa futbolunda da kendine yıllardır önemli seviyelerde yer bulmuş Ruiz’i büyük ihtimal son kez izleyeceğiz. Umarız bizi geçen Dünya Kupası’nda olduğu gibi yine mest eder de öyle gider.

KOSTA RİKA GÜÇLÜ YÖNLERİ: Navas, Ruiz, Joe Campbell gibi tecrübeli isimlere sahipler. Birbirleri ile uzun süredir oynadıkları için tam bir takım görüntüsü veriyorlar.

KOSTA RİKA ZAYIF YÖNELERİ: 29,6 ile Dünya Kupası’nda en büyük yaş ortalamasına sahip takımlar. Çok koşan ve topu ayağında tutan takımlara karşı kafa tutma ihtimalleri düşük.

TURNUVADA NE YAPAR: Kosta Rika için bu turnuvada işler parlak değil. Son kupadaki kadar zorlu bir grup içerisinde değil fakat Kosta Rika yaşlandı. İsviçre ve Sırbistan gibi daha diri gözüken takımlara karşı aynı dozda efor harcaması güç gözükse de maçın gidişatını değiştirebilecek isimlere sahipler. Turnuvada yapabilceği en yüksek başarı grubu ikinci bitirerek üst tura çıkmak olacaktır fakat onda da büyük ihtimal karşısında Almanya olacağı için daha ileri gitmesi zor görünüyor.

SONUÇ: Grupta liderlik favorisi doğal olarak Brezilya, fakat ikincilik favorisi de Kosta Rika yine değil. İsviçre ve Sırbistan’a karşı daha düşük şans verilen Kosta Rika gruptan çıkmak için yeniden bir sürpriz yapması gerekiyor. Dünya Kupası maçlarına bakıldığında genelde Avrupa kıtası dışında gelen ülkeler güzel oyunlarıyla kupaya en çok renk katan takımlar olmuştur. 2014’deki performansı başta olmak üzere Kosta Rika da kesinlikle bunların arasında yer alıyor. Bu turnuvada da çok mücadeleci, göze hoş gelen bir futbol izleteceğini beklediğimiz, Bryan Ruiz kaptanlığında Kosta Rika'yı bu yıl çok daha zor bir turnuva bekliyor.

İSVİÇRE

Üzerinden yıllar geçmesine rağmen İsviçre denilince hepimizin aklına hala tüm gücüyle İstiklal Marşı’nı söyleyen Alpay Özalan ve maç sonrasındaki “orantısız kuvvet” görüntüleri geliyor. Aklımıza bu görüntülerle kazınmış olsalar da İsviçre son yıllarda önemli gelişmeler gösterdi. Fakat bu gelişmelere rağmen, 2006’da beri tüm Dünya kupalarına katılan İsviçre, turnuvalarda hiçbir başarı ortaya koyamadı. Sadece 2006 Dünya Kupası’nda tek bir gol dahi yemeden, penaltı atışları sonucunda turnuvaya veda ederek hafızalara kazındı. Granit Xhaka, Valon Behrami ve Xherdan Shaqiri gibi hücum gücüne rağmen gol yollarında kısır bir takım görüntüsü veren İsviçre defansif futbolun önemli temsilcilerinden biri olma yolunda ilerliyor.

Dünya Kupası yolunda Portekiz, Macaristan, Faroe Adaları, Letonya ve Andorra ile B Grubunda mücadele eden İsviçre, oynadığı istikrarlı oyun ile 10 maçta 9 galibiyet 1 mağlubiyet alarak 27 puan toplamayı başardı. Hatta beklenmedik şekilde Portekiz ile aynı puanda grubu bitiren İsviçre averaj mağduru olarak Playoff’lara kaldı. Kuzey İrlanda ile eşleşen İsviçre 1-0'lık skorla galip tamamlayarak Dünya Kupası'na katılmaya hak kazandı. İsviçre’ye istikrarlı ama bir o kadar da antipatik denebilecek oyunu, Türk futbol severlerin yakından tanıdığı bir isim oynatıyor. Bir dönem Samsunspor’u da çalıştıran Vladimir Petkovic İsviçre’nin patron koltuğunda. Dünya Kupası gibi büyük turnuvalarda gol atmaktan önce yememeyi kendine felsefe edinen İsviçre, doğal olarak gol bulma sıkıntısı yaşıyor. Kırmızı-beyazlı ekip son büyük turnuvası olan EURO 2016’da gruptan sadece 2 gol atarak çıkabilmişti. Önemli hücum oyuncularına rağmen savunma futbolu oynatmasından dolayı eleştirilen Petkovic’in, bu saatten sonra da sürpriz bir “devrime” imza atması da beklenmiyor.

8 milyonluk nüfusuna rağmen uzun yıllardır kaliteli futbolcu yetiştirmeyi başaran İsviçre’de bir çok isim kişisel beceresiyle bile maçın kaderini çevirebilir. Her ne kadar bu kez kadroda Türk kökenli futbolcu yer almasa da, Türkiye’de transfer dönemlerinin vazgeçilmez manşet ismi Xherdan Shaqiri maçın kaderini değiştirebilecek adamların başında geliyor. Stoke City ile küme düşmesine rağmen teknik becerisi ve yaratıcı kimliğiyle dikkat çeken Shaqiri, 2014 ve 2016 turnuvalarında olduğu gibi takımını sırtlar ise İsviçre’yi üst turda görmek şaşırtmayacak.

“Burada istediğim etkiyi yaratamıyorum çünkü kalite düşük” diyerek Stoke City’i eleştirmekten geri durmayan ismin etrafında bu kez Arsenal’ın istikrar abidesi Xhaka ve Juventus’un sağ beki Lichtsteiner gibi kalitesini kanıtlamış isimler olacak. Eğer İsviçre, Sırbistan ve Kosta Rika’yı geride bırakarak E grubundan çıkacaksa bu üç ismin performansı kilit noktada yer alıyor.

İsviçre’de tecrübelilerin yanında birçok genç oyuncu da yer alıyor ve Dünya Kupası onların kendilerini göstermesi için büyük bir fırsat olacak. 2016 yılında 20 milyon euro karşılığında Schalke’ye transfer olan fakat yaşadığı şanssız sakatlıkları atlatıp uzun süre sonra tekrar formasına kavuşan Breel Embolo, Dünya Kupası’nda dikkatle izlenmesi gereken isimler arasında yer alıyor. Umarız forvet konusunda sıkıntı yaşayan İsviçre Milli Takımı’nı hocası tarafından görev alır da gerçekten 20 milyon euro eder mi net görebiliriz.

İSVİÇRE’NİN GÜÇLÜ YÖNLERİ: Dağcılık ve kayak gibi macera severlerin başlıca ziyaret noktası olan İsviçre, futbolda macerayı hiç sevmiyor. Hiç riske girmeyen defansif oyun anlayışına sahip olsalar da uzun süredir var olan, oturmuş bir oyun anlayışları var. Bu anlayış gruptan çıkmalarını sağlayabilir.

İSVİÇRE’NİN ZAYIF YÖNLERİ: Gol yemiyor ama gol de atamıyor. Brezilya gibi güçlü takımlar karşısında bu anlayışın ne kadar tutacağı meçhul.

HANGİ TURA KADAR GİDER?: Brezilya’nın daha oynamadan grubu lider tamamlayacağını düşünürsek ikinci sırada çıkan takım bir üst turda Almanya’nın karşısına çıkacak. İsviçre’nin Almanya maçından sonraki durağı havaalanı olacaktır.

SONUÇ: İsviçre, FİFA sıralamasında 6. sırada yer almasına rağmen Brezilya ile baş edebilecek bir takım görüntüsü çizmiyor. Grup her ne kadar 4 takımdan oluşuyor olsa da İsviçre sadece Kosta Rika ve Sırbistan ile mücadele edebilecek düzeyde. Adını son 16’ya yazdırma potansiyeline oldukça sahip olan kırmızı beyazlar barındırdığı gelecek vadeden oyuncularla birlikte gelecek Dünya Kupası turnuvaları için şimdiden heyecan uyandırmayı başarabilir.

SIRBİSTAN

Futbolu tutkunları bir zamanlar Yugoslavya ekolünün ne kadar güçlü olduğunu bilir. Fakat siyasi meselelerden ötürü sürekli bölünmeler yaşayan Sırbistan’da en kötü etkilenenlerden biri de futbol olmuştu. İstikrarı uzun yıllardır yakalayamayan Sırplar, son dönemlerin en güçlü ekibi ile Rusya’ya geliyor. DDünya Kupalarında 50 yılı aşkın süredir başarıya aç olan Sırbistan için grupta Brezilya’nın ardından ikincilik mücadelesi verecek gözüyle bakılıyor ve son dönemlerin en yetenekli isimlerinden biri olan Manchester United'ın orta saha oyuncusu Nemanja Matic'in liderliğinde üst turlara yükselmeleri hiç de sürpriz olmayacak.

Dünya Kupası’na direkt olarak katılma hakkını elde eden Sırbistan’a hakkısızlık gibi olmasın ama Türk medyasının deyimi ile “lokum gibi kura” denebilecek bir grupta yer alıyordu. Avusturya, Galler, İrlanda Cumhuriyeti, Moldova ve Gürcistan ile mücadele eden Sırbistan; 6 galibiyet, 3 beraberlik, 1 yenilgi alırken tek yenilgisini Avusturya deplasmanında aldı. Elemelerde sadece 1 yenilgi almalarına rağmen kendilerine denk takımlarla oynadıkları için tam olarak güçleri hakkında değerlendirme yapılamayan Sırbistan’da grup maçlarının ardından teknik direktör Muslin gönderilerek yerine yardımcısı Mladen Krstajic getirildi.

Sırbistan için şu anda Dünya Kupası’nda teknik ekibi en çalkantılı ülke demek herhalde yanlış olmaz. Grubu lider bitirmeyi sağlayan dönemin teknik direktörü Slavojlub Muslin, Türk futboluna yaraşır bir kaosun etkisiyle savrulup gitti. Oynattığı savunma ağırlıklı futbol ve bu sezon adından sıkça söz ettiren Lazio’lu Milinkovic-Savic’i milli takımda düşünmemesi Muslin’in sonunu getirdi. Yerine ise yardımcısı Mladen Krstajic getirildi. Krstajic başa geçer geçmez ilk icraat olarak Savic’i takıma çağırdı ve bir nebze de kafası rahat etti.

44 yaşındaki Krstajic şu anda turnuvanın en genç hocası. Krstajic hoca olarak ilk kez turnuvada yer alıyor olsa da 2006 Dünya Kupası’nda futbolcu olarak ortamın atmosferine alışkın birisi. Fakat bu turnuvada Krstajic’in en büyük dezavantajı genç yaşta kurtlar sofrası gibi ortama girmesi değil, şu anda kadar takımın başında hiçbir resmi maça çıkmamış olması olacak. Mladen Krstajic şu ana kadar sadece iki hazırlık maçında takımın başında çıktı ve 1 galibiyet, 1 beraberlik aldı.

26 yaş ortalaması ile turnuvanın en genç ortalamaya sahip 5. takım olmasına rağmen yaşlı kurtlarla sahaya çıkması beklenen Sırbistan’ın kalesini eleme maçlarında olduğu gibi Dünya Kupası’nda da Partizan forması 34 yaşındaki Vladimir Stojkovic koruyacak. Defansta ise Roma'da iyi bir sezon geçiren 32 yaşındaki Kolarov, hem defansa hem hücum bölgesine katkı sağlayacak. Defansın ortasında da yine tecrübeli isimlere emanet edecek olan Krstajic, Zenit'li 34 yaşındaki Ivanovic ve Schalke forması giyen Nastasic'in tercih edecek. Takımda ön libero oynayan Nemanja Matic'in ve önünde oynayacak olan Milinkovic-Savic’in forması garanti. Turnuva boyunca maçlara tek forvet başlaması beklenen Sırbistan bir aksilik olmazsa da Aleksandar Mitrovic formanın sahibi olacak.

Dünya futbolundan uzun süredir uzak olan Sırbistan’da en büyük görev Matic’e düşecek. Bu sezon Manchester United’da gösterdiği istikrar ile takımın en büyük kozu olacak olan Matic’in, ülkesinin Dünya Kupası bileti almasının ardından gözyaşları dökmesi bu turnuvayı ne kadar önemsediğini gösteriyor. Tecrübesi ve yetenekleri dışında, Euro 2008 Türkiye milli takımını andıran, yenilgiyi kabul etmeyen hırsı ile de Sırbistan’a en büyük yardımı yapacak.

Savic, bu sezon Lazio’daki performansı ve oyunu iki yönlü aynı seviyede oynayabilmesi ile büyük takımları peşinden koşturmaya erken yaşta başladı. Fakat dünyayı peşinden sürüklemeye aday Savic bir tek kendi milli takım hocası Muslin’e beğendiremedi. Grup elemeleri boyunca takıma davet edilmeyen Savic, koltuğa Krstajic’in oturmasıyla birlikte kadroya çağırılmakla kalmayıp ilk 11’deki formayı da kaptı. Eğer Krstajic, Savic’i Lazio’da oynadığı gibi kullanabilirse Dünya Kupası tutkunlarını keyifli anlar bekliyor olacak.

SIRBİSTAN’IN GÜÇLÜ YÖNLERİ: Takımın bulunduğu grupta da Brezilya’yı saymazsak İsviçre ve Kosta Rika’yı yenme gücüne sahipler. Takımda birçok isim Avrupa’nın kaliteli kulüplerde oynuyor olması da büyük avantaj sağlayacak.

SIRBİSTAN ZAYIF YÖNLERİ: Teknik direktör Krstajic henüz hiçbir resmi maça çıkmadı ve teknik direktörlük kariyeri de yok denecek kadar az.

HANGİ TURA KADAR GİDER?: Gerçekçi olmak gerekirse eğer Sırbistan bir sürpriz yapıp grubu lider tamamlamazsa ikinci turdan sonrasını görme ihtimali oldukça zor. Çünkü ikinci turda E grubu ikincisi, F grubu birincisini karşısına çıkacak ki bu da yine bir sürpriz olmazsa Almanya olacak. Almanya’yı eleme ihtimali düşük görülen Sırbistan’ın vedası erken olacak.

SONUÇ: Geçmişte dünya futboluna damga vuran ekollere sahip olmasına rağmen en büyük başarıları dördüncülük olan (1930, 1962) Sırbistan’ın öncelikli hedefi İsviçvre ve Kosta Rika’yı yenmek olacak. Takımın teknik direktörü Mladen Krstajic hiçbir resmi maç oynamadan Dünya Kupası’na geldi. Tecrübesiz hoca ile kupaya katılan Sırbistan ilk maçta Kosta Rika’ya karşı puan kaybı yaşanması halinde baskıyı kaldırabilecek düzeyde değil. Sırbistan, Kosta Rika ve İsviçre’yi geçmeyi başarsa dahi rakibi çok büyük olasılıkla Almanya olacak. Kusura bakmasınlar ama turnuvada çıkabilecekleri en üst seviye de büyük ihtimal bir üst tur olacak.