SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
Dünya Kupası B Grubu Analizi | İspanya, Ronaldo ve kura şanssızı ülke…

Dünya Kupası B Grubu Analizi | İspanya, Ronaldo ve kura şanssızı ülke…

2018 Dünya Kupası'nda perde Rusya'nın 5-0'lık Suudi Arabistan zaferiyle açıldı. Ama en esaslı açılış bugün B grubundaki müthiş maçlarla yaşanacak... Kupanın iki büyük takımının yer aldığı 'ölüm grubu'nda kağıt üzerinde favori İspanya'nın plasesi Portekiz. Herkes ruhani lider Ronaldo'yu ve erken finalleri bekliyor. Ancak hiç yabana atılmaması gereken bir Fas gerçeği var. Grubun kura bahtsızı İran'ın ise işi çok zor. İşte tüm hikayesiyle B Grubu!

ÜMİT GENÇ / SKOR

2018 Dünya Kupası’na ilk bakışta içimizi kıpır kıpır eden, liderini ‘şak’ diye tahmin edemeyeceğimiz küme budur desek B grubu için yanlış bir ifade kullanmamış oluruz herhalde… Nitekim İberya’nın ikizleri Portekiz ve İspanya’yı gruptan kol kola çıkarmak istemeyen iki İslam ülkesi Fas ve İran’ın sınırlı güçleriyle sürpriz arayacağı B Grubu oldukça göz kamaştırıcı…

Ümit Genç ve Tonguç Orözü, B Grubu’nu değerlendirdi:

Süper Lig’de daha önce oynamış ve hala oynayan tanıdık isimlerin fazlaca yer aldığı B grubu, İspanya-Portekiz kapışmasıyla daha ilk günden bizi ekranlara kilitleyecek. Bu maçın galibi hem liderlik için avantaj yakalayacak hem de olası bir final veya yarı final için kendi gücünü de test etmiş olacak.

Grubun belirleyici unsuru İran ve Fas’ın Rusya bileti almasını sağlayan savunma stratejileri olacak gibi duruyor… Fas tam 20 yıl aradan sonra katılacağı turnuvaya, elemelerde gol yemeden gelmeyi başaran tek takım.

Rusya uçağına erken bilet alan ilk Asya ekibi olan İran ise bunu arka arkaya oynadığı 12 maçta kalesini gole kapatarak başardı.

BİR KOVA BUZ VE ERKEN FİNALLER…

Sözün özü; grubun kaderi bu iki sistem takımının İspanya ve Portekiz hücumuna karşı göstereceği dirence bağlı olarak şekillenecek. Fas ve İran ölüm grubundan canlı çıkamaz ve beklenildiği gibi ilk iki sırayı İspanya ve Portekiz alırsa erken finallere hazırlanın derim…

Çünkü A grubundan gelecek hiçbir takımın son 16 turunda Portekiz ve İspanya’yı eleyebilecek kalitede olduğunu düşünmüyorum. Yani Portekiz ve İspanya gruptan direkt çeyrek finale uzanır.

O zaman ne olur?

Bal-kaymak olur…

Çeyrek finalde çok büyük ihtimal İspanya-Arjantin, Portekiz-Fransa maçlarını bir kova buzla beraber izleriz.

İSPANYA YENİDEN İSPAT ETMEK ZORUNDA

Son 10 yılda gerek kulüpler bazında gerekse ülke olarak kupa kazanma alışkanlığını bir kültüre dönüştüren İspanyollar 8 yıl aranın ardından kupanın en büyük favorileri arasında gösteriliyor… 2010 Güney Afrika’da şampiyon olan Casillas, Puyol, David Villa, Xavi gibi efsaneler formalarını David de Gea, Ramos, Diego Costa ve David Silva’ya teslim etti. Ve bu jenerasyon 2014’teki hayal kırıklığını unutturup zirvede olduklarını kanıtlamak zorunda. Barcelona’ya veda eden İspanya Milli Takımı’nın ruhu Andres Iniesta son Dünya Kupası’nı oynayacak. Boğalar bayrak adamlarına klas bir veda için motive olacaklardır.

Arka arkaya 3 büyük kupayı (Euro 2008, 2010 Dünya, Euro 2012) Madrid havaalanına getirerek daha önce görülmemiş bir olayı başaran Boğalar, Rusya’da Portekiz maçına saatler kala yine görülmemiş bir olaya imza atarak Lopeteguı’yi kovdu. Real Madrid ile habersiz anlaştığı için federasyonun aforoz ettiği İspanya’nın son jönü, bavullarını toplayarak Madrid uçağına bindi.

Apar topar yerine getirilen Fernando Hierro kenarda bir süs olarak mı kalır yoksa uzun yıllar konuşulacak bir hikayede başrolü mü oynar hep birlikte izleyip göreceğiz…

NE KADAR RONALDO, O KADAR PORTEKİZ…

Son Avrupa Şampiyonu Portekiz için tek gerçek var; Ne kadar Ronaldo, o kadar Portekiz! 2016’daki talihsiz finaline rağmen dönen şansına Rusya’da çok ihtiyacı olacak Ronaldo’nun… Ancak kendisini çevreleyen kadronun 2 yıl daha olgunlaştığını da unutmamak lazım. Portekiz’in takım iskeleti çaylaklık dönemini çoktan geçti. Ancak 33 yaşına gelen Ronaldo muhtemelen son kez sahne alacağı Dünya Kupası’nda spot ışıklarını Portekiz için yakmak zorunda. Koleksiyonundaki tek eksiği olan Dünya Kupası’nı almak için Ronaldo’nun da tıpkı Messi gibi ‘insanlıktan çıkması’ gerek. Grubun en yaşlı ve en geç oyuncusu Portekiz’de. Usta 37 yaşındaki Bruno Alves, çırağı ise 97 doğumlu Ruben Dias.

Portekiz’in en büyük endişe duyduğu böyle hiç şüphesiz savunma. Sezonu sakat tamamlayan Pepe’nin hazır olmadığını hepimiz biliyoruz. Bruno Alves ve Jose Fonte de her an bir arıza çıkaracak gibi duruyor. İşin hücum tarafını bir şekilde yoluna koymayı başaran Teknik direktör Fernando Santos’un çok çok zayıf olan stoper rotasyonunda ise vidaları iyice sıkması gerekiyor.

FAS’TA NE ARARSAN VAR!

En son 20 yıl önce Dünya Kupası’na katılan Fas’ın 1998 kadrosunda Fas dışında doğmuş sadece 2 futbolcu vardı. Şimdi ise 23 kişilik kadronun 17’si Fas doğumlu değil. Hollanda, Fransa, İsviçre, Belçika, Almanya ve İspanya doğumlu oyuncuların yer aldığı takımda konuşulmayan dil neredeyse yok.

4-3-3 sisteminde 2 tane yaratıcı 10 numara ile oynuyorlar… Ofansif orta sahada Belhanda, sol uçta Ziyech ve ters kanatta Amrabat dizilişiyle tam bir asimetrik düzene sahipler. Savunmada Juventus ve Real Madrid’de forma giyen Benatia-Hakimi ile ortaya gerçekten çok kaliteli bir  yapı çıkıyor.

Hücum gücü Belhanda, Amrabat ve Ziyech üçlüsüyle İran’ın bir tık üzerinde olan Fas’ın gruptan çıkma potansiyeli az da olsa var. Bu gücü İran karşısında kullanıp İspanya ve Portekiz maçlarında savunma kurgularıyla topyekün bir direniş gösterirlerse turnuva sonunda Fas için bambaşka şeyler konuşuyor olabiliriz…

GRUBUN ŞANSSIZI İRAN

Turnuvanın ‘bahtsızı’ İran’ın çok enteresan bir hikayesi var… Kremlin Sarayı’nda gerçekleştirilen kura çekiminde B grubuna ilk başta İspanya ve Portekiz’in ardından Danimarka düşüyor. Ancak FIFA kuralları gereği 3 Avrupa takımı aynı grupta olamayacağı için Danimarka C grubuna kaydırılıyor. Bir sonraki toptan İran ismi çıkınca Asya ekibi ölüm grubuna kalıyor…

Daha önce 4 kez yer aldığı Dünya Kupası’nda 12 maçtan sadece 1 galibiyet çıkarabilmiş İran grubun en zayıf halkası olarak görülüyor. Ancak eleme grubunda oynadıkları 18 maçtan namağlup gelmeleri kendi seviyeleri için müthiş bir iş. Daha önce Portekiz’i çalıştıran Carlos Queiroz bu kez İran’ın başında kendi ülkesine karşı savaşmak zorunda.