SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Bildiğiniz gibi…

Belgrad'daki maç başlamadan Fenerbahçe rüzgârı esmeye başlamıştı. Öyle ki, şehirde ne tarafa baksanız sarı-lacivert formalı birisini görüyordunuz. Tabii bu durum beraberinde salonda da seyirci üstünlüğünü getirdi.

Vesely, EuroLig'in ilk beşinde. Kalinic ve Dixon, her eve lazım. Thompson, Fener'in ergen uzunu. Ahmet gümbür gümbür geliyor. Datome ise çilingir diye düşünmüştüm maçtan önce… Nitekim maç başlar başlamaz Ahmet ve Datome'nin gayretlerinin takımın savunma konsantrasyonunu üst seviyeye çekmesi, hücumda da Sloukas ve Vesely'nin çabaları, Zalgiris'in tüm hesaplarını altüst etti. Fazla top kaybı ile hızlı hücum organizasyonları bozuldu. Bunlara rağmen Zalgiris, farkın 10-12 sayılara çıktığı her durumda geri gelmesini bildi.

Gününde olmayan ve Fenerbahçe'nin muhteşem savunması karşısında bir türlü toparlanamayan Zalgiris'te koç Jasikevicius, maçın her anında, saha içindeki adeta altıncı oyuncu gibi takımını uyandırmaya çalıştı. Ama özellikle ikinci devre gerekli anlarda sahadaki küçük dev adam (Dixon) öyle bir sahne aldı ki… Tüm salon şapka çıkarırken, Dixon adeta “Kupayı almaya geldim” der gibiydi. F.Bahçe seyircisinin katkısını da göz ardı etmemek lazım.

Oyunculara Ülker Arena'da oynuyormuş hissi yarattılar. Seyirciyi coşturan, gerekli yerlerde ayağa kaldıran ise takımın sponsoru Doğuş grubunun patronu Ferit Şahenk idi. Adeta bir amigo gibi salonun atmosferini idare etmeyi başardı. Sert savunmaların bu zor maçını yöneten hakem üçlüsü ise oyuna sadece gerekli yerlerde müdahale etti. Hemen hemen hiç hata yapmadan zor maçın diğer kazananları olmayı başardılar.

Yazarın Diğer Yazıları