SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

UFC dövüşçüsü ‘The Rebel’ Gökhan Saki’den SKOR’a çok özel açıklamalar!

UFC'de mücadele eden dünya şampiyonu kick boksçu Gökhan Saki, organizasyon çatısı altındaki ikinci karşılaşmasını 7 Temmuz'da gerçekleştirecek. UFC kariyerine 2'de 2'yle devam etmek isteyen Gökhan Saki, SKOR'a özel açıklamalarda bulunurken hazırlıklarını, hedefini ve kariyer yolculuğunu anlattı.

Gökhan Saki, kick boks ve dövüş sporları denince akla ilk gelen isimlerin başında geliyor. Dünya şampiyonu bir kick boksçu olan Saki, artık bir UFC yıldızı. Dünya çapında her geçen gün yükselen bir organizasyon haline gelen UFC’ye imzasını atmaya kararlı. 2017’de UFC ile sözleşme imzalayan ve dövüşe 2.5 yıllık bir ara verdikten sonra 23 Eylül 2017’de UFC’deki ilk maçında Henrique da Silva’yı ilk raundun son saniyelerinde nakavt eden 34 yaşındaki sporcu sakatlığının ardından 7 Temmuz’daki ikinci maçı için hazırlıklarına tüm hızıyla devam ediyor.

Oktagonda boy göstereceği ikinci maçında Khalil Roundtree Jr ile bir araya gelecek olan Gökhan Saki, kendinden ve yapabileceklerinden emin. Biz de öyle… Turkish Tyson ve The Rebel lakaplı sporcunun UFC’yi de sallayacağından hiç şüphemiz yok. Biz de Gökhan Saki’nin çalışmalarını sürdürdüğü MMA dövüşçüsü Ertan Balaban’ın salonu Balaban Solid Sports’ta kendisiyle bir araya geldik ve hazırlık sürecini, hedefini ve yolculuğunu kendi ağzından dinledik. İşte karşınızda Gökhan ‘The Rebel’ Saki! Kamera: Kubilay Çakmak, Kurgu: Birkan Harmandalı

7 Temmuz'da UFC'deki ikinci maçınıza çıkacaksınız. Hazırlıklar nasıl gidiyor?

Antrenmanlar iyi geçiyor. Bir sakatlık geçirmiştim. 4-5 ay sürdü. Şimdi iyi toparladım. Kendimi geçen maçtan daha iyi hissediyorum. Daha güçlü hissediyorum. 2.5 sene maç yapmamıştım ve birden maçı kabul edip hızlı antrenman yaptım, çok kas kaybettim. Şimdi vücudum tam eskisi gibi yerine geldi. Kendimi gayet güçlü hissediyorum.

UFC organizasyonuna geçişiniz nasıl oldu?

Aslında beni 4-5 sene önce istediler. O zaman sıcak bakmıyordum UFC'ye. Son zamanlarda daha çok popüler oldu.

Birkaç senedir çok popüler UFC…

Evet, son dört beş sene epey popüler oldu. 2.5 sene kick boksu bırakmıştım. Dövüşmeyi özledim. Daha sonra yine teklif geldi UFC'den. Bu sefer daha sıcak baktım ve kabul ettik.

MMA'deki yer hareketlerine nasıl adapte oldunuz peki?

Ben bir şeyi sevdiğim zaman çabuk öğreniyorum ve bir şeyi istediğim zaman da çabuk öğreniyorum. Hemen hemen 8 ay oldu anlaşalı; 4 ay da sakat kaldım ve çok videolar izledim. Çok video izliyorum hala. İzleye izleye epey öğrendim. Spora nasıl başladınız peki? Nasıl bir çocukluk geçirdiniz? Özellikle dövüş sporlarında sporcuların geçmişinde hiperaktif bir çocukluk, çocukluğun geçtiği yerdeki sorunlar, belki zorbalıklar böyle tercihlerde etkili olabiliyor…

15 yaşında başladım. Ben Hollanda'da doğdum ve büyüdüm. Doğduğum yer epey kötü bir yerdi. Türkiye'deki çoğu insan bizim yurt dışında doğup büyüdüğümüz için kolay bir hayat geçirdiğimizi zannediyorlar ama bayâ ağır zamanlar geçirdik ve bu beni Gökhan Saki yaptı elbette. Futbol oynuyordum, futbolla aynı zamanda arkadaşlarımın yarısı kick boksa başladı. Biz de kick boksa başladık. Sporu çok seviyorum. Okuldan nefret ediyordum zamanında… Tabii ki keşke okusaydım sporun yanında da. O zamanlar öyleydi. Benim için spor her şeydi.

Size yolunuzda ilham veren kim oldu?

Sporcu olarak Mustafa Dede vardı. Bizim aramızda olan bizim bir büyüğümüzdü. 40 yaşında şimdi. En büyük şampiyon oydu. Şimdi bizim için daha da öyle. Onun dövüştüğü gibi hiçbirimiz daha dövüşemedik. Süper bir dövüşçüydü. Ağabeyimizdi sağ olsun bize iyi yol da gösterdi. Aslında o bizim idolümüzdü. “He was the man!” Daha önce sizinle yaptığım röportajda “Sporcular yetiştirmek istiyorum” demiştiniz. Hala geçerli mi bu hedefiniz?

Kesinlikle istiyorum ancak şu an odaklandığım, kafamdaki tek hedefim kazanmak.

Gençlere ve ailelere ne tavsiye edersiniz? Zira aileler dövüş sporlarına şiddetli sporlar olarak bakabiliyor…

Her şey var bu sporda. Anneler-babalar anlamıyorlar. Çünkü zamanında kendileri yapmadılar ve görmediler. Benim babam da kızıyordu mesela. “Oğlum kick boksa gidip de bizi mi döveceksin” diyordu. Kick boksta her şeyi öğreniyorsun. Disiplin, saygı, sevgi… En ağır sporlardan, en vahşi sporlardan biri olarak görünüyor ama o kadar da sevgi var aslında. Saygı, disiplin ve karakter var. Resmen aslında dövüş ama spor haline getirilmiş. Dediğim gibi maçtan sonra saygı gösteriyorsun, arkadaşlık yapıyorsun. Bambaşka… Çocuklarını judoya güreşe gönderiyorlar o da aynı şey. Çünkü vücut alışıyor. Yumruk yediğin zaman, antrenman yaptığın zaman vücudun alışıyor, gözlerin görüyor. Yumruğun geldiği zamanı görüyor bu kadar tehlike yok. En azından düşündükleri kadar tehlike yok. Ama antrenman yapmadan maça girersen o zaman tehlike var! O zaman beyinde reaksiyon yok.

Aslında bu her spor için geçerli.

Aynen, üç ay antrenman yapma, gidip en yüksek ligde futbol oyna, o da tehlikeli.

MMA'de de, UFC organizasyonunda da ciddi bir centilmenlik havası hakim…

Maçtan önce rakibimi yemek istiyorum. Ama o maçtan önce. Normal bu. Maçtan önce gelip el verip, “Merhaba, nasılsın” falan gibi bir şey yok. O zaman maç da öyle gider. Maçtan önce disiplin gerek. Saygı var, el vermek var ama o kadar. Maçtan sonra konuşuruz! Problem değil. Dövüş sporlarının geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?

Kariyer MMA'de şimdi. UFC çok büyük bir organizasyon. UFC'nin altında da bir kaç tane organizasyon daha var. Bir ekmek parası var bu işte. Dövüşçüler için bir gelecek var. Eskiden yoktu. Bizim dövüştüğümüz zaman bu kadar kazandırmıyordu.

Conor McGregor'ın Floyd Mayweather Jr'a meydan okumasını nasıl karşıladınız?

Biz hepimiz boks yapabiliriz. Boks antrenmanları da yaptık. Ve bu bir zamanlama işi. Conor McGregor kendisini satabildi, kendisinin tanıtımını iyi yaptı. Herkes bu maçı görmek istedi ve iyi bir maç da çıkardı bence.

Sansasyon oldu.

Evet, ama MMA'de Conor gibi bunu gösterebilecek yüz tane daha dövüşçü var. Conor ağzıyla güzel iş yapabildi ve bu maçı çıkarabildi.

Boş zamanlarınızda neler yapıyorsunuz? Takip ettiğiniz bir dizi var mı mesela?

Boş zamanımız yok ki. Aslında bu aralar dizi izlemiyorum. Bu aralar çok ağır geçiyor. Sabah antrenman, eve gidip yatıyorum, akşam yeniden antrenman. Ama müzik dinlerim çok.

Motivasyonunuzu artırmak için özellikle dinlediğiniz şarkılar var mı?

Eski şarkıları dinliyorum.

Yerli mi?

Türkçe de dinliyorum, yabancı da dinliyorum. Karışık yani. Ama eskilerden. Öyle yeni çıkan müzikler hoşuma gitmiyor…