SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
Caroline Wozniacki’den Sözcü’ye özel açıklamalar: ‘Artık üzerimde baskı yok’

Caroline Wozniacki’den Sözcü’ye özel açıklamalar: ‘Artık üzerimde baskı yok’

Dünya tenisinin en önemli isimlerincen Caroline Wozniacki, İstanbul'da düzenlenecek olan TEB BNP Paribas İstanbul Cup öncesinde SÖZCÜ'nün sorularını yanıtladı.

Devrim DEMİREL – SÖZCÜ SKOR / TEB BNP Paribas İstanbul Cup'ta raket sallayan dünya 2 numarası Caroline Wozniacki, SÖZCÜ'nün sorularını yanıtladı.

Gündem, ağırlıklı olarak Avustralya Açık şampiyonluğu sonrası yaşadıkları ve 2017'yi 1 numarada noktalamasıydı…

*Kariyerinde kırılma noktaları çok ama Avustralya Açık'ı kazanmak mı, dünya 1 numarası olmak mı?

Başarıların hepsiyle gurur duyuyorum. Ama artık basın toplantılarına girdiğim zaman kimse bana “Sen dünya 1 numarasısın ama grand slam kazanamadın” diye sormuyor. Bu yönüyle çok iyi oldu benim açımdan. Müthiş hissediyorum. Kariyerimdeki eksik şeylerden bir tanesiydi. Artık üzerimde baskı yok. “Korta çıkıp eğlenerek tenis oynama zamanı” diyorum kendime.

*Grand slam şampiyonluğundan sonra, basın toplantılarındaki sorular dışında ne değişti?

Dürüst olmak gerekirse çok fazla şey değişmedi. Yani her şey aşağı yukarı aynı. Ama şöyle bir gerçek var tabii: En üst sıralarda yer almak. Çok uzun zamandır turdayım. Evimde şampiyonluk kupasına bakmak gerçekten güzel bir duygu. Bir gün tenisi bıraktığımda dönüp bakacağım ve gerçekten çok gurur duyacağım bir şey göreceğim. Ben sadece her zaman daha iyi olmaya ve kazanmaya odaklanıyorum.

*2017'nin ikinci yarısından itibaren kortta bambaşka bir Caro izliyoruz. Ne değişti?

Bence ondan önce de iyi tenis oynadım. 2016'da sakatlığım oldu ama olimpiyatlarda iyi bir performans sergiledim, kendimi sağlıklı hissediyordum. ABD Açık'ta yarı finale yükseldim. Sağlıklı olmak önemli. Geçen yılı Singapur'u kazanarak bitirdim. Umarım sağlıklı olmayı sürdürebilirim ve yine umarım bu yılı da iyi geçiririm.

*Her turnuvada farklı bir isim ön planda. Bu, rekabetin göstergesi mi yoksa tenisçilerin istikrarsızlığı mı?

Bence gerçekten müthiş bir rekabet var baktığınızda. Çok iyi tenis oynayan oyuncular var ve sürekli maç kazanmak çok da kolay bir şey değil. Bence kadın tenisinin seviyesini daha da yukarı çekebilmek için birbirimizi itiyoruz.

*Federer'in 36-37 yaşında slam kazanması sana ilham veriyor mu?

Roger’ın yapmış olduğu şeyi görmek gerçekten müthiş. Olağanüstü bir şampiyon. Bir fenomen diyebiliriz. Onu ve Rafa'yı (Nadal) böylesine üst düzey tenis oynayabiliyorken görmek, gelişmenin her zaman mümkün olduğunu gösteriyor. Ama bu, uzun süre oynayacağım anlamına gelmiyor.

*İstanbul'a daha önce 1 numara olarak gelen Wozniacki ile şimdiki Wozniacki arasında ne fark var?

Çok fazla şey değişti. Birincisi tenisimin genel seviyesi. Eskiye kıyasla çok daha iyi bir oyuncu olduğumu söyleyebilirim. Mental olarak da farklı olduğumu söyleyebilirim. O zamanlar çok gençtim. Çok fazla tadını çıkaramıyorsunuz. Her şey bir anda olup bitiveriyor. Şimdi baktığımda biraz daha iyi sindiriyorum. Çok daha rahatım eskiye kıyasla. Çok çalışarak en üst düzeydeki tenisçi grubuna katıldım. Bu bir yolculuk. İnişler çıkışlar olacaktır ama önemli olan sürekli çaba göstermek. Bu, sıralamayla ilgili değil, sıralamaya giden yolla ilgili.