SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

İyi futbol değil kazanmak!…

(Özgüven, ‘yüreklilik, cesaret' veya kişinin kendine güvenme duygusu olarak tanımlanır.)

Geçen hafta “Taraftar Kadıköy'ü ayağa kaldırmalı” diye yazmıştım ve dün Osmanlı maçının ilk yarısı bittiğinde tribünlerin bir bölümü ıslıklamaya, takımı protesto etmeye başladı. Tamam ilk yarıda Josef'in şutu dışında  heyecan veren bir takım olmayabilir ya da çalım atamayan bir futbolcu topluluğu… Taraftarın asli görevi sonuna kadar desteklemek ve motor görevini üstlenmektir diyelim ve ilk yarıda hakem Halil Umut Meler'in, Muhammed Bayır'ın bariz elle kestiği topa vermediği penaltının altını çizelim… Osmanlıspor adına söyleyeceklerimiz de Ceyhun'un şutu ve zamana oynama dersek haksızlık etmeyiz…

Şener'in enerjisi bitmedi

İkinci yarıya Valbuena değişikliğiyle başlayan Aykut Kocaman'ın takımı daha hareketli daha önde basan ve kazanmak isteyen taraftı. Maç boyunca sahanın özellikle topsuz alanda en etkili ismi Giuliano önderliğinde Soldado'nun ince hareketleri, Şener'in bitmek bilmeyen enerjisi ve Souza'nın gücüyle Fenerbahçe maçı koparmak için didindi ve… Skrtel'ın kafa vuruşunda Karcemarskas topu içeride kontrol edince son altı hafta umudu bir kez daha alevlendi. Hakem Halil Umut Meler'in yardımcısının uyarısıyla topun çizgiyi geçtiğini belirtip, gol kararı vermesi de önemliydi. Sonrasında da Giuliano'nun seyirciyi coşturan hareketleri, Valbuena'nın beklenen oyunu ve Soldado vardı… Maçın Fenerbahçe adına en etkili yanı kötü oynarken bile rakibe bir gol fırsatı tanımasıydı. Gollerle birlikte olması gerekeni yapan taraftar futbolcuların da özgüvenini geri getirdi.

Yazarın Diğer Yazıları