SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Rıza Çalımbay: Koltuk peşinde değilim, bana Trabzonspor’u 3. sırada vermediler!

Trabzonspor Teknik Direktörü Rıza Çalımbay, 2-1 kaybedilen Galatasaray maçının ardından SKOR'a konuştu: ''Ben koltuk sevdalısı değilim. Benim tek derdim başarı. Bana Trabzonspor'u üçüncü sırada vermediler. Ben bu takıma beş kuruş para harcatmadım.

Trabzonspor’a ligin 8.haftasında, krizin tavan yaptığı bir dönemde, her şeyi göze alarak geldi. Devre arasına kadar aldığı galibiyetlerle müthiş bir seri yakalayarak hem şehrin hem de takımın atmosferini değiştirdi. Ancak ligin ikinci yarısında işler istediği gibi gitmedi. Eleştiri oklarının hedefi haline gelen Rıza Çalımbay, Kayserispor maçı öncesi içini SKOR’a döktü. Kongre sürecinden, Trabzon’daki geleceğine, transfer yasağından, hedeflerine kadar bir çok konuda samimi açıklamalar yaptı.

”BEN BURAYA TAKIM BAŞARISIZ OLDUĞU İÇİN GELDİM”

Kadronun yapısı ile ilgili zaman zaman problemler yaşıyorum. Bu kadro ben gelmeden önce de aynı kadroydu. Ben buraya takım başarısız olduğu için geldim. Ve geldikten sonra kadroya oyuncu katmadım. Transfer yapmadım. Sadece Mas gitti onun yerine Novak geldi. Bazı yerlerde yığılma olduğu için zaman zaman sıkıntılar oldu ama şu anda problem yok her şey gayet iyi gidiyor.

”BUNU ERSUN YANAL’A NEDEN SORMUYORLARDI?”

Bongonda benden önce de vardı. Neden oynamıyordu diye Ersun Yanal’a niye sormuyorlardı ben bunu anlamıyorum. Benden önce de bir tane maçı vardı. Bongonda’yı oynatıp Abdülkadir’i kessem ‘o niye oynamıyor’ diyeceklerdi. Herkes oynamayan oyuncuyu konuşuyor. Hangi antrenör kendisine yarayacak bir oyuncuyu oynatmaz. Her şeyden önce kendisi ısrarla gitmek istedi buradan. Onun oyun şekli değişikti. Topla oynamayı çok seviyordu. Defansif açıdan çok zayıf olan bir futbolcuydu. Biz hem onu hem de Volkan Şen’i gönderirken yerlerine oyuncu alacağız diye gönderdik. Ama alamadık oyuncu oraya.

”TRANSFER YASAĞI TRABZON İÇİN BİR ŞANS”

Transfer yasağı bana göre Trabzon için bir şanstır. Trabzon bunu çok iyi bir şekilde değerlendirebilir. Bu kadroya mutlaka takviye gerekir ama takviyesiz de gider. Belli hedefleri hemen koymamak, biraz sabretmek gerekiyor. 2-3 yıl sonra bu takım bambaşka bir takım olur. Radikal kararlar almaları gerekiyor. Eğer o kararları alırlarsa Trabzon’un önü çok açık. Bizim de gördüğümüz bazı problemler var yönetimle paylaşırız. Onların kesinlikle halledilmesi gerekiyor. Bunlar çözülürse Trabzon her sene şampiyonluğa oynar.

”RAHAT BIRAKSALAR BU TAKIM SÜPER GİDECEKTİ”

Biz geldikten sonra 5’te 5 yaparak müthiş bir çıkış yaptı takım ve 12 maç yenilmedik. Sonra üst üste 5 tane beraberlik aldık. Berabere biten maçların hepsi kazanabileceğimiz maçlardı. Göztepe maçı bana göre 6-0, 7-0 biterdi. Ama maalesef insanlar düşüş diyorlar. Halbuki biraz baskı yapmadan rahat bırakabilselerdi bu takım süper gidecekti.

”TRABZON’DA KAOSU ÇOK SEVİYORLAR”

Kötü bir gidişat yoktu ama her beraberlikte sanki 10-0 yenilmiş gibi bir hava oluşturuldu. İnsanlar, özellikle Trabzon’da skora göre yorum yapar. İyi oynamış, kaçırmış, kimsenin umurunda değil. Kimse şanssızlığa inanmıyor. Herkes karamsar. Trabzon’da kaosu çok seviyorlar. Gerek yok buna, sakin olun. Bu takım neticede puan alıyor. 1 puanla şampiyonluklar kazanılıyor. İnsanların beklentileri hep galip gelmek.

”BANA TRABZONSPOR’U 3.SIRADA VERMEDİLER”

Ben koltuk moltuk peşinde değilim. Öyle bir düşüncem olsa 2 senelik sözleşmeyi kabul ederdim. Benim tek düşüncem kalan 7 maçın sonunu en iyi şekilde getirmek. Ondan sonra devam eder miyiz, etmez miyiz konuşuruz. Koltuk sevdalısı değilim. Benim tek derdim başarı. Bana Tabzonspor’u 3. sırada vermediler. Ben Trabzon’u nerelerden aldım ve bir kuruş para harcatmadım. Ne transfer yaptım, ne ekstra bir para harcadım. Elimdeki kadroyla yoluma devam ettim.

”BEN VİCDANEN RAHATIM”

Penaltı kaçıyor, golü atamıyorsun teknik direktör suçlu oluyor. Hata yapıyorsun, gol yiyorsun teknik direktör suçlu oluyor. Bireysel hataları bize yüklemek çok yanlış. Gençlerbirliği maçında Uğur penaltı kaçırıyor niye Sosa atmadı diyorlar. Sosa atsa neden penaltıcı Uğur atmadı diyecekler. Bir tek ben de değil, her kulüpte böyle. Ben Trabzon’da vicdanen rahatım. Elimdeki kadroyu en iyi şekilde kullanmaya çalışıyorum. Şimdiye kadar hep zordayken takımlar aldım ve belirli hedeflere getirdim. Trabzon’u da getireceğiz.

”BENİ BİR KRİZİN BEKLEDİĞİNİ BİLİYORDUM”

Ben Trabzon’u sezon başı alsaydım farklı olurdu. Beni burada bir krizin beklediğini biliyordum. Hiçbir zaman da bu beni korkutmadı. Trabzon’da taraftar mükemmeldi. Her maç çok iyi destek verdiler. Hedefi olan bir takım haline dönüştürdük. Ama çok sıkıntılar yaşadık. Bir önceki hafta 8 tane oyuncu birden sakattı.

”KONGREDEN SONRA SIFIRDAN BAŞLAMAK…”

Trabzon diğer Anadolu kulüplerine göre farklı. Daha çok paylaşılıyor kamuoyu önünde. Ben bu kadar aşırı derecede futbolu seven bir Anadolu takımı olduğunu düşünmüyorum. Bazen çok zararı oluyor. Trabzon kongreden kuvvetli bir şekilde çıkacak. Bazı şeyleri kesinlikle temizleyip, sıfırdan başlanırsa Trabzon’un önü çok açık.

”CASTİLLO’YU HER MAÇ ARIYORUM”

Castillo Türkiye’de ve Avrupa’da her takımda oynayabilecek mükemmel kapasitede bir futbolcu. Ama biz fazla yararlanamadık, sürekli sakatlık geçiriyor. İyi bir Castillo olsaydı biz kesinlikle daha iyi işler yapardık. Her maç arıyoruz Castillo’yu. Kendisine de söylüyorum şu anda en çok ihtiyacımız olan oyuncusun diye ama bir türlü gelmiyor sakatlıktan. Önümüzdeki hafta belki oynar.

”YUSUF KANATTA OYNAMAK İSTEMİYOR”

Bir diğeri ise ofansımızı kuvvetlendirmek istiyorduk. Mesela Yusuf kanatta pek istediği verimi veremiyor, oynamak istemiyor orada. Onu ortaya aldık Sosa ile birlikte ofans gücümüzü arttıralım diye düşündük ve gayette iyi gitti, güzel şeyler yaptık, pozisyonlar yakaladık.

”YURT DIŞINDA BİR TAKIM ÇALIŞTIRMAYI ÇOK İSTERDİM”

Benim futbolculuk hayatım mükemmel geçti. Beşiktaş’ın en çok forma giyen oyuncusu oldum, en çok şampiyonluk gören oyuncusu oldum. Her şeyi tattım ben. Antrenör olarak da nereye gittiysek koyduğumuz hedefleri hep gerçekleştirdik. İçimden en istediğim şey yurt dışında bir takım çalıştırmak. Bunu çok isterdim. Ve tabi ki her teknik adamın istediği gibi Milli Takım’ı çalıştırmak isterdim.

”TÜRKİYE’DE EN ETKİLENDİĞİM STAT BEŞİKTAŞ’IN”

Türkiye’de en etkilendiğim stat Beşiktaş’ın stadı. Oyunculuk dönemimde zaten o taraftarlar bambaşkaydı. Şimdi oyuncularıma da söylüyorum. Beşiktaş taraftarına karşı oynamak çok zor. Büyük baskı olacak diyordum ve yaşadık. Bir tek biz değil. Oraya giden bütün takımlar için böyle.

”BEŞİKTAŞ’I TEKRAR ÇALIŞTIRMAK İSTERİM”

Beşiktaş’ı tekrar çalıştırmak isterim. Ben Beşiktaş’a hoca olarak gittiğim zaman tam hazır değildim. Ama Rize’de çok başarılıydım o dönem. Rize’yi Avrupa Kupalarına götürecektik ilk yarıyı 4.sırada bitirmiştik. Beşiktaş’a gidince takımı ikinci yarının lideri yaptım. Sadece bir Galatasaray mağlubiyeti aldık. Sonra benim istemediğim bir takım durumlar oldu. Ben bir yerde huzursuzsam eğer istemediğim şeyler olursa durmam.

”GALATASARAY YÖNETİMİ BÖYLE BİR ŞEYE İZİN VERMEZ”

Galatasaray Stadı’nda maçtan sonra skorborda yer alan yazıyı sonradan öğrendim. Kulüplerin böyle şeyleri artık yapmaması gerekiyor. Belki de yönetimin bilmediği bir şey olabilir. Ben Galatasaray Yönetimi’nin böyle bir şeye izin vereceğini düşünmüyorum. Dikkat etmek gerekiyor.

”OLCAY’IN SÖYLEDİĞİ ŞEY GEREKSİZ”

Genç oyuncuların dezavantaj yarattığına katılmıyorum. Neden dezavantajı olsun? Genç-tecrübeli karıştırdıkdan sonra bir problem olmaz. Önemli olan o arkadaşlarımızın başarılı olması. Bunu Olcay söylemiş herhalde, gereksiz bir şey. Ben 17 yaşında oynadım Beşiktaş’ta. 50 bin kişinin, 70 bin kişinin önüne çıktık. Dinamo Kiev’le oynuyorduk Rusya’da 100 bin kişiye karşı oynuyorduk. Önemli olan kendine güvenin. Yusuf’a genç diyorsunuz, Milli Takım’dan yeni geldi, 2 tane maç oynadı. Diğer arkadaşlarımız da öyle. Herkes 17-18 yaşında oynuyor. Kim iyiyse onu oynatacaksın tecrübeliyse tecrübeli, gençse genç.

”N’DOYE’UN ARTISI FORVET ARKASI OYNAMASI”

Ligin ikinci yarısında Burak yokken hep Rodallega oynadı. Kupa maçlarında oynadı, lig maçlarında oynadı, hepsinde oynadı. Ama sonra ondan istediğimiz verimi alamadık son zamanlarda. N’Doye ile çok kritik maçlar oynadık örneğin Galatasaray maçı… Mükemmel oynadı, gol attı. Ben ikisini birden de oynattım. Bazen Burak Yılmaz varken bile ikisini de sahaya sürdüm. N’Doye’un Rodallega‘ya göre artı özelliği forvet arkasında da oynaması. Forvetin her yerinde oynuyor.

”TRANSFER HABERLERİ YUSUF VE ABDÜLKADİR’İ OLUMLU ETKİLER”

Transfer haberlerinden genç oyuncularımız olumlu yönde etkilenir. Bir kere kendisine bir güven gelir ve oynadığının daha da üstüne çıkması gerektiğini düşünür. Zaten Yusuf ve Abdülkadir ikisi de ‘bir yere geldim, tamam ben buyum’ diyecek karakterde oyuncular değil. Hep istekli ve arzulular. İşi daha iyi yapma gayreti içerisindeler.

”SOSYAL MEDYA İLE İLGİLENMİYORUM”

Sosyal medyayla hiç ilgilenmiyorum hatta hiç bakmıyorum. Kimin kime ne yazdığı, onların ne cevap verdiğiyle hiç ilgilenmiyorum. Sosyal medyanın hiçbir mecrasında yokum.

”YEREL BASIN BUNA İZİN VERMESİN”

Yerel basının çalkantılı dönemlerde takıma sahip çıkması gerekiyor. Trabzon’da antrenörler ve başkanlar gelip geçicidir ama taraftar ve yerel basın her zaman kalıcıdır. Trabzon’un onlara, onların da Trabzon’a ihtiyacı var. Ulusal basın onların kötü manşetlerini kullanıyor sürekli buna izin vermesinler.

”CANIMI SIKAN TEK ŞEY HATALAR”

Mağlubiyetler de bizim işimizin bir parçası. İnsanlar nasıl her gün işine gidiyorsa. Kalkıp tekrar yeni bir haftaya başlaman gerekiyor.Tabi ki oynadığın maç gözünün önüne geliyor. Ama bundan sıyrılmanız gerekiyor. Bazen istediğiniz şeyler istediğiniz gibi gitmiyor. Bazen çok iyi gidiyor. Galatasaray maçı bizim için çok önemli bir maçtı. Burada aklımdan geçen tek şey hatalar. Önümüzdeki haftalarda bunu kesinlikle yapmamalıyız. Canımı sıkan tek şey yaptığımız hatalar.

”HUBOCAN’A BİR DAHA SAKIN YAPMA DEDİM”

Hubocan’ın Galatasaray maçında yaptığı çok yanlıştı. Arkası dönük bir oyuncuya, hele ki Gomis gibi akıllı bir oyuncuya karşı öyle faul yapmaması gerekiyordu. Ben sadece ona kızdım. Çünkü dışarıya almasaydım kesinlikle ikincisini de yapacaktı. Devre arasında da söyledim kendisine sakın böyle yapma bir daha diye… Hakem zaten 50 bin kişinin önünde olunca kolay kart vermek zorunda kalıyor zaten. Kesinlikle tekrar kart görürdü Hubocan.

”ONAZİ OLSA OKAY ZATEN STOPER ÇIKACAKTI”

Gomis stoperle nasıl oynayacağını, vücudunu nereye koyacağını, topu nasıl saklayacağını çok iyi biliyor. Kırmızı kart görüp Galatasaray’a karşı 10 kişi kalmak istemiyordum. Çok zor olurdu o zaman. Son iki hafta stoperde Okay oynadı zaten ve gerçekten çok çok iyi oynadı. Eğer Onazi cezalı olmasaydı yine Okay’ı yine stoper oynatıp orta sahada Onazi olacaktı. Bizim kafamızdaki de oydu ama Onazi cezalı olunca mecburen böyle bir değişiklik yaptık. Hubocan değişikliğinin birinci nedeni buydu.