SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Aslan’ın kaderi

Geriye düştü, penaltı kaçırdı, Mariano'yu derbi öncesi kaybetti ama ‘Aslan' evinde yıkılmadı. G.Saray, Başakşehir'in yenildiği haftada 3 puan aldı.

Konya, Sergen Yalçın'ı takımın başına geçirdi ama puan cetvelinde de ateşten gömlek giymiş vaziyette. Evinde oynayan Galatasaray'ı iyi analiz eden Sergen, takımını haddini bilerek sahaya sürdü. Amacı kontrataklarla rakip kaleye gitmek, öldürücü vuruşlarla sarı-kırmızılıları yenmekti. Fatih Hoca'nın sıkıntısı yedek golcüsünün olmaması ama o sıkıntıyı da taraftarın itici gücüyle çözmüş.

Şok gol ve kaçan penaltı

Duran top hastalığı bu sezon Galatasaray'ın kronikleşmiş zaafı oldu. Bu kez tek fark, hatanın Muslera'da  olmaması. Muslera ne yapsın? Selçuk ve Donk ayarında iki oyuncunun birden topu sektireceğini düşünemedi. Moke golü atınca Galatasaray taraftarı bırakın susmayı takımlarına daha da destek olmaya başladı. Gomis ilk yarıda kazanılan penaltıyı çok klas kullansa da günün başarılı ismi Serkan'ı geçemedi. Maicon'un direkten dönen topu ve Feghouli'nin kaçırdığı pozisyonlar tribünleri iyice hareketlendirdi.

İkinci yarıda Galatasaray'ı gafil avlamak isteyen Konya başarısızdı. Takımı öne çıkaran Terim, risk alarak Muslera'yı son adam gibi kullandı. Gomis'in golü sonrası ataklar sıklaştı, bir Gomis vuruyor, bir Belhanda, bir Rodrigues, bir Selçuk… Ömer Üründül'ün dediği gibi, “Top girse gol olacak!” Ve maçın kaderini belirleyen adama dönelim. Kader bu ya, kulübede yedek bir santrfor yokken oyuna gireceksin ve o altın değerindeki golü atacaksın. Helal olsun; Sinan Gümüş değil, ‘altın'sın!

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek