SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

‘Sadece kadına değil erkeğe de şiddet var’

10 Mart 2018

Türkiye’nin ‘dünya şampiyonu' unvanlı sporcularından biri. Karatede sıkletinin (50 kilo) dünyadaki en iyi ismi. Yeni olimpik spor olan bu branşta Tokyo 2020 için kota turnuvalarına hazırlanıyor. Hedef; 6 Avrupa, bir dünya şampiyonluğundan sonra olimpiyat altın madalyası… Serap Özçelik Arapoğlu ile kariyerini, karateyi ve Türkiye'de kadın olmayı konuştuk…

İLGİLİ HABER Eskrimde bir madalya da Aylin Çakır`dan! Eskrimde bir madalya da Aylin Çakır`dan!

-Bana kendini anlatır mısın?

30 yaşındayım. Doğma büyüme İstanbulluyum. Kökenim Sakarya. BESYO (Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu) okudum. Küçükken spora yeteneğim vardı. Televizyonda cimnastikçileri izler, onları taklit ederdim. Okulda erkekler koşarken onlarla yarışırdım. Ama aklımda karate yoktu.

-Karate nasıl oldu?

İlkokul öğretmenim “Mutlaka bir sporla ilgilenmelisin” derdi. Sonra bir arkadaşım “Hadi karateye yazılalım” dedi. Babam da şöyle dedi: “Ayda 20 lirayı geçmezse olur!” Gittik kulübe, aylık 7.5 lira. Hemen kaydımızı yaptırdık. Beni yönlendiren arkadaşım yazılmadı! Ben devam ettim. Bir ara karateye ara verip atletizm yaptım. Anadolu yakasına gidip gelmek zor olduğu için karateye geri döndüm.

-Her spor zor. Karateninki neler?

Milli takım kampında koşuyoruz; “10 bin bakımım geldi” dedim! Kendinle yarışıyorsun. Kondisyon, ağırlık, çabukluk, dayanıklılık. Kadınlar 2, erkekler 3 dakika dövüşüyor. 1 günde iş bitiyor. Dünya şampiyonası 7 tur. Avrupa'da 5. Toplasan 1 saat. İlk turda yenilirsen her şey boşa gidiyor. Halterci gibi ağırlık çalışıyoruz. Atlet gibi koşuyoruz. Rakibinin çıkış anını bekliyorsun. Etkiye tepki.

-Türkiye'de sporcu olmak?

Hiçbir garantisi yok. Karate olimpik değilken olimpik sporların dörtte biri kadar kazanıyorduk. Ben bugüne kadar yaptığım dereceleri karate olimpikken yapsaydım, rahattım. Doping olayları sonrası ödül yönetmeliği değişti. Bizi daha çok sıkıntıya soktu.

-Türkiye'de karate çok başarılı. 2017'de güreşten daha çok madalya var.

Üstelik sıkletimiz onlardan az. Milli takımlarda kadın-erkek 14 sıklet var. Milli sporcu havuzu 100 kişi civarında. A milli zor. 13 yıldır A milliyim. Gençken “Barınamazsın” derlerdi. Kalite çok fark ediyor.

-Kadın, karate ve sokak… Soruyu tahmin etmişsindir!

Çok uysalımdır! Okulda kavgam yoktu. Ama kendime çok güvenirim. Erkeklerle antrenman yapıyorum. En son antrenmanda ağabeyimle çalıştım. “Vur! Vur! Sıkıntı yok. Bir şey olmaz” dedim. Sokakta bir kez sıkıntıyla karşılaştım. Onda da kaçtılar zaten! Üniversitedeydim. Eve gidiyorum. İki genç. Ellerinde sopa var. Kafama değdirdiler. Karateci refleksiyle aldım, vuracaktım, kaçtılar. Bir şey yapmama gerek kalmadı! Beni tanıyanlar çekiniyor.

-Türkiye'de kadın olmak zor mu?

Sokakta yürürken hep tedirginlik var. Ben yürüyebiliyorum. Çünkü kendime güveniyorum. Maalesef diğer kadınlar benim gibi aynı şartlarda değil. Güvencesi yok. Ben karşılaşmak ister miyim; bilmiyorum. Çünkü gerçekten zor bir durum. Herkesin önlem alması gerektiğini düşünüyorum.

-Kadına şiddeti nasıl durduracağız?

Sadece kadına değil erkeğe de şiddet var. Herkesin kendine çekidüzen vermesi lazım. Korunmaya ve kollanmaya kadınlar ihtiyaç duyar. Sen erkek çocuğuna “İstediğini yap oğlum” dersen, böyle olur. Eğitim ailede başlar. Medeniyet çok önemli.

“Kontrolsüz güç güç değildir”

“Kata, hayali dövüş. Teknik sıralaması var. Seyir zevki güzel. Kumite 5'er sıklet. Olimpiyatta 3 sıklete inecek. Çok hızlı olacaksın ama kontrol edeceksin. Sloganımız ‘Kontrolsüz güç, güç değildir' yani. Hissedecek, hissettireceksin. Ama kan çıkarsa ceza alıyorsun! Vuruşlar nizami olacak. Mideye vuruş 2, surata 3, yumruk 1 puan… 8 fark,teknik nakavt oluyor.”

İdolüm Michael Phelps

“Michael Phelps nasıl başarabildi? Nasıl bu kadar olimpiyat altını kazanabildi? Bu işin antrenmanı ayrı, psikolojisi ayrı. ‘Rakiplerimden daha fazla antrenman yaptığım için 7 adım öndeyim' demişti. Süre antrenmanı olmadan nasıl çalışabiliyor, aklım almıyor.”

“Kaderimi kendim çizerim”

“Dünya şampiyonu olduğum yıl antrenmanlarda gözümü kapatırdım. Kendimi kürsüde İstiklal Marşı okunurken hayal ederdim. En önemlisi ilk tur. Açılış maçı. Ya tamam ya devam. Kendime diyorum ki ‘Çalıştım. Başarmalıyım.' En iyi rakiplerle karşılaştığın zaman puan alabilmek için iyi analiz lazım. 2006'dan beri karşılaştığım bir Fransız rakibim var. Bir o yener, bir ben. Bir hatanın geri dönüşü yok. Maç 1-0 bitebilir. Rakiplerle çok işim olmaz, kendi kaderimi kendim çiziyorum. Zaten en iyi yaptığım şeyi yapmak zorundayım. Vurmam gerekiyorsa vururum!”

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek