SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Güçlünün çıkarı

Bir hafta daha geride kaldı, kimse mutlu olmadı… Halbuki futbol dediğin şeye harcanan paranın sebebi eğlenmek, rahatlamak, kafa dağıtmak değil mi?

Ama işte öyle değil…

Skandallar, kavgalar, tartışmalar, komplo teorileri, operasyonlar ve tehditler…

Böyle bir şeyi insanlar neden izlesin ve nasıl rahatlasın ki…

Mesela…

Süper Lig'in 22. hafta açılış maçı… Beşiktaş, Konyaspor'a konuk oluyor.

Şenol Güneş, “Hakem önceden hazırlıklı mı geldi?” diyor, Aykut Kocaman'a “Algı operasyonu var” göndermesinde bulunuyor.

Konya'nın iki, Beşiktaş'ın bir penaltısı uçuyor.

Her iki takım da maçı 9 kişi tamamlayacakken kurallar uygulanmıyor, kızılca kıyamet kopuyor.

Hakem Alper Ulusoy (37 yaşında, mühendis).

TFF'nin Tam Saha dergisinden alıntıdır:

“Benim sahada düşündüğüm tek bir şey var. İki takım arasındaki bir maçı adaletli bir şekilde idare etmek ve noktalamak. Bu yüzden sadece bu faktöre odaklanmış durumdayım. Şöhretli olayım, herkes beni konuşsun ya da çok para kazanayım gibi bir derdim olmadı hiçbir zaman.”

Ama şöhret oluyor!…

Fernandao'nun skoru 2-0'a getiren golü 32 cm ofsayt ama karar lehte.…

Aynı futbolcunun 51'de attığı gol çizgiyi geçiyor ancak hakemin süzgecinden geçemiyor, buz gibi gol sayılmıyor.

Aykut Kocaman, “Algı operasyonu yapmıyorum. Kendim için haksız bir şey istemiyorum, hakkım yenilsin de istemiyorum” diyor, bir de itirafta bulunuyor: “Benim de içinden geldiğim futbol camiası. Hiçbirimiz sütten çıkmış ak kaşık değiliz. Bizi zaman zaman hataya ya da kasıtlı yanlışa iten, bizi oraya doğru yönelten güçler var. Hiçbir hakem, antrenör ve futbolcu kasti hata yapmak istemez. Derdim direkt hakemleri suçlamak değil. Doğal olarak işin boyutunu değiştirenler var. Onları oraya iten etkenler var. 3 Temmuz'dan sonra bu ortamdan yararlanan takım vardı. Yaşadıklarım adına yüzleşmem oldu. Başkaları da başka konularda güç sahibi ‘Aykut Kocaman algı operasyonu yapıyor demesin' aynaya baksın” diyor galip geldiği maçtan sonra……

Hakem Ümit Öztürk… 1983 doğumlu, jeoloji mühendisi. Milliyet gazetesine verdiği röportajdan alıntı: “Gördüğümü çalamazsam hakemliği bırakırım.”

KASIMPAŞA-GALATASARAY MAÇI

Yine penaltı tartışması. Kimse üzerinde uzlaşamıyor, herkes ayrı yorumluyor. Abdurrahim Albayrak, “İnsanlar kükrüyor, bir şeyler değişiyor. Ofsayttan goller atılıyor. Aslan kükrerse nasıl kükreyeceğini herkesin bilmesini istiyorum” diyor. Hakem Halis Özkahya, 38 yaşında BESYO mezunu. Hani 3 hafta önce yüzüne edilen küfre, PFDK'nın da yeterli gördüğü (!) sarı kart değeri biçen Özkahya.

BİR DE ÜZERİNE ABDULLAH YILMAZ

40 yaşında, BESYO mezunu Abdullah Yılmaz… Bu da oldu; MHK Başkanı ile arasındaki düello basına yansıdı. Birbirlerine güvenmeyenlere biz nasıl güveneceğiz? Hepsi toplumun kaymak tabakasından iyi eğitimli, başarılı insanlar. Peki, o zaman sorun nerede? Güvensizlik mi hataları doğuruyor, hatalar mı güvensizlik yaratıyor? Herkesin haklı, herkesin mağdur olduğu bir ortamda futbolu nasıl konuşacağız? Yoksa… “Her yerde bir tek adalet ilkesi vardır: Güçlünün çıkarı” diyen Platon haklı mı?

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek