SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Sporda da adalet yok!

Federasyonlara liyakatsız kişilerin atanması, Türk sporuna büyük darbe vurdu.

ÇANAKKALE'DE yapılan adalet kurultayı, Türkiye'nin gündemini belirledi. Alanında duayen isimler, 4 gün boyunca adaleti masaya yatırdılar. Adalet mağduru, sağduyulu yurttaşlarımız hep bir aradaydı. Yaşanmış gerçek hikâyelerle güçlü tespitler yapıldı ve çözümler arandı, çalıştaylar yapıldı.

Ben de spor çalıştayının içerisinde bizzat bulunanlardandım. CHP Genel Başkan Yardımcısı Yasemin Öney Cankurtaran'ın divan başkanlığında gerçekleşen ‘sporda adalet' çalıştayında, Türk ve dünya sporuna damga vurmuş pek çok isim vardı. Kendi deneyimleri ve tecrübeleriyle konulara hâkim olan isimler çalıştaya renk kattı.

Çalıştayın konu başlıkları şöyleydi:

1- Spor federasyonları seçimi ve yönetiminde adalet.

2- Spor medyasında adalet.

3- Okul, spor ve adalet.

4- Hakemlerde adalet.

5- Engelli sporcularda adalet.

6- Sporda ayrımcılık, keyfilik ve adalet.

7- Evrensel değerlerde ve yerel yönetimlerde adalet.

8- Spor ekonomisi, Passolig ve şifreli kanalda adalet.

9- Spor tesisleri ve yatırım politikalarında adalet.

10- Spor altyapısında ve transferde adalet.

11- Sahada ve tribünde adalet.

12- Ödül ve cezalarda adalet.

13- Spor yargısında adalet.

OLUŞTURULAN 13 grup, birer moderatör eşliğinde kendi aralarında çalıştı ve ortaya şu çıktı: Türk sporunda da adaletin kalmadığının herkes farkında ve büyük bir çöküş yaşandığı çok net ortada.

Spor siyasete teslim

Çalıştaydan çıkan satır başları şöyle sıralanabilir:

– Spor federasyonları AKP'nin arka bahçesine dönüştürüldü.

– Atatürkçü, laik çizgide bulunanların federasyonlarda görev alma ve başkan seçilme şansları kalmadı.

– Türk sporu, doping vakalarının utancı içinde. Kural tanımama bunu arttırdı.

– Liyakatsız kişilerin atanması Türk sporuna büyük darbe vurdu.

– AKP ekonomiyi sıcak parayla, Türk sporunu da ithal sporcuyla toparlamaya çalışıyor.

– Tribünlerde ölüm tehditleri savuranlar serbest, yaşamı savunanlar ise tutuklanıyor.

– Soruşturma bahaneleriyle İzmir Marşı'nı söyleyenler hedef alınıyor.

– İktidarın kutuplaştırıcı dili, sahaları da gerdi.

– Spor medyası büyük oranda güce teslim oldu ve objektifliğini kaybetti.

– Hakemlerin başarısızlığına; eyyamcı yönetimlerine prim verilmesinin yanında klasman belirlenmesinde, koşularında ve eğitiminde adamcılık yapılması etkili oldu.

– Hakem dernek yönetimleri, siyasete alet olarak hakemlerin hakkını aramak yerine kendi kadrolarını kurdu.

– Taraftarlara verilen cezalarda takım ayrımı yapıldı.

– Spor altyapısı çöktü. Altyapıdan sporcu yetiştirmek yerine devşirme sporcularla günlük başarı hedeflendi.

– Spor tesislerinde yapılan yanlış yatırımlarla ülkemiz maddi olarak zarara uğratıldı.

Yazarın Diğer Yazıları