SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Mircea Lucescu kimdir? Futbolculuk ve teknik direktörlük kariyeri!

Mircea Lucescu A Milli Takım'ın başına geldi. Mircea Lucescu kimdir, Futbolculuk ve teknik direktörlük kariyeri merak ediliyor. Haberimizden A Milli Takım yeni teknik diektörünün hayatını ve kariyerini öğrenebilirsiniz. Peki Mircea Lucescu kimdir?

18:39 -
Mircea Lucescu kimdir? Futbolculuk ve teknik direktörlük kariyeri!

Milli Takım’ın yeni hocası belli oldu. Şenol Güneş’in olumsuz yanıt vermesinin ardından Mircea Lucescu ile görüşmeye giden TFF Başkanı Yıldırım Demirören, Mircea Lucescu ile anlaşma sağladı. Mircea Lucescu kimdir, kaç yaşında ve kariyeri merak ediliyor. İşte Lucescu hakkında herşey…

Mircea Lucescu ile ilk olarak 4 maçlık bir anlaşma yapılacak. Ay-yıldızlı ekip play-off’a kalır ya da Dünya Kupası vizesi alırsa tecrübeli teknik adamla yeniden masaya oturulacak.

MİRCEA LUCESCU KİMDİR?

Mircea Lucescu, Rumen eski futbolcu ve teknik direktör 29 Temmuz 1945’te Bükreş’te dünyaya gelmiştir. Romanya Millî Futbol Takımı’na Gheorghe Hagi’yi kazandırmıştır. Eski bir kaleci olan oğlu Răzvan Lucescu da Rapid Bükreş’i yönetmektedir. Lucescu, futbol yaşantısında Dinamo Bükreş ile büyük başarılar kazanmış, Galatasaray ve Şahtar Donetsk ile iki Avrupa kupası kazanmıştır. Türkiye’de ayrı takımlarda iki yıl üst üste şampiyonluk yaşamıştır.

FUTBOLCULUK KARİYERİ

Lucescu futbola 1961’de Școala Sportivă 2 Bukarest takımının altyapısında başladı. 2 yıl sonra Dinamo Bükreş takımının altyapısına geçti. 21 Haziran 1964’te Rapid Bükreş’i kendi sahalarında 5-2 mağlup ettikleri maçta ilk kez A takımda forma giymiş oldu. Sezon içinde bir maç daha oynadı. Sonraki sezon da yine altyapıda kalan Lucescu, sadece 1 maç forma şansı bulabildi. Dinamo Bükreş ise bu iki sezonda da Romanya şampiyonu oldu.

1965’te Lucescu, tecrübe kazanması için Romanya ikinci ligi takımlarından Ştiinţa Bükreş takımına kiralandı. Kulüp 1965-66 sezonunda Liga II’de ikinci olarak, o ligde kazandıkları en büyük ikinci başarıya sahip oldu. Sonraki sezon Politehnica Bükreş adını alan takım ligde 5. oldu. Lucescu bu iki sezonda 39 maçta yapıp 12 gol kaydetti.

1967-68 sezonuyla beraber Lucescu, uzun süreli Dinamo Bükreş yıllarına geri döndü. Sezon içinde 17 maç oynayarak yavaş yavaş A takımın bir parçası olurken 1 de gol attı. 16 Haziran 1968’de oynanan Romanya Kupası finalinde Rapid Bükreş, 1-0 öndeyken, 77. dakikada Nicolae Nagy’nin yerine Lucescu oyuna dahil oldu. Dinamo, bir dakika sonra Florea Dumitrache’nin golüyle maçı 1-1 yaptı. Uzatmalara giden maçta Lucescu, 115 ve 116. dakikalarda iki gol atak maçı 3-1 yaptı ve kupayı Dinamo Bükreş’e kazandırdı.

Sonraki sezon 28 maçta 8 gollük performansıyla takımının lig ikinciliğine yardım eden Lucescu, UEFA Kupa Galipleri Kupası’nda 1 maça çıkarak ilk kez Avrupa’da forma giymiş oldu. 1977’ye kadar Dinamo Bükreş forması giyen Lucescu, bu dönemde 4 lig şampiyonluğu gördü. Özellikler 1972-73 sezonunda 28 maçta 12 gollük performansı ile en yüksek gol performansını sergiledi. Ayrıca Şampiyon Kulüpler Kupası, UEFA Kupası ve Fuar Şehirleri Kupası organizasyonlarında forma giydi. Şampiyon Kulüpler Kupası’nda biri Atlético Madrid biri Real Madrid’e olmak üzere 2, UEFA Kupası’nda Boluspor’a bir gol attı.

1977’de Corvinul Hunedoara takımına transfer oldu. Dinamo Bükreş gibi çok başarılı bir takımdan sonra daha küçük bir kulüpte futbol hayatını sürdüren Lucescu, takımın en önemli isimlerinden oldu. 1978-79 sezonunda küme düştüler. 1979-80 sezonunda ise Liga II’yi birinci bitirerek geri döndüler. Lucescu, 1981-82 sezonunda takımın lig üçüncülüğüne 23 maçta 2 gol atarak katkıda bulundu. Bu derece 2008’de dağılan Corvinul kulübü tarihinin en başarılı sonucu oldu. Lucescu sezon sonunda futbolu bıraktı.

MİLLİ TAKIM KARİYERİ

Ştiinţa Bükreş’te kiralık olarak oynadığı ikinci sezonda Lucescu, Romanya Millî Futbol Takımı’na çağrıldı. 2 Kasım 1966’da İsviçre ile oynadıkları EURO 1968 eleme maçında ilk 11’de ve 90 dakika forma giyerek A millî oldu. 3 Aralık 1966’da ise 4. millî maçı olan Güney Kıbrıs ile deplasmanda oynanan EURO 1968 eleme maçında ilk golünü kaydetti. 15 Ocak 1969’da İngiltere ile oynanan hazırlık maçında ilk kez millî takım kaptanı oldu.

10 maç Ştiinţa Bükreş forması ile millî takıma çağrılan Lucescu, daha sonra Dinamo Bükreş forması giyerken de 57 kez millî takıma çağrıldı. Daha sonra da Corvinul Hunedoara takımındayken de 3 kez millî takıma çağrıldı.

Ülkesiyle 1970 FIFA Dünya Kupası’na katıldı. Kupa kadrosunda takımın kaptanıydı. 1938’den bu yana Romanya’nın katıldığı ilk Dünya Kupası’ydı. Lucescu, 3 grup maçına da ilk 11’de çıktı. Romanya, Pele’li Brezilya ve İngiltere’nin ardından üçüncü olarak bir üst tura çıkamadı. Bunun dışında 2. oldukları 1973-76 Balkan Oyunları’nda da forma giydi.

Lucescu millî takımla 4 Avrupa Futbol Şampiyonası elemesine (1968, 1972, 1976 ve 1980), 2 Yaz Olimpiyatları elemesine (1968 ve 1976) ve 3 kez Dünya Kupası elemesine (1970, 1974 ve 1978) katıldı. 4 Nisan 1979’da İspanya’ya karşı oynadıkları EURO 1980 elemesi Lucescu’nun futbolcu olarak son millî maçı oldu.

Lucescu, 1974-1979 arasında en çok millî takım forması giyen futbolcu rekorunun sahibiydi. Lucescu, ayrıca 4 kez Romanya U-23 ve 1 kez Romanya B Millî Takımı forması da giydi.

MİRCEA LUCESCU TEKNİK DİREKTÖRLÜK KARİYERİ

Lucescu, formasını giydiği Corvinul Hunedoara takımı ile Liga II’ye düştükten sonra 1979’da futbolcu-menajer olarak görev yapmaya başladı. Lucescu, daha ilk sezonunda küme düşen takımı ikinci lig birincisi olarak Liga I’e geri döndürdü. 1982’de futbolu bırakana kadar bu takımda çalışan Lucescu, takım tarihinin en iyi başarısı olan lig üçüncülüğünü kazandırmanın yanı sıra, takımdan millî takıma futbolcu kazandırmayı da başardı.

Romanya Millî Takımı, 1982 FIFA Dünya Kupası elemelerinde de başarı gösteremeyince İsviçre’ye kendi sahasında 2-1 yenilen Valentin Stanescu’yu kovdu. 11 Kasım 1981’de yine İsviçre’yle oynanacak son eleme maçından itibaren Corvinul hocası ve futbolcusu Lucescu takımın başına geldi. Romanya formalite maçında 0-0 berabere kaldı. Lucescu böylece futbolcuyken İsviçre ile başlayan millî takım hayatını, teknik direktör olurken de İsviçre ile bir maç yaparak başlattı. Yanına Mircea Rădulescu’yu yardımcı olarak aldı.

İLGİLİ HABER Teknik Direktör Güvenç Kurtar`dan Milli Takım açıklaması Teknik Direktör Güvenç Kurtar`dan Milli Takım açıklaması

Lucescu, ilk ciddi sınavını 1984 Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinde verdi. Genel olarak Dinamo Bükreş, Universitatea Craiova ve Corvinul Hunedoara takımlarından oluşturduğu kadro ile İsveç, Çekoslovakya, İtalya ve Güney Kıbrıs’lı gruptan birinci olarak çıktı. Bunun dışında hazırlık maçlarında 17 yaşındaki Gheorghe Hagi’yi millî takıma kazandırıp, bir eleme maçında da 45 dakika oynattı. EURO 1984’te ise İspanya, Portekiz ve Batı Almanya’lı grupta 3 maçta 1 beraberlik alarak grup sonuncusu oldular.

Romanya Futbol Federasyonu, 1986 FIFA Dünya Kupası elemelerinde de Lucescu’yla çalıştılar. İngiltere, Kuzey İrlanda, Finlandiya ve Türkiye gruplarında Kuzey İrlanda’nın bir puan gerisinde kalan Romanya, Dünya Kupası’na gitme şansını elde edemedi. Federasyon takımı Lucescu ile o sezon Steaua Bükreş’i Şampiyon Kulüpler Kupası’nda şampiyon yapıp tarihe geçen teknik adam Emeric Ienei’yi takımı 1988 Avrupa Şampiyonası elemelerine hazırlamak için görevlendirdi. Bir hazırlık maçı ve ilk eleme maçında Avusturya karşısında alınan 4-0’lık galibiyetten sonra Lucescu, görevi Ienei’ye bıraktı. Lucescu toplamda 59 maça çıkarak o zamanın en fazla maça çıkan millî takım antrenörü oldu.

Dinamo Bükreş

1985-86 sezonunun 14. haftasında Dinamo Bükreş’in başına geçti. Geldiği gibi Avrupa şampiyonu Steaua Bükreş’i 1-0 yenerek Romanya Kupası’nın sahibi oldular. Böylece 1986-87’de 18 yıllık aradan sonra tekrar UEFA Kupa Galipleri Kupası’nda oynama hakkı kazandılar. Lucescu böylece Bükreş’in ilk Kupa Galipleri Kupası macerasında futbolcu olarak görev almışken, aynı sahneye teknik adam olarak döndü. Ancak 17 Nëntori Tirana’ya elendiler. Ligde ise 1990’a kadar takımın başına kalan Lucescu, 1989-90 sezonuna kadar hem ligde hem de kupada hep ikincilik aldı. Birinciliği ise ezeli rakipleri Steaua Bükreş kazanıyordu.

1987-88 sezonu Kupa finali ise ilginç olaylara sahne oldu. Lucescu’nun takımı Steaua Bükreş karşısında 1-0 yenik durumdayken, 87. dakikada Florin Valeriu Răducioiu’nun attığı golle maça eşitlik geldi. 90. dakikada Steaua Bükreş, Gavril Pelé Balint’in golüyle durumu 2-1 yaptı ancak hakem kararıyla gol geçerlilik kazanmadı. Dönemin lideri Nicolae Ceauşescu’nun oğlu Valentin, Steaua Bükreş’in yöneticilerinden biriydi ve onun emriyle Steaua’a sahadan çekildi. Maç, Romanya Federasyonu kararıyla 2-1 Steaua Bükreş galibiyetiyle tescillendi ve kupa onlara verildi. 1988-89 sezonunda lig ve kupa ikinciliğinin yanında Kupa Galipleri’nde takım büyük bir başarıya imza atıp çeyrek finale çıktı ancak Sampdoria’ya 1-1 ve 0-0 beraberliklerle elendiler.

1989-90 sezonu sırasında Aralık ayından yaşanan Romanya devrimi ile Ceauşescu, yönetimden indirildi ve Steaua efsanesi sona erdi. Dinamo Bükreş, 6 yıl sonra lig şampiyonluğuna ulaştı. Ayrıca rakipleri Steaua’yı Romanya Kupası finalinde de 6-4 yenerek kupaya ulaştılar. Sezon içinde Dinamo Bükreş’in Kupa Galipleri’ndeki en büyük başarısı olan yarı final geldi. Yarı finalde Anderlecht’e iki maçta da 1-0 yenilerek elendiler. Devrim sonrası 1988’de Steaua’nın kazandığı olaylı kupa da Dinamo Bükreş’e verilmek istense de takım bunu kabul etmedi.

İtalya yılları

Olaylı geçen Romanya yılları sonrası kazanılan başarılar sonrası, 1990’da Lucescu ilk kez yurtdışına çıkıp, AC Pisa 1909 SSD takımının başına geçti. Takım Serie A’ya yeni yükselmiş bir takımdı. Lucescu, takımı birinci ligde tutamadı ve sezon sonunda ayrıldı. AC Pisa’nın Serie A’daki son sezonu olmuştu.

Lucescu, görevine İtalya’da devam edip Serie B takımlarından Brescia Calcio’nun başına geçti. Adelio Moro ile çalışan Lucescu, 1991-92 sezonunda Serie B birincisi olarak takımı Serie A’ya çıkarma başarısını gösterdi. 1992-93 sezonu zor bir sezon oldu. Son haftaya girilirken 5 takımın düşme ihtimali vardı. Son hafta oynanan maçlar sonucu Brescia, Udinese ve Fiorentina üçlüsünden ikisi üçlü averaj ile küme düşecekti. En kötü averajlı Fiorentina küme düşerken Brescia; Udinese ile oynadığı play-off maçını kaybederek küme düştü.

1993-94 sezonunda Serie B’de alınan üçüncülük, takımın tekrardan Serie A’ya çıkması demekti. Lucescu sadece bu başarıyla kalmayıp Anglo-İtalyan Kupası’nda Brescia’ya finalde Notts County FC’yi 1-0 yenerek tarihinin ilk ve tek şampiyonluğunu getirdi. Ancak sonraki sezon Brescia tarihinin en kötü sezonlarından biri oldu, Juventus ve Inter beraberlikleriyle başlanan sezonda takım ligden ilk düşen ekip oldu. Lucescu ve Moro ikilisi bir ara gönderildilerse de alınan 5 üst üste mağlubiyet sonrası yeniden getirildiler. 1995-96 sezonuna da iyi başlasalar da daha sonra takım, kötü bir performans gösterince Lucescu lig bitmeden kovuldu. Brescia, küme düşmekten zor kurtuldu.

1996-97 sezonu için Lucescu, Serie A takımlarından AC Reggiana ile anlaştı. Ancak sonuçlar iyi gelmeyince Lucescu, yine sezon sonunu göremedi ve Reggiana, küme düştü.

Rapid Bükreş ve Inter

1997’de Lucescu, 7 yıllık aradan sonra ülkesine dönmeye karar verdi. Bu sefer Rapid Bükreş takımının başına geçti. 1970’lerin başına beri Romanya futbolundan silinmiş olan Rapid Bükreş’i şaha kaldıran Lucescu, lig ikincisi olmasının yanında 1975’ten alınamayan Romanya Kupası’nı da müzeye getirdi.

1998-99 sezonuna Rapid Bükreş’te başlayan Lucescu, Kasım ayında Luigi Simoni’nin yerine ünlü ekip FC Internazionale Milano’ya transfer oldu. Lucescu, UEFA Şampiyonlar Ligi’nde grupların son maçında galibiyet alıp, çeyrek finale çıktı. Manchester United ile karşılaşan Inter, ilk maç çok kötü oynayıp 2-0 yenildi. Kendi sahasında ise 1-0 önde götürdüğü maçta, bir gol daha bulamayıp, 88. dakikada Paul Scholes golü ile 1-1 berabere kaldı ve elendi. Avrupa’dan elenen Inter, ligde de başarılı sonuçlar alamayınca Lucescu, 4 ay görev yaptığı Inter’den 21 Mart’ta kovuldu.

Lucescu ise sezonun geri kalanında Rapid Bükreş’e geri döndü. Sezon sonu şampiyonluk kazanan ekip 1967’de kazandığı ilk şampiyonluktan sonra ikinci kez şampiyon oldu. Kupada da iddialı olan Rapid Bükreş, kupayı finalde penaltılarla Steaua Bükreş’e kaybetti. 1999’a tarihinde ilk defa Romanya Süper Kupası’nı kazanarak başlayan ekip, sezon sonu lig ikincisi oldular.

Türkiye yılları

2000 yılında Lucescu, Fatih Terim’in İtalya kariyerine başlaması nedeniyle önceki sezonun UEFA Kupası sahibi Galatasaray’a transfer olarak Türkiye’ye geldi. UEFA Süper Kupası finalinde İspanyol devi Real Madrid’le karşılaşan Galatasaray, uzatmalarda attığı golle maçı 2-1 kazandı. Galatasaray, tarihinde ilk kez Süper Kupa’yı kazanırken, Lucescu ise kariyerinin ilk Avrupa Kupası’nı kazanmış oldu. 2000-01 sezonunda 6. haftadan sonra ligde birincilik ve ikincilik arasında gidip geldi. 30. hafta Adanaspor’u 4-1 yenerken, rakibi Fenerbahçe, Trabzonspor’a 1-0 yenilince liderlik koltuğuna oturdu. Ancak 31. hafta oynanan Kadıköy’de oynanan Fenerbahçe maçını Ali Güneş ve Yusuf Şimşek’in golleriyle rakip takım Fenerbahçe 2-1 kazanınca, Galatasaray ikinciliğe düştü ve son 3 haftada sıralama değişmedi. Lig şampiyonluğu son anda kaçmış olsa bile Lucescu, Galatasaray’ın UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki en başarılı performansını göstermesini şağladı ve çeyrek finale kadar çıkan Galatasaray, Real Madrid’î İstanbul’da 3-2 yenmesine karşın, İspanya’da 3-0 yenilip elendi. Türkiye Kupası’nda da yarı finale yükselen Galatasaray, nefes kesen bir maçta Fenerbahçe ile 4-4 berabere kalıp, penaltılarla elendi.

Sonraki sezonda ise Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’la çekişmiş. Son haftalarda Beşiktaş’ın geride kalması ile Galatasaray ve Fenerbahçe çekişmesi uzun süre devam etmişti. Galatasaray uzun süre lider götürdüğü ligi şampiyon olarak tamamladı. UEFA Şampiyonlar Ligi’nde de başarılı performans gösteren Galatasaray, ikinci tura yükselip, FC Barcelona, Liverpool ve Roma’lı grupta 5 beraberlik 1 mağlubiyet alıp, gruptan çıkma şansını son maçta kaçırmıştı. Sezonun tek hayal kırıklığı ise kupada Erzurumspor’a 1-0 yenilerek elenmeleri oldu.

Şampiyon olduğu sezondan sonra Galatasaray, eski teknik direktörü Fatih Terim’i tekrar göreve almak için Mircea Lucescu’nun görevine son verdi. Lucescu ise 100. yılını yaşayan Beşiktaş’a transfer oldu. 12. haftada liderliğe getirdiği Beşiktaş’ı sezon sonuna kadar öyle götürdü. Galatasaray ile yarışan Beşiktaş, rakiplerini Lucescu’nun Galatasaray’dan getirip, Beşiktaş taraftarıyla barıştırdığı Sergen Yalçın’ın golüyle yenerek şampiyonluğunu ilan etti. Beşiktaş, sadece bir maçta yenildi. Lucescu ayrıca Federico Giunti ve Antônio Carlos Zago gibi İtalyan Ligi kökenli futbolcuları takıma kazandırdı, Sergen, Pascal Nouma ve Serdar Topraktepe gibi eski Beşiktaşlı’ları tribünlerle sorun yaratmadan takıma kazandırdı. Ayrıca Romanya’da Rapid Bükreş’te futbolcusu olan Daniel Pancu’yu kadroya kattı. Lucescu’lu Beşiktaş, UEFA Kupası’nda çeyrek finale çıkarak, tarihlerinin en büyük başarısına imza attılar.

2003-04 sezonu da oldukça başarılı başlamıştı. İlk yarıyı 17 maçta 13 galibiyet 4 beraberlik ile bitiren Beşiktaş, en yakın rakibi Fenerbahçe’nin 8 puan önündeydi. Ayrıca UEFA Şampiyonlar Ligi’nde gruplarda başarılı bir performans gösteren Beşiktaş, Chelsea’yi İngiltere’de 2-0 yenme başarısını gösterdi. Son grup maçını İstanbul’da yaşanan terör saldırıları yüzünden Almanya’da oynayan Beşiktaş, Chelsea’ye yenildi. Beşiktaş buna rağmen gruptan ikinci olarak tarihinde ilk kez bir üst tura çıkacakken, Sparta Prag, Lazio’yu uzatmalarda attığı golle 1-0 yenince Beşiktaş grup üçüncüsü olarak UEFA Kupası’na kaldı.

Beşiktaş, ikinci yarıya kendi sahasında oynadığı Samsunspor maçıyla başladı. Cem Papila’nın yönettiği maçta rakip takım 1-0 öne geçmişken Pancu’nun golüyle Beşiktaş durumu 1-1 yaptı. Ancak ilk yarı sonunda üç Beşiktaşlı futbolcu (Zago, Ahmet Yıldırım ve İbrahim Üzülmez) kırmızı kartla oyun dışında kaldı. 8 kişi kalan Beşiktaş 4-1 geriye düştü. 4. golden sonra çıkan olaylarda Pancu da kırmızı kart gördü. 84. dakikada İlhan Mansız da kırmızı kart görünce maç hükmen 4-0 Samsunspor galibiyetiyle tescillendi. Maçtan sonra puan kayıpları yaşayan Beşiktaş, ligi üçüncü bitirip, Fenerbahçe’nin 14 puan gerisinde kaldı. UEFA Kupası’nda da Valencia’ya elendiler. Lucescu, bu dönemde hem Türkiye Futbol Federasyonu’yla hem de Türk futbol medyasıyla büyük sorunlar yaşadı ve sezon sonunda ülkeyi terketti.