SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
Şenol Güneş’ten şampiyonluk hikayesi

Şenol Güneş’ten şampiyonluk hikayesi

Beşiktaş Teknik Direkörü Şenol Güneş, şampiyonluk sonrası ilk basın toplantısında sezonu yorumladı.

Süper Lig’de iki sene üst üste şampiyon olan ve 3. yıldızı takan Beşiktaş’ta başarının en büyük mimarlarından Şenol Güneş basın toplantısı düzenledi.

30 Mayıs 2017 Batmayan `Güneş`! Beşiktaş'ın kurt hocası Şenol Güneş, ilk sezonunda elde ettiği başarıyı, önemli yıldızlarını yitirmesine rağmen tekrarladı, oynattığı futbolla büyük takdir topladı İlgili Haberi Oku

İşte Şenol Güneş’in gözünden bu sezonun hikayesi:

“Henüz hiçbir şey tamamlanmadı. Daha fazlası için çalışacağız. Bu sezon hiçbir turnuvada ezilmedik. Oyuncular, personel, teknik heyet herkes büyük emek verdi. Başkan ve yöneticiler bu yolu bize açtı. Tüm Beşiktaş camiasının bu başarıda çok katkısı oldu. Hiçbir başarı emek vermeden, akıl koymadan, plan yapmadan olmuyor. Hiçbir rakibi bizden üstün veya zayıf görmedik. Onlara saygı gösterdik. Büyük kitlelerin de saygısını kazandığımızı düşünüyorum. Değerlerimizden vazgeçmedik. Kimse bize puan vermedi. 1 yılın emeğinin karşılığını aldık ama gelecek yılın da temelini attık. Bunlar olmamdan gelen şampiyonluk sizi yanıltabilir. Biz ne kazanacağımızı değil, ne yapacağımızı düşündük.

İşini sevmeyen ile, çalışmayan ile, büyük bir camiada olduğunu farkında olmayan ile işimiz olmadı. Futbolun bir hesaplaşma değil, bir oyun olduğunu farkındaydık. Hatalarımız oldu, yine olacak ama futbolun dışına çıkmayacağız. Hatalarımızı azaltmak için de daha çok çalışacağız. Şampiyonluk hedeflerden bir tanesi olmak durumunda ancak büyüklüğü şampiyonluğa endeksleyemeyiz. Lig henüz bitmedi, bir maçımız daha var. Hala o maça odaklanıyoruz. Şampiyonluk maçından sonra uyumadım. Tamer hocanın ayrıldığını okuyorum, benim beyanatlar verdiğimi görüyorum.

Beşiktaş camiasında sevildiğimi biliyorum, ben de onları seviyorum. Trabzon’u da takımını da seviyorum. Ben Fenerbahçe’de de oturuyorum, orada da bir saygısızlık görmedim. Aramızdaki kötüleri ayırmamız lazım. Geçmişe takılmayacağız, geleceği düşüneceğiz ancak bugünü de yaşayacağız. Atatürk’ün dediği gibi zeki, çevik ve ahlaklı futbolcular, sporcular yetiştirmek istiyoruz. Başarı ya da başarısızlık üzerine konuşmak yerine fikirler üzerine bir şeyler söylemeliyiz. Futbol ahlaklı insanların işi, bunu bozmak isteyenleri aramıza sokmayalım.

Taraftarın gözyaşı olmasın. Ölümle ilgili, hastalıkla ilgili mesajlar verilmemeli, tezahüratlar yapılmamalı. Ben kitlelerin sorumluluğu altındayım. Herkes eğlenmeye gelmeli maça. Yüzler hep gülsün. Eşime söylediğim benim değil Mevlana’nın sözüdür. Mevlana’yı herkes iyi okusun. Bu ülkeye hiçbir sıkıntı olmaz! Aldılar beni ondan sonra nereye götürdüler. Kulüp antrenörü ne yapar? Ya çalışır, ya başka yere gider, ya mesleği bırakır. Bu kadar! Bu sözler üzerine neler söylediler. Zaten görevdeyim. Ben gelecekten bahsediyorum. Ben zaten burada kalıyorum. Ben o kadar açığım. Kendimin, kulübün zarar görmesini kabul edemiyorum.Bu kadar acil bir şey değil. İnanın değil. Ben bir dönem bunları konuşsam, her gün bir sorun çıkacak. Belki şampiyonluğu kaybedeceğiz.”