SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
Naz Aydemir: İyi ki Galatasaray’a yenilmişiz

Naz Aydemir: İyi ki Galatasaray’a yenilmişiz

Dünya Şampiyonu VakıfBank'ın başarılı oyuncusu Naz Aydemir Akyol, tarihi zaferlerin öyküsünü SÖZCÜ'ye anlattı.

Eczacıbaşı, Fenerbahçe ve VakıfBank… Harika bir kariyer: Şampiyonlar Ligi'nde üst üste 9 Final Four, 3 kupa. Ayrıca 3 Dünya Kulüpler Şampiyonluğu, 8 Türkiye Ligi şampiyonluğu… Onlarca bireysel ödül… A Milli Takım'ın da pasörü olan 1.86 boyunda, 26 yaşındaki Naz Aydemir Akyol hem sporcu hem de ‘yazar' kimliğini SÖZCÜ’den Devrim Demirel’e anlattı.

Kendini özel bir sporcu olarak hissediyor musun?

– Hayır. Sanırım bunun sebebi hâlâ aktif sporculuk yaşantımın devam ediyor olması. Belki sporu bıraktığımda geriye dönüp “Ya Naz, gerçekten çok büyük bir iş başarmışsın” diyeceğim. Ama şu an her sene aynı hedefler önüme konduğu için yaptıklarımı özel olarak nitelendirmiyorum.

Bugüne kadar kazandığın kupalar arasında seni en çok mutlu edeni hangisi?

– Tüm şampiyonlukların ve ödüllerin yeri ayrı. Hiçbirini birbirinden ayırmam. Ama herhalde benim için çok değişik bir sezonun sonunda geldi diye son kazandığımız Avrupa Şampiyonluğu'nu söyleyebilirim. Çünkü oldukça zorlu bir dönemden geçtik. Bunu sırf kaybettiğimiz G.Saray yarı final serisi için söylemiyorum. Sezon içinde çok inişli çıkışlı dönemler yaşadık. Bunun altından kalktık.

Ligde yarı finaldeki G.Saray serisinde neler oldu?

– Elenmemizin sebeplerinden ilki Milena sakatken, Volero'yu evimizde 3-1 yendikten sonra dörtlü finale kalmamız. Belki biraz zafer sarhoşluğu vardı. Esas hedefimiz olarak o maçı görüyorduk. Belli bir ölçüde rahatlama olduğunu düşünüyorum. Bir de dünya şampiyonası nedeniyle sıkıştırılmış bir takvimde lig play-off'larını oynadık. Ama iyi ki yenilmişiz! Çok iyi bir hazırlık süreci geçirerek, namağlup Şampiyonlar Ligi ve Dünya Şampiyonu olduk.

‘Başarıya doymak' senin için geçerli bir kavram mı?

– Hiçbir zaman “Başarıya doydum” diye bir şey söyleyebileceğimi zannetmiyorum. Spor hayatım devam ettikçe ve spor hayatım bittikten sonra da bir şeyleri başarmak için uğraşacağım. Çünkü bir insanın yaşayabilmesi için bence en önemli şey, önünde hedeflerinin olması ve bu hedeflere ulaşması. Başarının büyüklüğü ya da küçüklüğünün bir önemi yok.

“Keşke” dediğin oldu mu?

– Tabi ki ‘keşke'lerim var. Bunun yanında ‘iyi ki'lerim, ‘keşke'lerimden daha fazla. Ki bu da beni mutlu eden önemli şeylerden biri. ‘Keşke'lerim olmasa, bugünkü ‘iyi ki'lerim olmayacaktı.

Bugüne kadar birlikte oynadığın en iyi oyuncular kimler?

– Bir ilk 6 yaparsam, birini koyup diğerini koymazsam haksızlık olur. O sebeple bir liste ile cevaplayabilirim: En iyi çaprazlar Brakocevic ve Slöetjes, orta oyuncular Rasic, Fürst ve Citakovic, smaçörler Glinka, Zhu Ting, Gözde Kırdar, Osmokrovic, Sokolova, Tayyiba Haneef. Libero olarak Gülden abla (Kayalar) ve Gizem Örge'yi eklerim. Umarım bu kadroyu da ben oynatırım!

Birlikte oynadığın en iyi yerli oyuncular?

– Gözde Kırdar, Eda Erdem Dündar ve Neslihan Demir Güler diyebilirim.

“KİTAP YAZMAK HAYALİMDİ”

“Kitap yazmakla ilgili küçüklükten beri hayalim vardı. İlk başta hedefim çocuk kitabı yazmak değildi. Okulda kompozisyon yarışmalarında hep dereceler alırdım. Çocuklarla sporu buluşturmanın bir yolunu aramaya başladım. Hem de spor sonrası kariyerim için adımlar atmam gerektiğini fark ettim. Buna da en sevdiğim şeylerden başlamak istedim: Çocuklar, kitap ve spor. Benim için oldukça değerli 3 kelime. Çocuk kitabı yazmak kolay değil. Uzman psikoloğumuz Cemre Soysal'ın büyük desteği var. Kendisine teşekkür ediyorum. Beğendiğim bir sürü yazar var. En sevdiğim ‘Öğretmenim Mori'yle Salı Buluşmaları' isimli kitabın yazarı Mitch Albom örneğin. Ayşe Kulin ve Zülfü Livaneli'nin kitapları da beni derinden etkiliyor. Haruki Murakami'yi ekleyebiliriz bu yazarların arasına…”

“GUIDETTI DOĞRU TERCİH”

“Marco’nun (Motta) milli takımdan gidişinden sonra beklenilen başarıları elde edemedik. 2012 zirve senemiz oldu. Sonra yeni bir yapılanmaya gidildi ancak kimyalar uyuşmadı, başarılı olamadık. Geçmişi konuşmak, tartışmak, çözüm olmayacak. Şimdi için ise çok doğru bir karar verildi. Giovanni (Guidetti), Türk voleybolunu çok iyi bilen, oyuncuları çok iyi tanıyan bir antrenör. Bizi üst seviyeye taşıyacaktır.”