SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
Cesare Prandelli: Yönetim destek verirse Tudor başarılı olur

Cesare Prandelli: Yönetim destek verirse Tudor başarılı olur

Galatasaray'da Ünal Aysal'ın başkanlık döneminde teknik direktörlük yapan Cesare Prandelli, sarı-kırmızılılardaki dönemi hakkında açıklamalarda bulundu.

Galatasaray eski teknik direktörü Prandelli A Spor’a konuştu .Dündar Keşaplı’nın sorularını yanıtlayan Prandelli,Galatasaray dan ayrılışı, Melo' dan Arda Turan'a ,Istanbul’a duyduğu özlem ve sevgiye kadar birbirinden ilginç açıklamalarda bulundu:

SORU- Galatasaray günlerini nasıl hatırlıyorsunuz? Her şey yolunda gitseydi Galatasaray'da devam etmek ister miydiniz? İstanbul'a ilişkin anılarınızla başlayalım.

CEVAP- İstanbul çok güzel bir şehir. Kalbimi orada bıraktım. Her zaman düşündüğümüz, hayal ettiğimiz bir yer.

İlk fırsatta yeniden dönmek istiyorum. Boğaz atmosferi sihirli ve çok güzel.

SORU- Ünal Aysal ve Galatasaray ile anlaştığınızda size verilip tutulmayan sözler oldu mu? Galatasaray'ın, 4 Avrupa kulübünü alarak oyuncu yetiştirmesine dair bir proje vardı sanırım.

CEVAP- Bu teklif ve proje önüme geldiğinde çok güzel bulmuştum. Yenilikçi ve önemli bir proje olduğu için sıcak bakmıştım. Avrupa'nın 4 farklı noktasındaki 4 kulüpten oyuncu bularak, 1000'den fazla genç oyuncu yetiştirmeyi hedefliyordu. Sadece Galatasaray için değil Türkiye ve Türk sporu içinde önemliydi. Başkan'ın planı gerçekten çok yeni ve önemliydi. Zaten teklifi o nedenle kabul etmiştim. Ancak gelişmeleri hepiniz çok iyi biliyorsunuz bazı istifalardan sonra bütün program değişti.

SORU- Galatasaray, transferin son gününde Pandev, Dzemaili ve Tarık Çamdal üçlüsünü transfer etmişti. Bu transferlerin tamamını siz mi istediniz, faydalı olduklarını düşünüyor musunuz?

CEVAP- Aslında en başında listemizde farklı oyuncular vardı ama kulübün içinde bulunduğu ekonomik durum nedeniyle değişikliğe gittik. Bunun sonunda da saydığınız isimleri transfer etmek durumunda kaldık…

SORU- Ayrılık sürecinde neler yaşandı? Abdürrahim Albayrak size doğum gününüzde pasta yedirmiş, yakın bir görüntü çizmişti. Kendisiyle iyi bir diyalog kurabildiniz mi?

CEVAP- Takımdaki yöneticilerle ilişkilerimiz iyiydi. Sezona da çok iyi hazırlanmıştık. Ligde üçüncü sıradaydık.

Derbiyi de kazandık. Hazırlık döneminde bir çok oyuncu ağır antrenmanlardan yakınıyordu Ama görüldü ki derbide elde edilen başarı ve oynadığımız futbol hazırlıkların meyvesiydi. Aldığımız derbi galibiyeti, Galatasaray'ın şampiyon olmasında önemli rol oynadı diye düşünüyorum.

SORU- Galatasaray siz ayrıldıktan sonra Hamza Hamzaoğlu yönetiminde ligi şampiyonlukla noktaladı. Bu şampiyonlukta payınız olduğunu düşünüyor musunuz?

CEVAP- Evet, onu kastediyorum. Hazırlık kampı ve bizim dönemimizdeki galibiyetler şampiyonluğa katkı sağlamıştır.

Ama kulüpte yönetim değişti mi, teknik direktörün de akıbeti farklı yönde gelişiyor. Bana da olan buydu.

SORU- İtalyan teknik direktörlerin antrenman metotlarıyla ilgili Türk ya da bazı yabancı oyuncuların bir problemi olduğunu düşünüyor musunuz? Topsuz antrenmanlar ve video analizler oyuncuları mutsuz mu ediyordu?

CEVAP- Her ülkenin çalışma sistemi ve futbol liginde farklı mantalite vardır. Biz oyunculara videolar izleterek hataları, eksikleri analiz ediyorduk. Bu futbolda çok önemlidir. Biz bunu yaparak biraz olsun katkı sağladık. Çünkü analiz çok önemlidir. Bu sistemi göstermekle hem takımın, hem de oyuncuların kalite seviyesini arttırmak için etkili olabilecek yöntemleri gösterdik.

SORU- Bilinen nedenlerden dolayı Galatasaray'dan ayrıldınız. Bu ayrılıkta sadece kulüp yöneticileri ile yaşadığınız sorunlar mı rol oynadı? Yoksa oyuncuların da etkisi oldu mu?

CEVAP- Kesinlikle hayır. Ben bütün oyuncularımla iyi diyalog içindeydim. Herkesle her zaman aram iyiydi ama her takımda olduğu gibi oynamayan ya da daha az oynama şansı bulan oyuncular vardı. Herkesi memnun etmek veya beğenisini kazanmak zor . Ama ben bütün oyuncularımdan memnundum. Hepsi çok iyi çalışıp, antrenmanlarını yapıyordu. Kesinlikle hiçbiriyle sorun yaşamadım.

SORU- Felipe Melo ile Fiorentina döneminde de birlikte çalıştınız. Onu iyi tanıyorsunuz. Takım arkadaşlarıyla diyalog kurma konusunda sıkıntıları var mıydı? Zor bir insan mı?

CEVAP- Başarılı, agresif, hırslı bir oyuncu. Sert oynamayı severdi. Bazen onu kontrol etmek bile zordu. Ama takımı da taraftarları da peşinden sürükler, motive ederdi. Ayrıca takımın enerji kaynağıydı. Sahada savaşçı bir kimliği vardı.

Bu yüzden taraftarların gönlünü kazanmıştı. Üstüne basarak söylüyorum, başarılı ve kaliteli oyuncudur. Diğer detayların üzerinde durmak gereksiz. İyi futbol oynamayı bilir. Ama Galatasaray'da bulduğu ortamı, taraftar desteğini Inter'e geldiğinde bulamadı. Inter takımında yasadıkları ona bağlı değildi. Teknik direktör değişti, sistem değişti.

Bu duruma adapte olamadı. Bu, onun kalitesiz olduğu anlamına gelmez. Sadece yeni teknik direktörün sistemi ve beklediği şeyler farklıydı ve Melo buna dahil olamadığı için istediği ortamı bulamadı.

SORU- Igor Tudor'u futbolculuk döneminden tanıyorsunuz. Hatta 2002-03 ve 2003-04 sezonlarında, çalıştırdığınız Parma'ya çok kritik goller atmış. Galatasaray'a teknik direktör olarak faydalı olacağını düşünüyor musunuz?

CEVAP- Galatasaray büyük kulüp. Çok geniş taraftar kitlesi olan güçlü bir camia. Göreve gelirken kendisine vaat edilenler, programlar ve tutulacak sözler önemli. Elbette yapılacak yatırım da etkili olacaktır. Ama oyuncuyken çok zeki ve başarılıydı. Eğer yönetim tam olarak destek verirse bence başarılı olacaktır.

SORU- Türkiye den ayrılırken kalbimin yarısını orada bıraktım dediniz. İlerleyen dönemde Türkiye'de bir takım çalıştırmayı düşünür müsünüz?

CEVAP- Açıkçası hiçbir fikrim yok. İş konusunda şu anda bir şey söyleyemem ama tatil amaçlı olarak kesinlikle Türkiye'ye geleceğim. İstanbul bana göre dünyanın en güzel ve büyüleyici şehri. O güzel şehirden, güzel anılarla ayrıldık. Sabırsızlıkla dönmeyi bekliyor, yeniden o güzel günleri yasamak istiyorum . Ülkenizi çok seviyorum..

SORU- Türkiye'ye ve kültürümüze adapta olma konusunda sıkıntı yaşadınız mı? Gazetecilerle yaptığınız bir sohbetten, oruç tutma denemeniz olduğunu biliyorum. Macaristan'da Honved ile oynadığınız hazırlık maçı sırasında sanırım oruçluydunuz. Zorlandınız mı?

CEVAP- Aslında ülkelerimizin kültürü birbirine çok yakın. Türkiye'de çok iyi misafir edildik. Yöneticiler, oyuncular, şehir halkı…Kendimi evimde gibi hissettim. Oruca gelince… Ramazan ayının son günüydü. Takım menajerimiz Mert “Mr. Prandelli yarın oruç tutacağım” dediği an, “Ben de tutacağım” dedim. Bu, saygıdan gelen bir davranıştı. Kültür ve geleneğe adapte olmak, onlardan biri olduğumu göstermek istedim. Kısacası orucu isteyerek tuttum.

SORU- Galatasaray'dan konuşurken, Barselona'da oynayan eski oyuncusu Arda Turan'ın bugünlerde Inter'e gelmesi gündemde. Eger Diego Simeone gelirse Arda da transfer olabilir. Bu oyuncu için düşünceleriniz nedir?

CEVAP- Çok kaliteli, başarılı bir oyuncu. Fiziksel ve teknik olarak yetenekli ,uluslararası arenada başarılar yaşamış, tecrübeli bir oyuncu. Hangi kulübe giderse gitsin katkı sağlayacak ve başarılı olacak yetenektedir.

SORU- Şampiyonlar liginde Juventus, Monaco'yu deplasmanda yendi. Büyük olasılıkla Real Madrid ile final oynayacak. Bu başarıyı nasıl değerlendireceksiniz?

CEVAP- Juventusun başarısı biz İtalyanlar için gurur verici bir durum. Sadece Juventuslu taraftarlar değil, bütün İtalyanlar için geçerli. Juventus, bu başarıyı yakalamak için uzun zamandır mücadele veriyor. Elbette geldiği konum çok sevindirici. Zor dönemde yanında olan kulüp yöneticileri, yapılan program, belirlenen hedef ve sistemli çalışma Juventus'u finale taşımak üzere. İtalyan futbolu için güzel bir başarı.