SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Koltuk korkusu

Türk futbolunun marka değerini taçlandıran en önemle detay derbilerdir. Özellikle Galatasaray ve Fenerbahçe arasında oynanan maçlar bizim gözümüzde dünya derbisidir. Dün gece ortada değil dünya derbisi yerel futbol heyecanı bile yoktu. Türk futbolunun iki büyük değeri Fenerbahçe ve Galatasaray gol yerim korkusuyla birbirlerinin üzerine bile gidemediler. Özellikle Fenerbahçe resmen Türk Telekom Arena'ya beraberlik için gelmişti. Galatasaray ise resmen karşısında ezeli rakibini değil de sanki bir Anadolu takımını buldu. Rakibe basmayan, rakip sahaya gitmek için kontratak bekleyen tipik Anadolu takımı taktiği ile oynayan Fenerbahçe 90.dakikada istediğini yaparak golü buldu. Galatasaray 90 dakika kendisinin üzerine gelmesini bekleyen Fenerbahçe'ye istediğini vermemek için, “Çıkarsak gol yer miyiz?” korkusuyla organize bir şekilde rakip kaleye gidemedi. İki takımın oynadığı oyunu, “Korkak futbolu” olarak adlandırsak hiç de abartmamış oluruz. Korkak futbolun sonunda 90 dakika bir karambol top ya da kontratak bekleyen Fenerbahçe golü bulurken bir ara gözüm kulübelere ve yöneticilerin oturduğu tribünlere takıldı. Ortaya istediğimiz derbi kalitesinde futbolun çıkamamasının sebebi sadece saha içi sebepler değildi. Bu öyle bir maçtı ki kim kaybederse, kaybetsin başkanı, yönetim kurulu ve teknik direktörü hedef tahtası haline gelecekti. İşte onların yaşadığı koltuk korkusunun yansıması aslında sahadaki futbolun kalitesini de bu seviyeye çekti. Sahadaki futbolu etkiledi. Maçın hakkı ortaya konan futbol ile aslında beraberlikti. Belki Galatasaray maçın ilk yarısında sadece rakibini izleyen ve başka bir etkinliği olmayan Fenerbahçe'nin üzerine biraz gidebilse sahadan galibiyetle ayrılabilirdi. Artık bir gerçek var ki Galatasaray temsilinin zayıflığı nedeniyle büyük takımlarda olmaması gereken, “Ya kaybedersem” sendromunun içine girmiş durumda. Derbiyi özetleyen cümlede, “Ya kaybedersem” korkusu yaşayan Galatasaray, şansı sayesinde gol bulan Fenerbahçe'ye kaybetti.

Yazarın Diğer Yazıları