SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Öncelikle inanılmaz zevksiz bir derbi izledik. Oyun kalitesi ve seyir zevki son derece düşüktü. Her iki taraf da “Berabere bitsin, ne şiş yansın ne kebap” der gibiydi. Son 20 yıldır bir klasik haline gelen, Fenerbahçe kötü oynasa da kazanıyor yine işledi. Bunun ne bilimsel ne sportif açıklaması var ama böyle de bir durum var ortada.

Kadro kalitelerini her iki takım da gözden geçirmeli. Kulübün mali yapısını düzelirse, zaten başarı ilerleyen dönemde gelecektir. Kanserli hastaya ağrı kesici veriliyor. Futbolda bir devlet politikası olmalı ve kulüpler buna uymak zorunda bırakılmalı. Hiçbir kulüp ayrımı yapmadan kurallar herkes için eşit işletilmeli. Yani Peygamber Efendimiz'in dediği gibi iş ehline verilmeli. Ehil insanlar Futbol Federasyonu ve kulüplerde olmalı.

DÜNYA YILDIZLARIYDI!

Galatasaray yüksek maliyetli yıldız diye oynayan Sneijder ve Pordolski'den, Fenerbahçe de Van Persie'den acilen kurtulmalı. Çünkü hiçbir şey yapmıyorlar. Onların yerine Türk oyuncular oynamalı. Bu oyuncular doymuş, Türk futboluna verebilecekleri bir şey kalmamış. U21'den iki oyuncu koysanız en azından geleceği olur. Sneijder, Podolski ve Van Persie dünya çapında oyunculardı! Kariyerlerine bir şey diyemeyiz ancak şu an eski hallerinden eser yok.

Özellikle Fenerbahçe maç boyunca 5 pası bir araya getiremedi. Fenerbahçe geri çekilince Galatasaray pas yapıyormuş gibi bir hava verdi ve üstün gözüktü. Ancak Galatasaray'ın girdiği en önemli pozisyon Şener'in geri pasıydı. Galatasaray'ın forvet bölgesinde bulunan oyuncular Yasin ve Podolski yanlış açılara koşuyorlar. Bu da kötü giden takımlardaki santrforlarının psikolojisidir. Direkt kaleye gitmiyorlar. İşler kötü giderken, oyuncuların psikolojisi maçı kaybetmemek üzerine kurulmuştur. Böyle idare edelim, beraberlikte ne şiş yanar ne kebap havası vardı. Fenerbahçe, Galatasaray daha çok top tutmasına rağmen, kötü oynamasına rağmen son yılların klasiğini uyguladı ve maçı kazandı. 91. dakikada ilk pozisyonda golü buldu ve maçı kazandı.