SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

‘Biz Karşıyakalıyız’

23 Nisan 2017

Taraftarlık, sadece sporseverlik değildir. Yaşam biçimidir, hayat görüşüdür, kendini ifade etme biçimidir. “Ben Cimbomluyum, ben Fenerliyim” demek, yerine ve sezonuna göre gururun, isyanın ifade biçimidir. Ancak tüm bu ifadeler içerisinde bir tanesi var ki diğerleri toplansa onun verdiği anlamı ve onuru veremez…

Sene 1912. İkinci Meşrutiyet baharı bitmiş yerine puslu, sinsi ve kanlı bir hava gelmiştir. İzmir'deki ilk kulüpler İngilizler, İtalyanlar gibi Avrupalılar tarafından kurulmuştur. Yani koca ülkede spor birkaç milletin tekelindedir. Türkler ise ‘öteki' olmuştur.

İşte böylesine bir ortamda yürekleri futbol aşkıyla tutuşan Karşıyakalı 6 genç bir araya gelir ve isyan ateşini tutuşturarak Karşıyaka Spor Kulübü'nün temellerini atarlar. Bu takım, 1. Dünya ve Kurtuluş Savaşı'na kadar yabancılarla birçok çekişmeli maç oynar; insanların yüreğindeki vatan millet aşkını kamçılar.

Kuruluşundan Milli Mücadele'ye kadar geçen sürede hiçbir maçta yenilmez; İtalyan ve Yunan şampiyonlarını defalarca alt ederek millete moral verirler. İzmirlilerin ağzına işte o zafer ve gurur sloganına dönüşen ‘biz Karşıyakalıyız' lafını pelesenk ederler.

‘Biz Karşıyakalıyız', o günlerden beri inadı, isyanı simgeler. Her nerede haykırılırsa haykırılsın, o dönemde yaratılan ruh sahnelenir gönüllerde.

Lafın kısası; bu takımı adlandırmak için ‘Kaf Kaf' demek yeter de artar bile. Hele hele iktidardan tırsan sponsorların katkısıyla aldığı isim tamlamaları eğreti durur. Hatta gereksizdir çünkü fanidir. Baki olansa şanlı tarihi ve Ulu Önder'in hediyesi ay-yıldız ile taçlandırılan armasıdır…

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek