SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Maç öncesi Lyon sokakları İstanbul gibiydi. Siyah-beyazlı taraftarların coşkusundan etkilenen Lyon taraftarları bile “Beşiktaş Beşiktaş” dişe tezahürata başlamıştı. Ancak maç öncesi Fransız taraftarların sahaya girmesine kimse anlam veremedi. Herkes şoktaydı. Oynanmama ihtimali olan maç, iki takım yöneticilerinin ve teknik heyetlerinin çabaları sonrasında başladı.

Tansiyon yüksekti ve herkes tedirgindi. Özellikle de Lyonlu futbolcular. Beşiktaşlılar ise inanılmaz konsantre çıktı sahaya. Top oynamak, gol atmak, tur kapısını aralamak için sahadaydı Kartal. Kendi sahasında Roma'ya 4 çeken Lyon'a karşı kapanmadı Kartal. Akıllı oynadı. Şenol Güneş'in hafta boyu Lyon'un savunma zaafı üzerine yaptığı uyarıları aynen uyguladı futbolcular. Babel'in attığı goldeki serbest vuruş organizasyonu mükemmeldi. Talisca'nın kaleye vuracağını sanan Lyon uyudu, Babel'in şık plasesi Fransızlara kabusu yaşattı.

Gol sonrası Lyon biraz kıpırdar gibiydi ama Beşiktaş çok akıllı oynadı. Özellikle Lacazette'e boş alan bırakmadı. Marcelo, yerinde müdahaleleriyle maçın gizli kahramanıydı. 34'lük Atiba futbol dersi verdi. Oğuzhan arı gibi çalıştı, Talisca takımı iyi yönetti.

İkinci yarıda Lyon baskılı oynadı. Bir-iki bireysel hata dışında Beşiktaş, Fransız ekibine pozisyon bile vermedi. Özellikle 75. dakikaya kadar Lyon büyük baskı kurdu. O anlarda santrforumuz Cenk Tosun bazen sağ bek gibi oynadı. Babel hiç bu kadar savunma yapmamıştır herhalde.

Beşiktaş, rövanş öncesi büyük avantaj sağladı ama iş daha bitmedi. Lyon, her statta, her takıma gol atabilecek kalitede bir ekip.

Son dönemde izlediğim en iyi hakem yönetimine imza attı İspanyol Lahoz. Oyunculara hiç taviz vermedi. Diyalogları yerindeydi. Yardımcılarıyla uyumu mükemmeldi. Pozisyonlara yakındı. Tüm hakemlerimizin Lahoz'un dünkü yönetimini defalarca izlemesi gerekir.