SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

İçerde

1 Nisan 2017

Galatasaray yakın tarihinde yaşamadığı ne kadar garip olay varsa beklenmedik kriz varsa çoğu Dursun Özbek yönetiminde yaşandı. O kadar garip ve göz göre göre gelen krizler ortaya çıktı ki camia artık kasıt aramaya başladı. Yaşanan ihraç krizine dönelim. Galatasaray üyeleri arasında 7 ismin FETÖ üyesi olduğu tespit ediliyor.

Hakan Şükür ve Arif'in ihracı için eylül ayında bir kulüp üyesi başvuruda bulunuyor. Disiplin kurulu da tüzüğün ilgilimaddeleri gereğince iki ismin ihracını onuyor ve yönetimkurulunun işleme koyması talebi ile kendilerine yolluyor. Eylül ayında alınan bu kararmart ayında yapılanmali genel kurula kadar sır gibi saklanıyor, kamuoyu ve kulüp üyeleri ile paylaşılmıyor. Sonuçta üyelik ihraçlarının genel kurulda oylanması gerektiği tezi ortaya atılsa da iki FETÖ üyesinin terör ve vatana ihanet suçları dolayısıyla ihraç edilme kararı verildiği için bu durumun genel kurula gelmeden çözülebileceği ortaya çıkıyor.

İhraç kararı çıkmaması halinde, yapılan projelerin aksayacağı ya da olumsuz oy verenlerin kişisel problem yaşayacağı üyelere aktarılıyor. Camianın biat kültürüne karşı katı bir refleksi olmasına rağmen kulaktan kulağa yayılan bu aba altından sopa gösterme halleri sonunda bütün FETÖ'cüler ihraç ediliyor, “Biz biat etmeyiz” mesajının ortaya çıkması adına Hakan ve Arif ihraç edilmiyor.

Süreci yönetemeyen Dursun Özbek ve yakın çevresinin katkıları ile Galatasaray camiası haksız şekilde saldırılara maruz kalıyor. Sayın Özbek neden eylülde alınan kararı kriz çıkacağını bile bile genel kurula getirip oylattınız? Öncesinde kullanmadığınız yönetim kurulu yetkisini neden camia linç edildikten sonra kullandınız? Taraftarlar şimdi size soruyor, elçiye zeval olmaz, “Yoksa siz gerçekten içerde misiniz?”

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek