SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği'nin (IAAF) 196 ülkede uyguladığı “IAAF Çocuk Atletizmi Antrenör Eğitim Semineri” Antalya'da başladı. Seminere Mexico City 1968 Olimpiyatları'nda maraton dördüncüsü olarak Türk atletizm tarihine geçen milli atlet İsmail Akçay'da katıldı. Son günlerde yaşanan doping skandalıyla ilgili konuşan Eski Milli Atlet İsmail Akçay, sporculara verilen cezanın aynısını antrenöre de verilmesi gerektiğini dile getirdi.

Antalya’da başladı

Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği'nin(IAAF) 196 ülkede uyguladığı “IAAF Çocuk Atletizmi Antrenör Eğitim Semineri”, Antalya'da başladı. 2014 yılından itibaren Türkiye Atletizm Federasyonu'nun uygulamaya koyduğu seminerde katılan antrenörlere 4 adet sertifika veriliyor. Seminerde dopingin zararları, madde bağımlılığı, sporda çocuklara psikolojik yaklaşımın nasıl olması gerektiği ve ‘Fair-Play, Geçmişine Değer Vermeyenler Geleceklerine Yön Veremez’ sloganıyla eskimeyen değerler konularında eğitimler veriliyor. Son günlerde yaşanan doping skandalıyla ilgili konuşan Eski milli atlet İsmail Akçay, sporculara verilen cezanın aynısını antrenöre de verilmesi gerektiğini söyledi.

Akçay: “Doping yapan sporcuyla beraber antrenörde cezalandırılsın”

Son günlerde yaşanan doping skandalıyla ilgili konuşan Eski Milli Atlet İsmail Akçay, sporculara verilen cezanın aynısını antrenöre de verilmesi gerektiğini dile getirdi.

Akçay, “Bu konuyu ben defalarca söyledim. Doping alan kişi hırsızlık yapıyordur. Senin onun hakkını çalıyor demektir. Benim şampiyonluğumu siz çalıyorsunuz demektir. Burada bir sporcuya ne kadar ceza veriyorsanız, antrenöre de aynı cezayı vereceksiniz. Dopingi alan sporcunun yüzde 99'unda antrenörünün bilgisi vardır. Ben bu işin içinde 1960 yılından beri varım. Yüzde 99 antrenörün bilgisi vardır. Onun için aynı cezayı antrenöre de vermek lazım. Vermezseniz ne oluyor? Benim 3 tane sporcum var. Siz birinci oluyorsunuz, şampiyon oluyorsunuz. 100 cumhuriyet altını alıyorsunuz, bende antrenör olarak 50 altın alıyorum. Siz yakalanıp ceza alıyorsunuz ömür boyu, ben antrenör olarak almıyorum. Senin madalyan ödülün alınıyor, benim ki alınmıyor. Sonra da gidip diğer sporcuyu çalıştırıyorum. Onu da şampiyon yapıyorum. Onu da dopinge bulaştırıp onu da yakıyorum. Ödülün yarısını alıyorum. Bu böyle olmamalı. Aynı cezayı antrenöre mutlaka vermek lazım” açıklamasını yaptı.

Bayar: “Ebeveynlerin çocuklarla sağlıklı bir şekilde iletişime girememesi”

Seminere katılan Psikolog Prof. Dr. Perican Bayar ise “Uyuşturucu kullanan kişilerin temelinde bozuk bir aile yapısı var. Ebeveynlerin çocuklarla sağlıklı bir şekilde iletişime girememesi, toplum içindeki bir takım aksaklıklar çocukların topluma kazandırılması sürecindeki aksaklıklar bunların tamamı uyuşturucuya çocukları yönlendiriyor. Özeline bakarsak sevgisizlik de diyebiliriz. Anne-baba çocukla yeterince ilgilenmez, sevgi göstermez, eğitimiyle yeterince ilgilenmemesi durumunda sağlıklı toplum oluşmayacaktır. Bunun bir ucu da dönüp dolaşıp uyuşturucuya dayanıyor” dedi.

“Uyuşturucu kullanan çocuklar sevgisiz yetişen çocuklar”

Uyuşturucu kullanan çocukların sevgisiz çocuklar olduğunu söyleyen Bayar, “Bu çocuklar sevgi gereksinimi isteyen çocuklardır. Sevilmedikleri, ilgilenilmedikleri, atıl oldukları, değersiz oldukları yaklaşımıyla bu tip şeyleri arkadaşları aracılığıyla başlarlar. Bundan sonrası da zaten dipsiz bir kuyu ve geri dönülmeyen bir süreç. Uyuşturucu kullandıkları periyot içerisindeki durumda uyuşturucu şunu yapıyor, kişiyi afyonluyor, düşünmüyor, görmüyor, bilmiyor ve etkisiyle zevk aldığını sandığı bir ortamda gerçek dünyadan bağımsız kopuk bir şekilde hayatını sürdürüyor” ifadelerine yer verdi.