SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

‘Kırmızı çizgimiz Atatürk’

Galatasaray'ın eski yöneticisi Adnan Öztürk, yaşanan olayların röntgenini çekti: Cumartesi gününün faturası, o günkü genel kurulu yönetenlerin eseridir. Atatürk ilke ve inkılapları Galatasaray’ın kırmızı çizgisidir. Sporun içine siyaseti karıştırmaya her zaman karşı olmuşumdur.”

Güncellenme: 12:44, 28/03/2017
‘Kırmızı çizgimiz Atatürk’

Galatasaray’ın tartışmalı genel kurulunda oy çokluğuyla ihraç edilmeyip yönetim kararıyla üyelikten atılan FETÖ sanıkları eski futbolcular Hakan Şükür ve Arif Erdem'le ilgili polemik sürüyor.

Bu konuyu, FETÖ'cü savcı Zekeriya Öz'ü disipline sevk eden eski Başkan Yardımcısı Adnan Öztürk'e sorduk. SÖZCÜ'ye konuşan Öztürk'ün önemli mesajları şöyle:

“Ben FETÖ'yü bildim bileli söyledim. 15 Temmuz'dan sonra değil önce söyledim: Onlar vatan haini, satılmış adamlardır. Galatasaray Spor Kulübü'nün neden kurulduğu belli, amacı belli. Ben sadece Atatürk ilkelerine aykırı hareket ettiği için bizzat bir tane üyeyi disiplin kuruluna attırdım. Atatürk ilke ve inkılapları, Galatasaray'ın kırmızı çizgisidir. Daha sonra o hain savcının (Zekeriya Öz) atılması için nisan ayında girişimlere başladım. Onun da gereği yapıldı. Bu olay 15 Temmuz'dan çok önceydi.”

“Cumartesi gününün faturası, o günkü genel kurulu yönetenlere aittir. Sporun içine siyaseti karıştırmaya her zaman karşı olmuşumdur. Çünkü bunlar, Türkiye'de birbirinden beslenen bir organizma oldu. Atatürkçü olmak bir siyasi görüş değildir. Atatürkçülüğü siyasi olarak alır, karşısına da başka bir şey koyup genel kurulda insanlara sunarsanız sonunda bu çıkar. Geldiğimiz nokta, Galatasaray'ın bir hain terör örgütü ile adının anılır olması… Bazıları hadlerini o kadar aşıyor ki televizyon ekranlarında ‘Fetösaray' yazmışlar.”

“Bağımsız olmak isteyen, esaret altında yaşamak, sömürge olmak istemeyen, eşit ve modern bir şekilde yaşayacağı, ilimin-bilimin ve refahın egemen olacağı bir ülkede yaşamak isteyen herkes benim için Atatürkçüdür. İnancını hürce, saygı içerisinde yaşamak isteyen de öyledir. Kur' an-ı Kerim'in İslam'ına, Hz. Muhammed'in (Allah'ın salat ve selamı üzerine olsun) öğretilerinde İslamiyet'i yaşamak isteyen herkes Atatürkçüdür. Dolayısıyla Atatürk bir siyasi figür de-ğil-dir. İzmir Marşı da siyasi bir söylem değildir.”

“Teessüf ederim! Saygısızlığın da bir limiti var. Yani sen bana ‘bir terör örgütü üyesisin' mi diyorsun! Bu kurumlar dün kurulmadı, Osmanlı'dan beri var. 112 yaşındaki camiayı parçalamaya çalışmanın hiçbir faydası yok. Gidip de genel kuruldaki bir hatalar silsilesi yüzünden bunu yazarsan olmaz. Salona dönüp baktınız mı? Bu iki futbolcu dışındaki diğer isimler atılırken salonda 3-4 tane arkadaşımız hayır oyu kullandılar. Neden öyle yaptılar dedim? Çünkü, ‘Galatasaray'ın içine siyaset sokulmamalı' dedikleri için el kaldırdılar.

“Hakan Şükür ve Arif Erdem, Galatasaray'da görev aldılar mı? Altyapıda çalışmalarına müsaade edildi mi? Galatasaray camiası sessiz olabilir ama akılsız değildir. Zamanında ‘namaz kılıyorlar o yüzden kulüpten uzaklaştırılıyor' yazanlar şimdi bangır bangır bağırıyor. Biz bugün böyle olmadık. Hep böyleydik. Biz esen rüzgârlara göre tavır değiştirmeyiz. Herkes sakin olsun. Hata varsa düzeltilir. Bu camiadır, FETÖ denen örgütü camiadan temizlemek isteyen.”

“Seçim simsarları çıkıp diyor ki ‘Hakan Şükür'ü atmazsanız hükümet Kemerburgaz'daki araziyi vermeyecek.' Galatasaray'ın siyasi parti değil de spor kulübü olduğunu unutursanız durum değişir. Sayın Spor Bakanı, zehir zemberek açıklamalar yapıyor. Önce babasına sorsun çıkıp o konuşmayı niye yaptığını. Yani gerekli miydi Dr. Sinan Kılıç'ın sırf Sayın Cumhurbaşkanı'na yaranmak için konuşması? Bu tahrikleri koridorda söylüyorsunuz, siyasi çekişmeye dönüştürüyorsunuz.”

Yayınlanma Tarihi:08:10,