SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Sezonun 22. haftasını geride bıraktık. Şubat ayı yeni bitti, puan tablosuna bakıldığında Fenerbahçe, lider Beşiktaş'ın 12, Galatasaray ise 10 puan gerisine düştü. Matematiksel olarak değil ama iki kulüp de şubat ayının son günlerinde şampiyonluk yarışına havlu attı. “Daha 12 hafta var, köprünün altından çok su akar. Galatasaray'ın 1994-95 sezonundaki Samsun, Antep, Antalya yenilgilerini unutmayın” diyenler olabilir. Ancak görünen köy kılavuz istemez. F.Bahçe de G.Saray da sezonu kapattı.

Peki, kulüplerimiz bu olumsuzluğu fırsata dönüştürebilir mi?

Yani, gelecek sezonun planlamasına şimdiden başlarlar mı?

Yeni transferleri sezon öncesi kampına kadar bitirip herkesi şaşırtabilirler mi?

Hiç sanmam. Çünkü gelecek planması adına Türk kulüpleri kadar acemice hareket eden Avrupa takımı yoktur herhalde. İşin kötüsü, hatalardan kimse ders de çıkarmıyor.

Mesela Galatasaray. Sezon başında alınan oyuncuların kaçı taraftarı mutlu etti, bir düşünün. Zaten doğru hamleler yapılsa şubat ayında 10 puan fark yer miydi G.Saray? Hâlâ Sneijder'in, Podolski'nin, Bruma'nın ayağına mı bakardı, Muslera'nın kurtardığı maçları mı sayardı?

Peki ya Fenerbahçe? Orada işler daha karışık. Yeni hocanın geleceği kesin ama yönetim tamam mı devam mı, belli değil. Kadro ne kadar değişebilir, UEFA kriterleri nedeniyle hangi oyuncular alınabilir, ne kadar kaynak oluşturulabilir, sorularının yanıtını bilen yok.

Fenerbahçe ile Galatasaray özelinde yazdık ama Türk kulüplerinin en büyük sorunu planmama yapamamak.

Sonrasında hayal kırıklıkları, harcanan milyonlarca lira, bomboş durumdaki kulüp kasaları, FIFA'daki şikâyet dosyaları, cezalar, cezalar…

Günü kurtarıyoruz sadece, belki büyük düşünmeye çalışıyoruz ama geleceği düşünmüyoruz. Birkaç adım sonrası uçurum, kıyısında dolaşıyoruz ama önlem aldığımız da yok.