SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Beşiktaş devam Galatasaray tamam

Tudor derbiye takımını iyi hazırlamış. Cümle âlem biliyor ki, takımının savunmada ciddi sorunları var. Sistemi 3-4-3'e dönüştürürken, Chedjou'yu üçlünün sağında başlatması şaşırtıcıydı. Sonra ısrarcı olmadı ve Semih'i sağa çekti.

Şenol Güneş'in Beşiktaş'ı bilindiği gibiydi, sisteminden şaşmadı. Ancak daha kontrollü ve riskten uzak, rakibinin açık vermesini bekler halde idi. Biliyordu ki Galatasaray savunması o açığı bir şekilde verir zaten. Beşiktaş topa hâkim olduğunda, Yasin ve Bruma kanatlarda geriye dönüyor savunmaya yardım ediyordu. Galatasaray hücuma çıkınca Beşiktaş'ın dörtlü savunması altılı oluyordu. İki teknik adamın da aşırı tedbirli, önce gol yemeyeyim düşüncesi derbiyi fazlasıyla sıkıcı hale getirdi. İlk yarıda iki takımın da net pozisyonu yoktu.

Tudor'un hesabı ilk yarıda tuttu. Ancak 2. yarının başında baraja çarpan ve Muslera'yı yanıltan frikik vuruşunu Tudor'un hesaplaması mümkün değildi.

Beşiktaş'ın kadrosu kesinlikle Galatasaray'dan daha efektif bir yapıya sahip. Ancak beraberliğin bile yaradığı durumda Beşiktaş'ın golü beklenmedik anda geldi ve hesaplar değişti. İlk yarıda çok koşan Galatasaray yoruldu ve yediği golün şokunu da uzun süre atamadı.

Beşiktaş skoru garantiye almak amacıyla yaslanırken Galatasaray sadece Bruma ile mucize aradı. Bruma'nın rakip savunmayı dağıttığı anlar da oldu, ancak her topta sadece kaleyi düşünmesi etkinliğini hiçleştiriyor. Selçuk, Sneijder ve Podolski bu takımın en fazla kazanan yıldızları. Bu hayati maçta fark yaratmalarını bekliyorsunuz ama mümkün değil. Onlar küçük maçların büyük (!) oyuncuları.

Hakem Bülent Yıldırım ilk yarıda Galatasaray'ın penaltısını hiç etti. Ardından Talisca'nın kırmızı kartlık hareketini sarı ile geçiştirdi. Penaltıyı verse sonuç değişir miydi? Elbet değişirdi. 2. yarıda Quaresma'ya yapılan penaltıyı da vermeyip, hesapta durumu dengeledi. Ancak derbide ilk golü atmak, maçı kazanmakla neredeyse eşdeğer bir istatistikte bunu unutmayalım.

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek